Skip to main content

Full text of "2002.04.01 PDF Cumhuriyet İlköğretim Okulu Cumhuriyetin Sesi Dergisi 1"

See other formats


Cumhuriyet İfköyretim Okufu Küftür Edebiyat Kofu Okuf Deryisi 




































































ÎİCaret ltd. ŞÎİ. 

ÖmerArduç ve oğulları İlhan Arduç 

pEMİ 

MOZAİ K-TUc ı a RE Ç Kİ REMn 

^nUN-KÖMÜR-PA Dl ? v e NAKLİYE 

°° ODUN \^ RRE f: INDIK KABLİ 0 

rA KSİTLİ — 



J« #1 


HER TURLU TAKACAK MADDELERİNDE 



AY 


TAKSİT VARDI 

TEL: 312 35 35 Fax:3121715 
Cep: 0.535.80 30 - 0.532.712 3144 
Çağpar Cad. No: 38 Taşova 



Dünyada hiç kimse, hiçbir şeyi, daha kötü yapmadan, daha ucuza satamaz; 
Bir malın sadece fiyatına bakmak bazı hileleri kabul etmek demektir. 











CUMHURİYETİN SESİ 

SAYI:1 NİSAN 2002 


SAHİBİ 

Taşova Cumhuriyet İlköğretim 
Okulu adına 

İbrahim ÖZARSLAN 
Okul Müdürü 

❖ 

GENEL YAYIN YÖNETMENİ 
Bekir TANCI 
Müdür Yardımcısı 

SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ 

İmran KÜÇÜK (Sosyal Bilgiler Öğrt.) 

❖ 

YAYIN KURULU 

Sunay DEMÎRCİ(Türkçe Öğretmeni) 
Ömer Faruk GÜLTEKİN(Fen Bilgisi Öğrt.) 

❖ 

SEÇİCİ KURUL 
Caner BULUT 
Rabia GÜCCAN 
Ali ŞENEL 
Deniz YAVLAR 
Meryem KELEŞ 
❖ 

DİZGİ 

Nurettin YAĞAR (Resim Öğretmeni) 


İ£UjDEKİLER 


Başyazı.2 

Merhaba.3 

Okul Tarihçesi.4 

Okulumuzda görev yapanlar ..5 

Personel Albümü. 6 

Okul Yönetiminde Liderlik Anlayışı.7 

Okul Demek Yönetimi.8 

Deprem ve Taşova.9 

Rehberlik - Bakış Açısı..10 

Bunları Biliyor musunuz?.11-12 

Genç Kalemler...13-14-16-17-18-19-21-22 

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı.15 

İnsan Yetiştirmek. 20 

Bulmaca.23 

Duvar Yazıları.24 

Fıkralar.25 

Gülünç Sözler - Vecizeler.26 

Sarmal Bulmaca - Kare Bulmaca.27 

Garip Sözler-Okulumuzun Faaliyetleri.28 

Karikatür.29 

Reklamlar.30-31-32 


Cumhuriyetin Sesi 


ÖNSÖZ 

Cumhuriyetin Sesi’nin değerli 
okuyucuları, 

İlkbaharın bu güzel günlerinde tabiatla 
ortak bir heyecanı paylaşıyoruz.Baharın 
gelişiyle tabiat bize tüm güzelliklerini 
sunarken, bizler de Cumhuriyetimizin 
Sesini sizlere duyurabilmenin tatlı telaşı 
içindeyiz.Bu ilk sayımızda bunu tam olarak 
yapabileceğimizi iddia etmiyoruz, ancak 
sizlerinde desteği ile bir gün gerçekleş-tire 
bileceğimize inanıyoruz.Bunun için 
her türlü eleştiriye açık olduğumuzu 
belirtmek isteriz. 

Bu çalışmamızda öğrencilerimizi, 
onların duygu ve düşüncelerine verdiğimiz 
değerin bir göstergesi olarak öğrencilere 
ait yazı ve şiirlere ağırlık verdik Bunun 
yanı sıra kendi alanlarında uzman 
arkadaşlarımızın değerli çalışmalarına da 
yer verdik.Böylece eğitim-öğretimin üç 
temel öğesi olan öğretmen-öğrenci-veli 
birlikteliğini vurgulamak istedik. 
Başarabilmiş olmak en büyük dileğimizdir. 

Derginin çalışma çizimine bir katkıda 
bulunacağına yürekten inanıyoruz. 

Dergimizin hazırlamasında emeği 
geçen, tüm öğretmen ve öğrencilerimize 
teşekkür ediyor, başarı, sağlık ve huzur 
dolu günler diliyoruz. 

Yayın Kurulu 


Baskı: 

BÎLFEM OFSET 

Atatürk Cad. İl Turizm Müd. Karşısı 
Seher Apt. No: 52 


- 1 - 













































Cumhuriyet İlköğretim Okulu mensupları ve Sevgili öğrenciler, 

Şirin Taşova İlçemizin merkezinde, güzel bir incöğretim okuluna sahip olduğunuzu hatırlatarak 
başlamak istiyorum. 

Çağımızın bilgi ve teknoloji çağı olduğunu biliyorsunuz. Bu çağda yarıştan kopmamak için iyi 
eğitilmi ,. beyinlere sahip olmamızın büyük önemi vardır. 

İyi eğitim; öğrencinin yaratıcılığını, hayal gücünü, bağımsız düşünce ve yargı yeteneklerini 
harekete geçirme ve geliştirme demektir. 

Okul yöneticileri ve öğretmenlerimizin gayretleriyle yayma hazırlanan bu eserin 
öğrencilerimizin kabiliyetlerini çıkarmaya; Atatürk İlke ve İnkılâpları doğrultusunda, fikri hür, 
vicdanı hür ve irfanı hür kuşaklar yetiştirmeye büyük katkısı olacağına inanıyorum. 

Çağın teknoloji olanaklarına sahip olma şansını yakalamış okullarımızdan birinin temsilcileri 
olarak sizleri daha yüksek başarılara ulaşan bireyler olarak görmek istiyorum. Eğitimde kaliteyi 
artırmak, ezberleyen değil, bilgiyi talep eden, bilgiye ulaşmanın yollarını öğrenen bir öğrenci 
kamuoyu oluşturmak en büyük hedefimizdir. 

Sevgilerimle. 

Mustafa ÇİT 
KAYMAKAM 

\Cumhuriyetin Sesi -2- 


BAŞYAZI 



























Hiç alışık olmadığım bir amaç için, alışmadığım bir tarzda yazıyorum. Kim bilir kaç küçük 
yürekle, bu anlamsız satırlar sayesinde göz göze gelecek, umutlu umutsuz, yerli yersiz sohbet 
iklimlerine yol alacağız. 

Belki çoğunuzla hiç karşılaşmadım. Çoğunuzu uzaktan bile görmüş değilim. Ama hepinizi çok 
iyi tanıyorum. Hepinizi anneniz kadar, babanız kadar seviyorum. Hepinizin başarısını sizlerden daha 
çok istiyorum. Çoğunuzun sessiz çığlığını kulaklarımın en derin mekanlarında, en yüksek perdeden 
duyuyorum. 

Biliyorum ki aynı şeyleri söylüyoruz. Siz biraz çocukça... Ben biraz kabaca... 

Sizin sözleriniz daha saf, cümleleriniz daha kısa, kelimeleriniz daha duru, ifadeleriniz 
gösterişsiz... Bense (nasıl söylesem bilmem ki) kırk yılın karıştırdığı bir lisanla sizinle iletişim 
kurmaya çalışıyorum. Bir çok seçenek içinde, seçeneksiz kalmaktan daha elem verici ne olabilir? 
Sizin seçeneksiz kalmamanız en büyük dileğim. Güzel Türkçe’mizi anne sütü gibi saf ve temiz 
haliyle yaşatmanız, sevmeniz, sevdirmeniz. 

Öğretmen şair Durdu ŞAHİN mısralarında: 

“Sizi görünce, 

Eriyor yüreğimdeki buzlar. 

Yüzümde çiçekler açıyor birden, 

Zamanı süzüp içtiğim, 

Ilık yaz akşamlarını hatırlıyorum 

Kehribar tanesi gözlerinizden..” diyor. 

İşte bu mütevazı yayında sizleri görecek, sizin sesinizi işitecek, duygularınızı okuyacak, 
umutlarınızı paylaşacağız. Güzel ülkemizin geleceğine dair fikirlerinizi okuyacağız. Biliyorum ki en 
iyisini başaracaksınız. Çünkü büyük komutan, baş öğretmen ve eşsiz devlet adamı Mustafa Kemal 
ATATÜRK’ de size güveniyordu. 

Devamlı olmasını diler, kalıcı mutluluklar yaşatmasını temenni ederim. 

Hayırlı olsun. 

Hamdi BIYIKLIOĞLU 


İlçe Milli Eğitim Müdürü V. 


Cumhuriyetin Sesi 




mua ı, 6 mm 1Y1UUUİU v. 

-3- 



_ 

































Bekir TANCI 
Müdür Yrd. 

Cumhuriyet İlköğretim Okulu,İlçemizin Tepe Mahallesinde yer almaktadır. Yapımınal984 
yılında Milli Eğitim Bakanlığı ve İmar İskan Bakanlığı’nın işbirliği ile başlanmış. İnşaatı iki yılda 
tamamlanmıştır. Tek katlı ve beş derslikli olarak ilkokul konumunda 3 kasım 1986 tarihinde 211 
öğrenci,6 öğretmen, 1 müdür vekili ile normal öğretimine başlamıştır. Okulun ilk öğrencileri tepe 
mahallesinde oturmakta olup,diğer İlkokullar olan Atatürk İlkokulu ve Yeşilırmak İlkokulu’nda okuyan 
öğrenciler idi. Bu öğrenciler okula naklen alınmış,birinci sınıfa ise yeni kayıtla tepe mahallesi 
öğrencileri alınmıştır .İkinci yılı öğrenci mevcudunun artması nedeni ile ikili öğretime geçilmiştir. 

Okulun sıra,masa,soba vb. temel ihtiyaçları yiilli Eğitim Müdürlüğü tarafından, karşılanmış 
diğer ihtiyaçlar ise öğrenci velilerinin katkıları ile karşılanmıştır.Halen öğrenci velilerinin katkıları 
devam etmektedir. Okul bahçesinin doğu sınırı Belediyenin katkısı ile duvarla çevrilmiştir. Okul 
bahçesi ise köy hizmetleri Müdürlüğümden yardım sağfanarak kademeli olarak düzenlenmiştir. 
Daha sonra okulun önü Taşova Belediyesi tarafından parke taşı ile döşenmiştir. 

Okulun açılması ile birlikte çevreye tanıtılması için öğretmen ve öğrencilerin yoğun 
çalışmaları ile sosyal çalışmalara ağırlık verilerek okul geceleri düzenlenerek halkın ilgisi çekilmiştir. 
Ayrıca milli bayramlara özel önem verilerek Okulun tanıtılması sağlanmıştır.Folklor çalışmalarına 
ayrı bir önem verilmiştir. Eğitim ve öğretimde ise- öğretmenler tarafından büyük gayret sarf 
edilmektedir. 

Okula gelir sağlamak amacıyla 1987 yılında Cumhuriyet İlkokulu Koruma ve Güzelleştirme 
Derneği öğrenci velilerimiz tarafından kurulmuştur. Halen faaliyette bulunan dernek okul 
ihtiyaçlarının karşılanmasında büyük katkılarda bulunmaktadır. Okulun isminin değişmesi ile birlikte 
derneğin ismi de Cumhuriyet İlköğretim Okulu Koruma ve Güzelleştirme Derneği olarak değişmiştir. 
1991 Yılında kat ilavesi yapılarak derslik sayısı ona çıkarılmıştır. Buna rağmen öğrenci sayısının 
sürekli artması nedeni ile ihtiyaca cevap veremediğinden ikili öğretime devam edilmektedir. 

İlkokul olarak ilk mezunlarını 39 öğrenci ile vermiştir. 1996-1997 eğitim öğretim yılında 
ilköğretime dönüştürülen okulumuzdan o tarihe kadar 597 öğrenci ilkokul diploması almıştır. 
Cumhuriyet ilkokulu 1996-1997 öğretim yılından itibaren Cumhuriyet İlköğretim Okulu olarak hizmet 
vermeye başlamıştır. 

İlköğretim Okulu olarak ilk mezunlarını 1998 yılında 31 öğrenci ile vermiştir.2000-2001 
Eğitim öğretim yılı ile 112 öğrenci mezun olmuştur. 

Okulumuzun bünyesinde Anasınıfı,Bilgisayar Teknoloji sınıfı,Okul kitaplığı mevcut olup 
öğrencilerimizin ve çevremizin hizmetindedir. Anasınıfı okul öncesi öğrencilerimizin eğitimini 
sağlamaktadır.Bilgi teknoloji sınıfında ise modern şekilde düzenlenmiş bilgisayarlar bulunmaktadır. 
Geleceğimiz olan öğrencilerimiz. Teknolojinin son imkanlarından böylece yararlandırılmaktadır. 

Okulumuz 420 metrekare kapalı alan 1000 metre kare ağaçlandırılmış alan ve 5192 metre 
kare oyun alanına sahiptir. Oyun alanında öğrencilerimizin ve çevremizin faydalanabileceği voleybol 
sahası,basketbol sahası ve barfiks aleti bulunmaktadır. 

Okulumuzda 2001-2002 öğretim yılı itibari ile 2 yönetici öğretmen 20 ders ve sınıf okutan 
öğretmen, 1 memur,4 hizmetli,380 civarında öğrenci mevcuttur. 


Cumhuriyetin Sesi 


-4- 
















OKULUMUZDA GEÇMİŞ YILLARDA GOREY YAPAN ÖĞRETMENLER: 

Mehmet GÖRGÜLÜ Fatma MEŞHUR Emine ÖZŞAHÎN 

Cesarettin TUZLA Necla KOYUNCU 

Gülseren GENCEL 
Müzeyyen APAYDIN 
Emine ÖNAL 


Sadiye AYKAN 
Bahattin DİNÇEL 
Hamide ŞAHİN 
Ruhiye GÜNDÜZ 
Zekiye ALTUN 
Rezzan ŞAHÎN 
Sevgi Bilgi OLGUN 
Hatice DEMİRTAŞ 
Nazif TUTAR 
Osman ÇAKIRTAŞ 
Ahmet KÖYBAŞI 
Gülten ÖZTÜRK 


Birsel BOLULU 
Mehmet MACİT 
Kemal GEGİN 
Kezban EREN 
Bekir YILDIRIM 
Cevat DURMUŞOĞLU 
Lütfiye S ALTIK 
Bedriye ÖZKÖK 
Niyazi KAYA 
Sabri ALTUNTAŞ 
Yaşar ÇAY 


Mine KARADAĞLI 
Necla YÜCEL 
İbrahim ÖZALKAN 
Adem SÖZEN 
Vedat ESER 
Ömer CELEP 
Şükran DOĞAN 


HALEN GÖREVDE BULUNAN ÖĞRETMENLER 


Bekir AYDIN 
Selahattin ÖZŞEN 
Saadet ŞİMŞEK 
Ramazan USLU 
Ömer Faruk GÜLTEKİN 
Neriman GÜNGÖR 
İmran KÜÇÜK 
Esin YORULMAZ 


Ahmet USTUN 
Tahsin AYDIN 
Niğmet ÖZKÖK 
Sibel KARABİNA 
Hatice YAĞAR 
İlknur AKBULUT 
Sunay DEMİRCİ 
Şakir KORKMAZ 


Ihsan ÖNDER 
Sebati DÖNMEZ 
Kemal AYVAZ 
Osman UYSAL 
Nurettin YAĞAR 
Mustafa BÜLBÜL 
Erhan GÜNGÖR 


GEÇMİŞ YILLARDA GÖREV YAPAN MEMUR VE HİZMETLİLER 


Bilal KURT (Memur) 

Hayri DERTLİ ( Hizmetli) 

Saffet DİNCEL ( Hizmetli) 

İdris ŞİMŞEK ( Hizmetli) 


GÖREV YAPAN MEMUR VE HİZMETLİLER 
Turan GÜLMEZ (Memur) 

Bahattin SAĞLAM (Hizmetli) 

Yeter GÜNAYDIN (Hizmetli) 

Üstün DALKIRAN (Hizmetli) 

Mehmet Ali SAYAR (Hizmetli) 


OKULUMUZDA GÖREV YAPAN İDARECİLER 


İlkokul Müdürler i 

Burhan ERDOĞAN (1987-1994) 

Maksut GÜLER (1986,1995-1996) 


İlköğretim Okulu Müdürleri 

Haşan DÖNMEZ (1996) 

Ahmet ÜSTÜN (1997-2000) 
Bekir TANCI (2001) Müdür V. 
İbrahim ÖZARSLAN (2002 .... 


Müdür Yardımcıları 

Maksut GÜLER 
Bahattin DİNÇEL 
Kemal AYVAZ 
Bekir TANCI 


^/Cumhuriyetin Sesi 


-5- 


















Sunay DEMİRCİ 
Türkçe ÖĞretmeni 


Mustafa BÜLBÜL 
İngilizce Öğrt. 



Ramazan USLU 
Sınıf Öğretmeni 



Turan GÜLMEZ 
Memur 


PERSONEL ALBÜMÜ 




İbrahim ÖZARSLAN 
Okul Müdürü 


Bekir TANCI 
Müdür Yardımcısı 





Hatice YAĞAR 
Matematik Öğrt. 


Neriman GÜNGÖR 
Fen Bilgisi Öğrt. 


İlknur AKBULUT 
İş Eğit. Öğrt. 


Tahsin AYDIN 
Sınıf Öğrt. 


Saadet ŞİMŞEK 
Sınıf Öğrt. 


Ahmet USTUN 
Sınıf Öğrt. 


Sebati DÖNMEZ 
Sınıf Öğretmeni 


£5 




İhsan ÖNDER 
Sınıf Öğretmeni 


Selahattin ÖZŞEN 
Sınıf Öğretmeni 


Bekir AYDIN 
Sınıf Öğretmeni 




Yeter GÜNAYDIN 
Yrd. Hiz. Sınıfı 


Bahattin SAĞLAM 
Yrd. Hiz. Sınıfı 


Üstün DALKIRAN 
Yrd. Hiz. Sınıfı 



Esin YORULMAZ 
Müzik Öğrt. 



Niğmet OZKOK 
Sınıf Öğrt. 



i 

■S* ^ 


Kemal AYVAZ 
Sınıf Öğretmeni 



Ali SAYAR 
Yrd. Hiz. Sınıfı 



Cumhuriyetin Sesi 

-6- 

























































































Her lider yönetici olmayabilir. Her yönetici de lider değildir. 
Lider olan insan grubunun yaşantısını düzenleyen, grubun gücünden 


İbrahim ÖZARSLAN yararlanmasını bilen kişidir. 

Okul Müdürü Grup yaşantısı ne kadar iyi düzenlenirse o kadar güçlenir ve işe 

yarar. Aynı zamanda lider toplumun yapısına yön verendir.Lider planlar yönetici ise planları 
uygulayandır. Okul yöneticisi liderden önce üsttür .Üstlükten liderliğe geçiş zordur. 

Bireyin değeri, işbirliğinin önemi, okulun verimi, öğrencinin gelişmesi gibi idealler, okul 
yöneticisinin liderlik görevlerindendir. Okulun amaçları ile üyelerin ihtiyaçlarını dengeli götüren 
liderdir.Okul yöneticisinin lider olabilmesi için; okulunda ahenkli insan ilişkilerinin kurulduğu ve 
işlediği bir hava yaratabilmelidir.Bu havayı yakalarsa üstlükten kurtulur lider konumuna geçer. 

Çatışma durumundan korkanlar ve kaçınanların üstüne sormadan hiçbir girişimde de 
bulunmayan üstlerini örnek alan yöneticilerin liderliği kuşkuludur.Üstler değişince onların liderliği 
biter. Gerçek lider problemleri cesaretle karşılamalı, problemleri örgütün amacına yöneltmelidir. 

Amaç günümüzde değişen bilgilerin yanında öğrenciye bilgiye giden yolun 
öğretilmesidir.Okul yöneticisinin görevlerinden biri de budur.Okııl yönetiminde liderlik, problemleri 
gerçekçi bir gözle görebilmeyi, sonra onları çözecek bazı yeteneklere sahip olmayı gerektirir. Okul 
yöneticisinin görevlerinden birisi de öğrenci başarısını, okul başarısını, eğitim kalitesini artırmaktır. 

Okulun ve öğrenci başarısını etkileyen faktörlerin bazıları şunlardır.Öğretmenler, öğrenciler, 
öğrenci velileri, anne ve babalar, çevre şartlan (Fiziki ve ekonomik şartlar) yukarıda belirttiğimiz 
şartlar ne olursa olsun en önemlisi bence öğretmen faktörüdür. 

Öğretmenlerimiz ellerindeki ham maddeye (öğrencilere) eğitimleri süresince en iyi şekli 
vermek için sanatlannı konuşturmalıdırlar.Bunun gerçekleştirirken de elindeki mevcut imkanlardan 
en iyi şekilde yararlanmak zorundadırlar. Lider yöneticinin görevi ham maddeye şekil verecek olan 

öğretmelerin önünü açmaktır. . 

Lider; Okul yönetiminde yeni yaklaşımları benimsemeli,toplam kaliteyi özümsemelıdır.Egıtım 
anlayışı ve okulların işleyişindeki düşüncelerini değiştirmelidir.Yükselen yeni değerler okulun 
çevresi ile olan ilişkilerinde temel değişiklikler getirmektedir. 

f Okulların işleyişindeki değişiklikler öğrencinin öğrenme ihtiyacının en uygun şekilde 
karşılanmasıdır.Yeni anlayışa göre Okulun varlığını devam ettirmesi müşteri memnuniyetine 
bağlıdır.Müşterilerimiz olan öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz, personel, çevre, veliler ve diğer eğitim 
kurumlan okuldan memnun olmalıdır. 

Okul yöneticisi okulda başarıyı sağlamak istiyorsa Ortak vizyon geliştirmelidir.Günü kurtarma 
peşinde olmamalı.Sorun odaklı olmalıdır.Sorunları önleyici önlemler almalıdır.Okul yöneticisi, lider 
hem çevresinin okulu desteklemesini sağlamalı hem de öğretmenleri ve çalışanlarını çevre 
baskılarına karşı korumalıdır.Liderliğin sadece bir grup eylemi olduğunu bilmeli üstünlüğü sadece 
kişisel hak ve görevler kapsadığını hatırlamalı üstünden çok gruba çalışabilmelidir. 

Okul yönetiminde lider, elindeki mevcut imkanları en iyi şekilde değerlendirerek Atatürk ilke 
ve inkılaplarına bağlı kalarak Milli Eğitimin Amaçları doğrultusunda maksimum verim almak için 
gayret gösterendir. 

Öğrenci başansmı ve müşteri memnuniyetini sağlamak için öğrenci başarısızlıklarını etkileyen 
etmenleri ortadan kaldırıp başarıyı sağlayacak olan etmenleri harekete geçiren yönetici liderdir. 


























KORUMA DERNEĞİ YÖNETİM KURULU 







Ömer YILDIRIM 
Başkan 


Haşan BAŞ 
Başkan Yrd. 


Osman GÜRMÜZ 
Sayman 


Ömer ALICI 
Sekreter 


Haşan KASKOR 
Üye 


DENETLEME KURULU 





Sabri ŞENEL 
Denetleme Kurulu Bşk. 


Salih Zeki GÜLTEKÎN 
Başkan Yrd. 


Mehmet YANIK 
Üye 


2001-2002 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI OKUL AİLE BİRLİĞİ 



Kadir YAVLAR 
Okul Aile Birliği Bşk. 


V/ 


Ali SEZGİN 
Başkan Yrd. 




Özcan BULUT 
Üye 


Durmuş ALICI 
Üye 


2001-2002 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 1. DÖNEM ONUR LİSTESİ 




Ceylan ŞENEL 
8/B 


Emrah USLU 
7/A 




Ali ŞENEL 
UN 




Rabia GÜCCAN 
6/A 


Emin Can KISA 
4/A 


Cumhuriyetin Sesi 


- 8 - 





















































Evlatlar anasız, babasız... 

Ana babalar kalmış evlatsız... 
Yuvalar yıkık, ortalık dağınık. 
Böyle aniden mi yakalanacaktık? 


Gözler donuklaşmış, bakıyor mahzun mahzun. 
Merhaba diyorsun, yüzüne bakıyor 
Ama konuşmuyor, sanki başka alemler de... 
Sarsıyorsun, ağlıyor... ama göz yaşı yok... 


Deprem ya da zelzele; Ani ve şiddetli olan yeryüzünde duyulan sarsıntı, hareket... 
Depremler genel olarak karşımıza üç grupta sıralanıyor: 1-Volkanik, 2-Çökme, 3- Tektonik Depremler. 
Ülkemizdeki yanardağlar sönmüş olduğundan Volkanik Depremlere rastlanmamakta, daha çok 
karşılaştığımız depremler; Büyük yer altı mağaralarının çökmesi sonucu oluşan çökme depremler ile fay 
oluşumu yada fay hareketleri ile faylar arasındaki denge bozulmasından oluşan çok şiddetli tektonik 
depremlerdir. Depremlerin önceden tespiti (tartışmalı olmasına rağmen) ve tedbir alınması mümkün 
olmadığından, önceden önlemler alınması gerekmektedir. 

Ülkemiz Dünyanın en büyük deprem kuşaklarından biri olan Akdeniz Deprem Kuşağında 
bulunmaktadır. En tehlikeli kuşak ise; Ağrı -> Erzincan -> Adapazarı -> Ege Denizi doğrultusunda 
olanı... Yani Kuzey Anadolu Fay ( K.A.F. ) Hattı .... Bu hat üzerindeki depremleri unutmak mümkün 
mü? Erzincan’ı, Dinar’ı, Adapazarı’nı, Marmara depremlerini... İlçemizin en çok zarara uğradığı 1943 
depremi... Evet, Taşova’mız ne yazık ki birinci deprem kuşağı (K.A.F.) içinde... Bizler de ülkemizdeki 
diğer deprem haberlerini duyduğumuzda depremin acısını paylaşıyor ve acaba ne zaman bize gelir diye 
endişe ile bekliyoruz. Depremdir bu, gelir gelmesine... Ancak gelmeden önce üzerimize düşenleri 
yapmalıyız. Deprem gelmeden önce neler yapılabilir? 

1. Deprem hakkında insanımız bilinçlendirilmelidir. Okullarda, insanların toplu yaşadığı yerlerde 
hatta gerekirse hane hane ailelere ulaşılarak depremden korunma yolları; konferans, tatbikat, broşürler ve 
basın yolu ile işlenmeli. İnsanların toplu yaşadıkları yerler olan okul, devlet daireleri gibi yerlerin zemin 
etütleri yapılmalı. 

2. Depreme dayanıklı binalar yapılmalı. Özellikle bölgemizdeki binalarda kullanılacak tuğla, 
çimento, demir ve kum gibi malzemelerin uzmanlarca önerilen oranlarda olmasına dikkat edilmeli, 
(Ytoung) tipi tuğlaların kullanımının yaygınlaşması gerekmektedir. 

3. Fay hattı üzerine yerleşim birimleri kurulmamalı... Bunun için, bina ve zemin etütlerinin ihmal 
edilmeden yapılması ve bu alandaki çalışmaların desteklenmesi gerekmektedir. Belediyemizin bu alandaki 
gayretli çalışmalarını da takdirle karşılıyoruz. Özellikle dere, ırmak yatakları ve heyelan bölgelerinde bina 
kurulmamasına dikkat edilmeli, kaçak yapılaşmanın önüne geçilmelidir. 

4. Çok yüksek binalar yapılmamalı... Deprem kuşağında olmamız nedeniyle ruhsat verilen 
ölçülerin dışına çıkılmamasına dikkat etmeliyiz. Bu işin ehemmiyeti düşünülerek, insanımızın kendisini 
kandırmadan, bina ve zemin etüdünü yaptırıp, ölçütlere uymayan ya da kaçak olarak fazla atılan katları 
İçendi rızası ile şartlara uygun hale getirmesi gerekir. Allah korusun! Deprem geldikten, can mal kaybı 
olduktan sonra ne kadar üzülsek, dövünsek fayda etmez. 

5. Deprem araştırmalarına sadece deprem olduğu dönemlerde hız verilmemeli... Bu alandaki 
çalışmalar süreklilik içinde olmalıdır. “Devletimizin ve mahalli idarelerimizin yaptırdığı çalışmalarda 
insanımızın da yapabileceği bir şeyler vardır,” diyerek halkın katılımı sağlanmalı. Zemin etüt çalışması 
yapan ekiplere karşı özellikle çocukların ve gençlerin, bu çalışmaları güçleştirecek davranışlarda 
bulunmamaları için uyarılmaları ve bilinçlendirilmeleri gerekmektedir. 

Sarsıntı gelmeden, yüreklerimiz sarsılmadan yukarıda anlattığımız konularda, uzmanların 
önerilerine dikkat etmeliyiz. Eğer deprem riski az olan bölgelerde yaşama imkanımız yoksa, 
depremden korkmadan, önlemlerimizi alarak depremle yaşamayı öğrenmeliyiz. Çünkü biz bu 
topraklarda yaşıyoruz ve yaşamaya da devam etmek zorundayız. 

Başka Taşova yok!... 

Ömer Faruk GÜLTEKİN 

____ Fen Bilgisi Öğretmeni 

\Cumhuriyetin Şeşi -9- 



















Çocuk okutmak fedakarlıktır. 

İstiklâl şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un 
kızı Cemile anlatıyor. “Bir gün okula 
giderken çantamın eskiliğinden dolayı 
ağlamıştım. Bunun üzerine babam bize bir 
çocukluk hatırasını anlattı: “Dedeniz beni 
idadi (lise) mektebine yazdırmak için 
götürdü. Kaydettiler. Fakat okula verilmesi 
lazım gelen bir miktar para istediler. Baktım 
babamın canı çok sıkıldı. Orada cebinden 
saatini çıkardı, evirip çevirmeye başladı. 

- Baba niye saate bakıyorsun? Dedim. 

- Bu gümüştür, dedi; rehin bırakırsak 
istedikleri parayı bulabiliriz. 

Babamın beni okutmak için gösterdiği bu 
fedakârlık karşısında çok müteessir oldum. 
Ağlamaya başladım, “baba” dedim. “Ben 
okula kayıt olmaktan vazgeçtim. Hadi 
gidelim.” 

İşte çocuklar biz bu şartlar altında 
okuduk. Şimdi ise çantanızın rengi solmuş 
diye ağlıyorsunuz. 

Peki baba sonra ne oldu? Okula 
kaydolmadınız mı? 

- Kaydoldum. Babamın parasının 
çıkışmadığını görünce itimat 
(güvendiler) ettiler; sonra verirsiniz 
dediler. 

SONUÇ: Sevgili gençler! Günümüzde, 
ailelerinizin sizleri okutmak için nasıl uğraş 
verdiğini bir kez daha düşünün. Bu fedakârlık 
karşısında öğrenciye düşen vazifesini yerine 
getirmek ve çok çalışmak olsa gerek... 
ÇOCUKLA İLETİŞİM 

1. Çocuğun duygularını tasdik edin. 

2. Onlara tercih yapma şansı verin. 

3. Eğer mümkünse “hayır” kelimesi 
yerine “EVET” i kullanın. 

4. Eğer mümkünse sonuçları görmesini 
ve anlamasını sağlayın. 

5. Açıklamada bulunun. 

6 . Kendinize düşünmek için zaman 
tanıyın. İYİ VE KÖTÜ 

Genelde, iyi ve kötü kelimeleri günlük 
davranışları yargılamaktan ziyade çocuğa 




ahlâki dersler vermekte kullanmak için 
saklanmalıdır.Çünkü çocuklar bu kelimeyi 
farklı algılayabilir ve bütün davranışlar için 
genelleyebilir. 

Çocuğa Kazandırılması 
Gereken Davranışlar 

1- Paylaşma 

2- Sorulara cevap verme 

3- Sevgi - saygı 

4- Yardımlaşma 

5- Büyüklerine davranışı 

6- Argo konuşmama 

7- Cömertlik 

8- Arkadaş ilişkileri 

9- Doğru söyleme 

10- İzin isteme 

11- Okumaya alışma 

12- Görev yapma 

13- Çevre koruma bilinci 

14- Başkalarının arkasından konuşmama 

15- Kavga etmeme 

16- Randevuya zamanında gelme 

17- Temiz olma 

Çocuğa Nezaket Kuralları Öğretilmeli 

1- Tanışma nasıl olmalı? 

2- Selamlaşma nasıldır? 

3- Niçin teşekkür edilir? 

4- Neden özür dilenir? 

5- Yemek nasıl yenilir? 

6- Misafir karşılama ve uğurlama nasıl 
olmalı? 

Dinleme alışkanlığı nasıl kazanılmak? 
Kapı çalma şekli 
İzin alarak hareket etme şekli 
Konuşma adabı nerede ve nasıl olmalı? 

11- Başkasından bir şey isteme şekli vb. 
davranış kuralları öğretilmelidir. 
Çocuğumuzu eğitmek ve yetiştirmek, 
aslında kendimizi eğitmek ve 
yetiştirmektir. 

Çocuk yetişkin değildir, yetişkin gibi 
düşünemez, davranamaz ama zamanı 
gelince öğrenir. 

Hazırlayan: İmran KÜÇÜK 

Sosyal Bilgiler Öğretmeni 


7- 

8 - 

9- 

10 - 


I. 


II. 


Cumhuriyetin SesT 


- 10 - 



































ÇOKLU ZEKA TEORİSİNE GÖRE FARKLI ZEKA BÖLÜMLERİNDEN 

İNSANLARIN ÖZELLİKLERİ 


SÖZEL-DİLSEL ZEKA 



Her hikayeyi, masalı, fıkrayı anlatır. 

İyi bir hafızası vardır. 

Kelime oyunlarını sever. 

Okuma ve yazmayı sever. 

İyi bir kelime hâzinesi vardır. 

Sözel olarak iyi bir iletişim kurar 

GÖRSEL-MEKANSAL 

ZEKA 



Resimler ve şekillerle düşünür. 
Hayalinde gördüğü resimleri gördüğünü 
anlatır. 

Harita, tablo ve diyagramları 
anlayabilir.Çok hayal kurar. 

Sanat ve proje aktivitelerini sever. 
Görsel sunuşları sever. 

Okurken kelimelerden çok resimlerden 

anlar. _ 

^Cumhuriyetin Sesi 


MÜZİKSEL-RİTMİK 

ZEKA 



Notasını görmediği müziği tanır. 
Melodileri tanır.Enstrüman çalar, 
koroda söyler.Çalışırken tempo, ritim 
tutar. .Seslere karşı duyarlıdır. 
Şarkıları kolaylıkla öğrenir. 

BİREYSEL-KÎŞÎSEL 

ZEKA 



Özgürlüğüne düşkündür.Bireysel 
çalışmalardan zevk alır.Kendisi hakkında 
düşünmeyi sever.Kendi ilgi ve becerilerinin 
farkmdadır.Başarı ve başarısızlıklardan 
ders alır.Kendini sever ve kendisi ile gurur 
duyar. Yalnız kalmaktan hoşlanır. 


-i/- 




















































MATEMATİKSEL 


SOSYAL ZEKA 


Nesnelerin nasıl çalıştığına dair sorular 
sorar. Hızlı bir şekilde zihinsel 
matematik yapar. Matematik 
aktivitelerini sever. Strateji oyunlarını, 
mantık bulmacalarını sever. Yüksek 
düşünme teknikleri kullanır. Zeka 
oyunlarında başarılıdır. 

BEDENSEL- 
KİNESTETİK ZEKA 

Bir veya birden çok sporla uğraşır.Uzun 
süre hareketsiz oturamaz. Nesneleri 
parçalayıp bütünlemeyi sever. Yeni, 
tanımadığı nesnelere dokunur. 


Arkadaşları ile birlikte olmaktan 
hoşlanır. Doğal lider olarak davranır. 
İkna becerisine sahiptir. Kulüp demek 
ve komitelerde zevkle çalışır. 

Çok arkadaşı vardır.Dinlemeyi ve 
konuşmayı sever. 

DOĞA ZEKASI 

Araştırmalar yapmayı sever. Doğadaki 
canlıları incelemekten hoşlanır.İnsanm 
varoluşunun nedenlerini düşünür. 


HAZIRLAYAN: 

_ ÖMER FARUK GÜLTEKİN 
FEN BİLGİSİ ÖĞRETMENİ 


KA YNAK:E ĞİTİM-ÖĞRETİMDE ÇOKLU 
ZEKA TEORİSİ VE UYGULAMALARI 


- 12 - 


Hareket ederek öğrenir. Dinlenmeyi ve 
konuşmayı sever _ 

Cumhuriyetin Şeşi 























Ali ŞENEL 
7/A Sınıfı 

Ben doğduğumda Yeşil Vadi Kasabasında oturuyorduk. Hayatımın ilk yıllarında ailemiz pek huzurlu 
değildi. Ailemizde sık sık kavgalar çıkıyordu. Bunun tek nedeni babamın sorumsuz davranışlarıydı. 
Kasabamız küçük olmasına rağmen babam, cebindeki son ekmek parasıyla kasabadaki lüks yerlere içki 
içmeye gidiyordu. Küçük birde tarlamız vardı, fakat babam onu satmamasını söylememize rağmen sattı. 

Kendi kasabamızda çok sevilen bir çocuk olmama rağmen canımın bir parçası olan babam tarafından 
sevilmemem bana dünyanın en büyük üzüntüsünü veriyordu. Bu üzüntünün yanında babamdan yediğim 
tokatlar hiç kalıyordu. Bu üzüntü karşısında tek dayanağımın annem olması, birbirimize daha çok 
bağlanmamıza sebep oluyordu. Kasabada yardımımıza koşan birçok insan vardı. Fakat biz onların yardımları 
karşısında ezilir gibi oluyorduk. Çünkü babam bizim üzerimizde çok büyük bir baskı oluşturuyordu. Bu 
yüzdende bizim o insanlara karşı bir şey yapamamamız bizi inanılmaz derecede üzerdi. 

Annemin her gece dayak yiyerek ağlaması, babamın annemin arkadaşlarını görmesine izin vermemesi 
üzerine babama yavaş yavaş kin beslemeye başlamıştım. Oysa bende çoğu kişiler gibi mutlu bir hayat 
yaşamayı isterdim. Kasabamızda büyüklerimizden kalma tarlamız vardı.Bunları değerlendireceğimize 
babamın düşüncesiz tavırları yüzünden sefalete doğru sürükleniyorduk. Bu sefalete sürüklenirken annemin 
sanki benim için yaşıyormuş gibi görmek, ana yüreğinin ne kadar sevgi dolu olduğunu bir kez daha 
ispatlıyordu. Her an babamın başına bu sorumsuzluğundan dolayı bir iş gelecek diye korkuyordum. Babamın 
başına bir şey gelirse zaten üzgün ve yıkılmış olan annem daha da ölümün eşiğine gelecek gibi kötü 
düşünceler içimi sarıyordu. Fakat bu gibi düşünceler karşısında umudumu hiç yitirmiyordum. Babam yine içki 
içmeye gitmişti. İçki içmeyi her insan gibi oda fazla kaçırdığında akıl almaz işler yapıyordu.Yine çok içmişti, 
içkinin verdiği sarhoşlukla tartıştığı Çolak Mehmet adlı arkadaşını söylediği bir sözden dolayı bıçakla yaralayıp 
öldürmüştü. Bir hafta sonra babamın mahkemesine gittik. Babam on yıl hapse mahkum edilmişti. Bu kararı 
duyduğumda hayatın insanlara daha ne gibi kötülükler yapacağını anlamıştım. Artık bizi babamsız on yıl 
bekliyordu. Bu on yıl içersinde çok zor günlerimiz geçeceğini anlıyordum. 

Kasabaya döndüğümüzde evimizin etrafı kalabalıktı, ilk anda ne olduğunu anlamadık. Kalabalığı 
aralatıp baktığımızda evimizden dumanlar çıkıyordu.O evde çok üzüntülü günlerimiz geçmişti. Evimizin 
yanmasına annem aşırı derecede üzülmüştü. Evimizi kimin yaktığını hiç anlayamadık.SonUnda aklıma 
gelenlerin hepsi gerçekleşmeye başlamıştı. Annem bu acıya dayanamadı ve kalp krizi geçirip hasta haneye 
yatırılmıştı. Asıl trajedi o zaman başlamıştı. Artık sokakta kalmıştım ve yardım isteyebileceğim bir yakınım 
dahi yoktu. Artık iş aramaya başlamıştım. Her gittiğim yerde üstüme başıma bakıp beni kovuyorlardı. Bir 
marangozcu amca beni işe aldı. Marangozcunun ismi Osman’dı. Osman Amcaya derdimi anlattım. Oda bana 
işin koşullarını söyledi ve işe başladım. Geceleri atölyede yatıyordum.Artık Osman Amcaya “Usta” diye hitap 
ediyordum. Ustam annemle bana yardım edeceğini söyledi.İlk iş olarak beni okula yazdırdı.Daha sonrada 
annemi hasta haneden çıkardı.Artık annemle beraber marangoz dükkanının yanındaki odada kalıyorduk. 
Annem biraz dinlendikten sonra işe başlamıştı. Anneme en çok yardımı ustamın karısı Halime teyze yapmıştı. 
Annem evlere temizliğe gidiyordu. Artık yaşamımız yavaş yavaş düzene girmişti.Bizde artık yaşamdan tat 
almaya başlamıştık. Bazen babamı düşünüyordum, acaba ne yapıyordur? O bizi düşünüyor mudur? O bize 
az çektirmemişti.Ona sık sık mektup yazıyordum.Ama cevap alamıyordum. İlkokul dönemimi güzel bir şekilde 
tamamlamıştım. Sene sonunda girdiğim sınavı kazanıp başka bir okula gitmiştim.Okula geç başlamamın çok 
sıkıntısını çekmiştim. On yıl çok çabuk geçmişti. Babasızlığın ne kadar acı bir şey olduğunu anladım.Babam 
hapishaneden çıkıp anneme mektup yazmış. Artık çok üzgün olduğunu anlatmış.Annemde onu affetmiş. 

Bende tahsilimi tamamlayıp Matematik öğretmeni olmuştum.Annem babamı her zaman sevmişti ve 
halâda seviyordu.Üçümüz bir arada mutlu bir hayat sürdük. Bu mutluluğa geç ulaşmıştık. 

Hepimiz 20 YIL SONRADA olsa, çok mutluyduk. _ 

Cumhuriyetin Sesi ____ zül 
























6EIÇ KALEMLER 

BİR DOSTLUK HİKAYESİ 



M. Burak GÜLTEKİN 
7/A Sınıfı 

Burak; 1989’da doğmuş, Taşova’da yaşayan Gültekin ailesinin bir ferdidir.Ailesi 
kalabalık değildir. Cumhuriyet İlköğretim Okulu 7. sınıfına gitmektedir. 

O insanlarla dost olmayı seven birisidir.Çünkü ona göre ne kadar çok dostun 
olursa, o kadar az düşmanın olur. Bir gün yine arkadaşları ile gezerken, bir çocuk 
ağaçtan düşmüş ve burnu kanıyordu. Yanında bulunan arkadaşı Nihat pamuk çıkardı ve 
kanamasını hafifletti.Fakat tamamen kanamayı durdurmamıştı... 

Nihat’ın annesi sağlık ocağında hemşire idi.Nihat çocuğu annesinin yanma 
götürdü.Çocuğa pansuman yapıldı.Çocuğun uzun bir sürç dinlenmesi gerekiyordu 
Fakat çocuk ailesinden çekiniyordu.Ali, Emrah, Burak ve Nihat yine devreye girip 
çocuğun ailesine durumu açıkladılar.Annesi böyle durumlarda kendisine haber 
vermesini ve ondan çekinmemesini söyledi. Günler sonra çocuk iyileşti ve ona yardım 
eden dostlarına çok teşekkür etti. 

...Aylar geçti ve bir gün çok kötü bir haber geldi.Nihat’ın babasının tayini 
Samsun’a çıkmıştı.Nihat ve arkadaşları bu duruma çok üzüldüler.Arkadaşlarmdan 
ayrılamayacağını söylüyordu.Ama nafile kader böyleymiş... 

Birkaç hafta sonra taşınacaklardı.Günler çabuk geçti. Arkadaşlarıyla vedalaştı.Çok 
üzgündü.Hayatta ayrılamayacağını düşündüğü arkadaşlarından ayrılmıştı.Her şeye 
rağmen hayat devam ediyordu.Bu arada Ali, Emrah; ve Burak birbirlerine sımsıkı 
bağlanmışlardı.Nihat’ı unutmamaları gerektiğini hatırlıyorlardı... 

Zaman göz açıp kapayıncaya kadar geçmişti.Nihat’lar taşınalı 4 ay olmuştu. 

Nihat’ı çok özlemişlerdi. S onunda Nihat’a mektup yazmaya karar verdiler.Nihat bu 
mektubu alınca çok sevinmişti.Nihat’ta onlara &-mail adresini verdi.Sonraları 
internetten haberleşmeye başladılar. 

Burak ise kendine yeni dostlar anyordu.Kendisine dost olacak kişiyi önce 
araştırıyor daha sonra da bütün sebep ve sonuçlarını düşünüyordu.Kendisine bir dost 
bulmuş fakat hiç bu dostlukla ilgili düşünmemişti.Bakalım bu dostluk nebr 
doğuracak?... 


\Cumhuriyetin Sesi 




















İmran KÜÇÜK 
Sosyal Bilgiler Öğretmeni 







23 Nisan 1920, ilk TBMM’nin toplandığı gündür.Bu gün, Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramı 
olarak benimsenmiştir. 23 Nisan’a bir Çocuk Bayramı gözüyle bakmak yeterli değildir. Üzerinde 
durulması gereken nokta. Egemenlik kavramıdır, bu bayramın neden çocuklara armağan edildiğidir. 
Bugünün küçükleri,yarının büyükleri olacaktır. Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı törenlerinde 
bunu vurgulamakla, çocuklarımızı ileriye dönük yetiştirmekle geleceğimizi güven altına almış 
oluruz. 23 Nisan Cumhuriyetimizin temelini oluşturan önemli bir gündür. Günün çok anlamlı başka 
bir özelliği daha vardır: Ulusal egemenlik bayramı olarak kutlanan bugün, Atatürk tarafından 
çocuklara armağan edilmiştir. 

Mustafa Kemal 21 Nisan 1920’de yayınladığı bildiriyle “Büyük Millet Meclisinin” 
Ankara’da 23 Nisan günü toplanacağını duyurdu. Açılış duyurulduğu gibi 23 Nisan’da yapıldı. 
TBMM’nin ilk benimsediği ilke şu oldu: “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.Bu hakkını 
meclis aracılığıyla yürütür. Meclisin üstünde bir güç yoktur.” Yurdun düşmanlardan 
kurtarılması ve bağımsız bir Türkiye’nin kurulması. Milletimizin kurtuluşa ulaştırılması için ilk 
anayasayı yapmak ve cumhuriyeti kurmak, bu tarihsel meclisin onurlu görevlerinin başında gelir. 
Görüldüğü gibi 23 Nisan, tarihimizin dönüm noktalarından biridir. Egemenlik hakkın ın millette 
verildiği gündür. Millet bu hakkını yurdumuzu ele geçirmek isteyen düşmanlara karşı savaşarak 
kazanmıştır. Bu nedenle egemenliğimiz, ulusal varlığımızın başında gelir. 

23 Nisan 1924 yılında çıkartılan 112 sayılı yasa ile 23 Nisan günü Milli Egemenlik Bayramı 
olarak ilan edildi. 1929 yılından itibaren ise yine Atatürk’ün isteği ile 23 Nisan Çocuk Bayramı ve 
Çocuk Haftası olarak kutlanmaya başlandı. Dünyanın hiçbir yerinde bir çocuk bayramı yoktur. 
Türkiye, çocuklarına bayram armağan etmiş tek ülkedir. 23 Nisan, Atatürk’ün 100. doğum 
yıldönümü olan 1981’den beri tüm ulus çocukları ile birlikte kutlanmaya başlanmıştır. Bu bayram 
ayrı kültürlerle yetişmiş tüm dünya çocuklarının kaynaşmasına ve yeni kültür köprülerinin 
oluşmasına ortam hazırlamaktadır.Küçük yaşta kurulan bu dostluklar, gelecekte devletler arası 
dostlukların kurulmasını sağlayacaktır. 

23 Nisan, bütün dünyanın öldü sandığı hasta adamın, dipdiri olarak ayağa kalktığı, bütün 
dünyaya gücünü yeniden kabul ettirdiği gündür. Uluslar arası barışa katkısı olan bu bayramın 
Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” ifadesinde tam yerini bulması ne kadar manidardır. 

Ey bu kahraman milletin aydın ufuklara bakan evlatlan! Bu bayram sizin. Sevinin, eğlenin ve 
bayram yapın. Bu ülkenin her ferdi sizi ve geleceğinizi alkışlayacak. Bayramınız kutlu olsun. 


Ne mutlu 23 Nisan’ı bize kazandıranlara.... 


Ne mutlu 23 Nisanı yaşatanlara. 


Cumhuriyetin Sesi 


-15- 




































Ceylan ŞENEL 

8/A Sınıfı Bugün 23 Nisan 

Neşe doluyor insan 

Bu şiiri, Türk kalbine sahip bütün insanlar ezbere bilirler. Bayramlarda söyleyerek 
sevgi ve saygılarını Türk insanlarına göstermişlerdir. Bu dünyada en güzel,en temiz, en 
mahzun kalp çocuklara aittir. İçlerinde hiç ama hiç kin beslemezler, her şeye olumlu ve 
sevgi ile bakarlar. Çocukların olmadığı, bütün insanların 50-60 yaşında oldukları bir dünya 
düşünebiliyor musunuz? Bir an için hayalini kurun, evren size ne kadar boş geliyor değil 
mi? 

Çocukları her zaman sevmeli, onları mutlu etmeye çalışmalıyız.Onların geleceğin 
büyükleri olduklarını unutmamalıyız. Bu konuda en büyük adımı atanda Mustafa Kemal 
Atatürk olmuştur. Kendi hayatını tehlikeye atarak her türlü fedakârlığı yapmış ve onun gibi 
vatansever kişilerle el ele vererek yeni bir ülke kurmak en büyük ülküsü olmuştur.Aziz 
şehitlerimizin de yardımıyla batmakta olan bir gemiyi azmin sonucunda kurtarmıştır. 23 
Nisan 1920 gününde T.B.M.M. için yapılan açılışta o günü Türk çocuklarına armağan 
etmiştir.Her yıl bu günü coşku içinde kutluyoruz. 

Dünyada hiçbir ülkede çocuklara ait, onlara hediye edilmiş başka bir bayram yoktur. Bu 
mutlu günlere dünya ülkelerinden çocuklarda katılır. Dünya barışına yönelik sevgi yumakları 
olmuş olur. 

Bütün bu güzellikleri Atamıza ve büyük çabaları sonucunda bu günlere gelmemizi 
sağlayan yüreği vatan aşkıyla dolu insanlara borçluyuz. Şimdi bize düşen görev kanlarıyla 
Türk bayrağına rengini veren şehitlerimize, cephede askerleri yalnız bırakmayan, onlara 
cephane taşıyan Anadolu kadınına, eli öpülesi Türk analarına şu sözleri vermektir. 

“ Sizlerin gözünüzü dahi kırpmadan canınızı vererek koruduğunuz bu toprakların 
üzerinde sonsuza dek Türk bayrağını dalgalandıracağımıza, sizlere sadık kalacağımıza, 
şehitlerin kanlarıyla sulanmış bu toprakları koruyacağımıza, kendi öz benliğimizden hiçbir 
zaman taviz vermeyeceğimize, sizlere karşı saygımızı bir an dahi kaybetmeyeceğimize, 
yapılan saygısızlıklara karşı çıkacağımıza, sizlerin kahramanlıklarını nesilden nesile 
aktaracağımıza, sizlerin yaşadıklarını ders alıp, hayatımızı sağlam temeller üzerine kurmaya 
çalışacağımıza, maddi ve manevi değerleri hayatımız boyunca koruyacağımıza söz 
veriyoruz!... 

Sizler rahat uyuyun. Temeli sizlere ait olan binaya milyonlarca kat atmak için 
elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağız. Hiçbir zaman yılmayacağız ve 
çağdaşlaşacağız. 

Allah yardımcımız olsun. 


^Cumhuriyetin Sesi 


- 16 - 




























■ 



UL’E'M İ-Hz 52 

23 NİSAN 

BUGÜN 23 NİSAN 

Bugün çocuk bayramı 

Akm akm insanlar 

Sallayalım bayrağı 

Meydanlara koşuyor 

Çocukların sevinci 

Bugün bayram var diye 

Bugün 23 Nisan 

Bütün millet coşuyor 

Büyük küçük çocuklar 

Şanlı atam büyük atam 

Güzel güzel oyunlar 

Bugün bize sizden kalmış 

Ellerinde bayraklar 

Yer gök sevinç içinde 

Bugün 23 Nisan 

Bugün 23 Nisan 


Bugün başlar yukardan 

Sağlam dostluk edelim 

Kalpte sevgi çıktık yola 

İnsanları sevelim 

Tüm çocuklar mutlu ola 

Kötülüğü ezelim 

Bugün 23 Nisan 

Bugün 23 Nisan 



Burcu ÇETİN 

Mustafa Serhat UYSAL 

6/A Sınıfı 

6/A Sınıfı 


23 NİSAN 


Bugün herkes neşeli 

23 NİSAN 

Bugün herkes mutlu 

Bugün çocuk bayramı ise 

Bugün herkes umutlu 

Bu güzel bayram 

Çünkü 23 Nisan 

Bütün çocuklarındır. 

Kuşlar cıvıl cıvıl 

Haydi dünya çocukları 

Çocuklar kıpır kıpır 

Gelin birlik olalım 

Bugün çok güzel gündür 

Dünyada ki kötülükleri 

Çünkü 23 Nisan 

Hep birlikte aşalım 

Çocuklar çok sevinçli 

Bugün 23 Nisan 

Anne babalar mutlu, 

Bugün sevgiyi, mutluluğu 

Bütün canlılar coşkulu 

Doyasıya yaşayalım 

Çünkü 23 Nisan 

HAYDİ ÇOCUKLAR! 

Rahman ALKAN 

Merve ÖZKÖK 

6/B Sınıfı 

6/B Sınıfı 

jCumhuriyetin Sesi 

-17 A 





















Annemiz dünyada bize en yakın olan, en sevdiğimiz insandır. Hastalansak bizi 
iyileştirmek için çırpınır. Üzülsek bizimle üzülür, sevinsek bizimle sevinir. Annemiz 
her zaman yanımızda, baş ucumuzdadır. Ne zaman olsa bize yardıma hazırdır. 
Annemiz bizi her zaman seven, her zaman bağışlayan insandır. 

Annemiz yemez yedirir, giymez giydirir. O hep bizim için yaşar,ne yaparsa 
bizim için yapar. “Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar” sözü boşuna 
söylenmemiştir. Çünkü biz ne derdimiz olsa, önce gidip, annemize söyleriz. Önce 
onun yardımını isteriz. Biliriz ki annemiz bize mutlaka elinden gelen, yardımı 
yapacaktır. Kucağını bize açacak, hiçbir şeyini bizden esirgemeyecektir. 

Kendini bize böylesine adamış olan annemize biz de her zaman sevgimizi ve 
saygımızı eksik etmeyiz. Onu hoş tutmaya, üzmemeye, kırmamaya çalışırız. Hatamız 
olursa, özür dileyip, gönlünü almak için fırsat kollarız. Çocuklar hatasız olmaz. 
Bilerek, bilmeyerek hatalar yaparlar. Bazen annelerin kalbı kırılır, ama belli 
etmezler.Bu yüzden annemize zaman zaman küçük bir armağan, bir tek çiçekte olsa 
vermek, onlara olan sevgimizi ve saygımızı belirtmek, çok yerinde olur. 

Anneler günü, bunun için iyi bir fırsattır.Anneler gününde bu görevimizi 
mutlaka yerine getirmeliyiz. Ancak annelerimizi sadece anneler gününde hatırlamak 
doğru değildir.Bize verdiği emekleri unutmamalıyız.Annelerimizin her gün kıymetini 
bilmeliyiz.Unutmayalım ki annelerimiz sadece anneler gününde değil her gun 
annelerimizdir. 

ÂGLARsa anam aglAR, 

GERİSİ YALAN ağlar 


^Cumhuriyetin Sesi 







































ANNEM 

Sevgiyi senden öğrendim, 

Şefkati senden öğrendim, 

Güzeli, çirkini senden öğrendim, 
Şefkati senden öğrendim, 

Benim canım anneciğim. 

Senin ninnilerinle uyudum, 

Senin emeğinle büyüdüm, 
Sevginle mutluluğu tanıdım, 
Benim canım anneciğim. 


Rahman ALKAN 
6/B Sınıfı 


VAZGEÇİLMEZ İKİ ŞEY 

Hayatta en çok iki şey sevilir, 

Biri ana, biri yar. 

Bunlardan vazgeçersen sen. 

Dünya gelir sana dar. 

Kalbin dörtte birini ana alır, 

Kalanını yar alır. 

Bunlardan olmadıkça, 

Kalbin hep yarım kalır. 

Ana bir su gibidir. 

Yar ise ekmek gibi. 

Bunlardan hiç olmayan, 

Hayatta kalmaz diri. 

7/A 34 Şirin GÜNAY 


ANNE 

Anne seni çok seviyorum 

Her bayramım sensiz geçiyor anne 

Neden yoksun 

Neden bıraktın beni anne 

Bu bayramda yoksun anne 
Bu bayramda gelmedin 
Bütün çocuklara bakıyorum 
Bayramda annelerinin ellerini öpüyor 
Ama ben senin elini öpemedim annem 
Bu bayramda öpemedim anne 


Biliyorum anne diğer bayramlarda da 
Gelmeyeceksin ama ben seni 
Seni her zaman seveceğim anne 

Fethiye DEMÎR 
8/A Sınıfı 

ANNELER 

Siz olmasaydmız anneler, 
Öğrenemezdik anneler, 
Şefkat dolu kalbinizle, 
Korursunuz çocuklarınızı. 
Küçükken mama verdiniz, 
Altımızı değiştirdiniz, 

Bize canım derdiniz, 
Canımızsınız anneler. 

Döndü ZEREN 
6/B Sınıfı 


Cumhuriyetin Sesi 


-194 


















içinde yaşadığımız asırda en şiddetli ihtiyaç insan yetiştirmektir. Dağları devirip tüneller aşan , 
madenleri eritip kalıba sokan, ovaları sulayıp yeşerten, çölün derinliklerindeki petrolü fışkırtan, yeryüzünü 
fabrika bacalarıyla dolduran, gökdelenlerle yıldızlara uzanan ve uzay çalışmalarıyla Merih’e ulaşmak üzere 
olan insan ne yazık ki, iç dünyasının, ruh ve kalbinin derinliklerini fethetmekte aynı başarıyı gösterememiştir. 
Ruhunu dipsiz bir kör kuyuya, kalbini yatağı kurumuş bir nehre, iç dünyasını yakamozların vızıldaştığı bir 
harabeye dönüştürmüştür. 1 

Bu ruh haleti içine düşmüş olan insanların yetişmesinde aile ve çevreyle birlikte eğitimcilerin işi 
oldukça zor. “İnsanoğlu her işte, her harekette, her sanat ve meslekte mevzuunu bildiği nispette muvaffak 
olur. Öğretmenlikte mevzu insandır. İnsan, insanın asıl kıymet ve meziyetlerine, hakiki istidat ve 
kabiliyetlerine, ruh aleminin harikalar meydana getiren derinlik ve enginliğine aşık olmayan bir öğretmen 
esasen öğretmen değildir. O girdiği sınıfta ancak bir gözcü veya sınıfın sükunetini sağlamaya çalışan bir sınıf 
başkamdir. Doktor organların dilinden anlayan bir kimse, sanatkar sanat eserlerine malzeme olacak eşyanın 
dilinden anlayan bir kimse olduğu gibi öğretmen de mevzuu olan çocuğun dilinden anlayan, onu tanıyan 
kimsedir. Konusu olan çocuğu tanımayan ve onu sevmeyen öğretmen soğuk demir döven demirciye 
benzetilmiştir. Sevgi, muhabbet, aşk, iştiyak öğretmenin ayrılmaz vasıfları olacaktır. Gönlünde verebileceği 
bir şeyi olmayan bir öğretmenin vazifesi bitmiş demektir. Öğretmen, talebesinin ruhunun içine giren, onun iç 
alemlerini işleyen, kafası ve kalbini besleyen, onun şahsiyetini ve karakterini olgunlaştırıp geliştiren 
kimsedir.” 2 

Bir eğitimci olan Vehbi Vakkasoğlu’na göre öğretmenin öğrenciye bakışı: “Benim güzel bir bahçem 
var. Sanki bir Cennet bahçesi bu. Onun çiçekleri eşsizdir.Tertemiz ve çok güzel çiçekler, karanfiller, güller... 
Bu bahçeyi dünyanın hiçbir bahçesine değişmem, değişemem. Çünkü benim bahçem de düşünce gülleri ve 
bilgi çiçekleri yeşerir devamlı.” 3 

İki insan vardır ki kendisinin geçilmesini ister. Bunlardan birincisi ana-baba, bir diğeri ise öğretmendir. 
Usta inşaatta kullanacağı malzemeyi, terzi dikeceği elbisenin kumaşını, şoför kullanacağı aracın cinsini seçme 
hakkına sahiptir. Ancak öğretmen böyle bir hakka sahip olmadığından işi elbette daha zor. İşte öğretmenin tek 
tesellisi ürününü en iyi şekilde pazarlayan çiftçi misali yetiştirdiği insanları topluma en iyi şekilde kazandırıp, 
onları ilgi ve kabiliyetleri doğrultusunda toplumun çeşitli kademelerinde görmektir. 

Milletler ilme, irfana ve ilim ehline hürmet ve itibar ettikçe yükselmiş ve ilerlemiştir. Yavuz Mısır 
seferinde veziri büyük alim Ibıı-i Kemal’ in atının ayağından sıçrayan çamurun padişahın kaftanını kirletmesi 
ile hocasının mahcup olup korkması üzerine “Ulemanın atının ayağından sıçrayan çamurlar bizim için bir 
leke değil, bir şereftir. Ümit ederim ki bu çamurlar benim günahlarımın affına sebep olacaktır.” der ve 
öldüğü zaman bu kaftanın kendisi ile birlikte mezarına konmasını vasiyçt eder. 

Evet bu meslek sevgi, aşk, muhabbet, iştiyak ister. Öğretmen bu vasıflara sahip olmaz ise hayata 
küsmüş, robotlaşmış, sinirli ve çekilmez bir kişiliğe sahip olur.Bu da bir şairin dizelerindeki gibi; 

Ey başkasına öğreten kişi, bu öğretiş keşke kendine olsaydı. 

Hastalık ve dert sahiplerine sıhhat bulsunlar diye ilaç tavsiye ediyorsun, halbuki sen de hastasın. 
Yine Yunus Emre’nin dediği gibi; 

İlim ilim bilmektir./ İlim kendini bilmektir./Sen kendini bilmezsen /Nice okumaktır. 

“Bir insan ilme çalıştığı müddetçe alimdir. Artık benim bildiğim yeter diyerek ilmi terk 
eden cahildir. Cahiller ise ölü mesabesindedir.” 4 sözlerinde olduğu gibi bu durum bir öğretmen için 
hiç de arzu edilmez diye düşünüyorum. Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi; 

“Muallimler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.” 


1. Gençliğin Dini Ve Ahlaki Terbiyesi -Hüseyin Algül 

2. Sohbetler Ve Hatıralar - Ahmet Çoşkun 

3. Öğretmenin Not Defteri - Vehbi Vakkasoğlu 

4. Ahmet bin Hanbel 


Cumhuriyetin Sesi 


Ömer Faruk GÜL TEKİN 
Fen Bilgisi Öğretmeni 

- 20 - 











































EĞİTİM-ÖĞRETİM 

Eğitimle öğretim, 

Ayrı ayrı kavramlar. 

İkisini birden öğrenir. 

Bütün çocuklar. 

Çocukların açlığı, 

Eğitim öğretimdir, 

Öğretici öğretmen 
Çocuklara verir bilgi harçlığı. 
Bilgiler, beceriler 
Gereklidir hayatta 
Adam olur çocuklar, 

Bütün okullarda. 

Gelin çocuklar 
Hep beraber okula 
Şan verelim 
Hepimiz bu yola 

Kemal AYVAZ 
(Öğretmen) 

İLK ÖĞRETMENİM 

Okula korka korka geldim. 

Seni görünce neşelendim, 

Canımı dişime taktım, 

Okumayı öğrendim. 

Senin sayende sınıfları, 

Başarı ile bitirdim. 

Dördüncü sınıfta 

Feni, Sosyali öğrendim. 

Orta okula geçince, 

Senden ayrılacağım. 

Verdiğin bilgilerle 

Orta okulu da başarı ile bitireceğim. 

Temeli sağlam attım. 

O gün başarıya ulaşacağım. 

Bu başarı sayesinde 

Bir gün öğretmen olacağım. 

Merve ÇAKMAK 
4/A 

2001-2002 Öğretim Yılı Öğretmenler Günü 
Şiir Yarışması İlçe İkincisi 


ÖĞRETMENİM 

Okumayı yazmayı öğrettin bana, 

Şefkatle yaklaştın hep insanlara, 

Sevgiyle bağladın bizi onlara, 

Benim canım öğretmenim. 

Geceni gündüzüne katar, 

Bize ders verirsin, 

Geleceğiniz için çaba gösterirsin, 

Benim canım öğretmenim. 

Bize ders verirsiniz, 

Kendinizi bitirirsiniz, 

Bizi her zaman översiniz, 

Benim canım öğretmenim. Nurten GÜNDÜZ 

7/B SINIFI 

ÖĞRETMENİM 

Sınıfa girince seni bile tanımıyordum. 

Birden öğretmeninizin! dedin bize. 

Seni gördüğümde seni bir ana bir baba bildim 
Seni çok seviyorum öğretmenim. 

Her şey senden öğrendim, 

Ben de küçüklere öğretiyorum. 

Hep sizi onlara anlatıyorum, 

Canım öğretmenim., 

Sana ana baba dedim 

Her gün seni içimden sevdim. 

İyiyi, kötüyü, güzel kalpli, dürüst olmayı 
Sadece senden öğrendim öğretmenim 

İyi günümde kötü günümde yanımda olan 
Her şeyime ortak can dostum olan 
Beni bir kardeş gibi seven 
Canım öğretmenime çok teşekkür ederim. 
Medine YÜKSEL(6/B Sınıfı) 

ÖĞRET BİZİ 

Yurdu, vatanı cihanı aydınlatan 
İçinde sevgi ve saygı t-yatan, 

Cahilliği kendi içine atan, 

Öğret bizi, öğret bizi öğretmenim. 

Cihanı cahillikten kurtaran, 

İçindeki sevgiyi bize yansıtan, 

Ekmeğini alın teri ile kazanan, 

Öğret bizi, öğret bizi öğretmenim. 

Geleceğimize en büyük ışıksın, 

Bizim için geceleri bile çalışırsın, 

İyiyi, güzeli bize sen kazandırırsın, 

Öğret bizi, öğret bizi öğretmenim. Banu GÜZEL 

8/B SINIFI 


|Cumhuriyetin Sesi 


- 21 - 



















GÜZEL TAŞOVAM 

Dünyada yoktur, 

Eşi benzeri. 

Araşan bulamazsın. 

Güzel Taşova’mın benzerini. 

Su gelir Yeşilırmak’tan, 

Dağlann ardından. 

Adı var, tadı var, 

Güzel Taşova’mın 

Eğer yolun düşerse, 

Gezmeden gitme. 

Darılır yoksa, 

Güzel Taşova’m sana. 

Abdulkadir KAYA 
6/B Sınıfı 

DOSTUM 

Dostluk çok güzeldir 
Hayata onunla bakarsın. 
Dünyayı onunla seversin 
Seversin herkesi onunla 

Hiçbir şeyden nefret etmezsin 
Onu kaybettiğin zaman, 
Gözyaşı dökersin, 

Ona bir şey olduğu zaman 
Sende üzülürsün 


Fethiye DEMİR 
8/A 


GURBET 

Duman gibi tütüyorsun gözünde, 

Bir yara var şu kalbimin özünde. 

Aşk ateşi sönmez yine bu günde, 

Bu kalp bana yine neler söylüyor. 

Mektup yazmıyor mürekkep mi yok? 
Beni aramıyor telefon mu yok? 

Onu sevdiğimden haberi mi yok? 
Gurbete gitti de kayıp oldu yarim. 
7/A -34 -Şirin GÜNAY 


CANIM VATANIM 

İçinde yaşar, 

Ekmeğini yerim, 

Sen benim canımın içi, 

En sevdiğim parçamsm, 

Benim canım vatanım. 
Seni sevmeyen düşmanım, 

Seni seven dostumdur. 

Sensiz bir hayat olmaz, 

Ancak cehennem olur bana, 

Benim canım vatanım. 
Atalarımızın kanıyla sulanan, 
Sevdalıların sevgisiyle yoğrulan, 

Kötüleri barındırmayan, 

İyileri kucaklayan, 

Benim canım vatanım. 
Senden ayrılık bana, 

Ateşten bir ok gibi gelir, 

Ölsem bile senin varlığın için 
Bana mutluluk verir. 

Benim canım cananım vatanım. 

Filiz ÇINAR 7/B Sın ıf ı 


Cumhuriyetin Sesi 


-22- 



























Yukarıda harflerle işaretlenmiş koyu madeni 
Paralar kullanılarak kupa benzeri şekil 
üzerinde,yalnız 2 paranın yerini değiştirerek 
aynı şeklin ters çevrilmişini nasıl elde ederiz ? 


1 numaralı odadaki azılı katil, planı yukarıda görülen 
hapishaneden kaçmak istiyor. Bunu başarabilmesi için 
16 numaralı odadaki kapıya ulaşmadan önce tüm diğer 
tutukluiarı öldürmesi gerekiyor. Ancak ruhsal bir 
problemden dolayı öldürdüğü kişinin odasından bir daha 
geçemiyor. Çaprazındaki odaya tek hamlede gidemiyor. 
Hangi sırayı izleyerek bu hapishanede kurtulabilir ? 



© 

© 

'© 

© 

01 

02 

03 

04 

© 

© 

© 

© 

05 

06 

07 

08 

© 

© 

© 

© 

09 

10 

11 

12 

© 

© 

© 

©' 

13 

14 

15 

16 


Yandaki şekli katlayıp kapalı bir kutu 
hazırladıktan sonra birbirine paralel olan 2 
yüzey hangileridir ? 


^Cumhuriyetin Sesi 





































VİTAMİNİ ALMAK İÇİN 
GÜNEŞİ YİYEMEZSİN 
AMA ISPANAIC YİYEBİLİRSİN 

Glü,SEN SEVİNDİK 7/Â~Hb 



SS**" 


ÇOCUKLARIN 
GELECEĞİNİ 
KARARTANLARI 
MORARTMAK 
İSTİYORUM . 
TANJU YILDIRIM 7/B 


v_y 


BİR KOPYANIN 
KIRK YIL HATIRI 
VAR... DOĞAN 
YURT 7/B 


DÜNYA GİTTİKÇE 
BATIYOR... 
BİLMİYORSANIZ 
YÜZME ÖĞRENİNİZ!... 
EMRAH USLU 7/A 


Ulaşamadığın nota miyav 
deme 

Yasemin Topaç 7/A 


KURU FASULYELERİ 
HEP ISİak YEDİM 

ŞİRİN GÜNAY 7/A 


O © 


YUKARIDAKİLERE 
HİÇ DE 
GÜLMEDİM! 

HI HA HA HA HAL. 
YELİZ TANIŞ 7/A 


Cumhuriyetin Sesi 


'^LMASVûNTULMADAN, 
İNSAN YANILMADAN 
MÜKEMMEL OLMAZ! 
ERSİN KOÇ 7/B 


GÜZELLİK 
ALLAH 
VERGİSİ, 
SİVİLCE DE 
K.D V.’Sİ! 

ALİ ŞENEL 7/A 


‘ Acı dil, yılanı deliğine 
tekrar sokar mı?.... 

Çok korkuyorum. BIRRR! 

AŞKIN GÜL 7/A 



e tnbeı talebe kendisi/,/ 
ambarında san/ç 


RAHMAN ALKAN6/B 



OKULU İCAD EDENİ ARIYORUZ. 
BULANLAR ÖĞRENCİLER ADINA 
LÜTFEN BİZE BİLDİRSİNLER! fîlİz çinar 7/b 


SÜRÇÜ LİSAN EYLEDİYSEK AF OLA, 
23 NİSANINIZ KUTLU OLA ! 

BİR SONRAKİ SAYIMIZDA BULUŞMAK 
ÜZERE. 

HAZIRLAYAN: 

HUGOCU M.BURAK GÜLTEKİN 7/A 


W 


ma 
































































GERİ GÖNDER 

Delikanlı askerdeyken bir gün bir mektup gelir... Kız, zarfın içinde nişan yüzüğünü geri 
yollamış ve nişanı bozduğunu, ondan ayrılmak istediğini yazmıştır... Bir de “Şendeki resmimi lütfen 
bana geri gönder” demiş... Çocuk şok olur, buna karşılık vermek zorundadır. 

Arkadaşlarından, etrafından dünyanın en çirkin kadınlarının resimlerini toplar, hepsini zarfa 
koyar ve kıza yollar. Bir de not yazar: 

“ Kusura bakma! Bu resimlerden hangisi senin çıkaramadım.Kendininkini al, diğerlerini bana 

geri gönder!”... GEÇİM DÜNYASI 

Cinayet davasının sanığı olan kiralık katil, deliller karşısında suçunu kabul etmek zorunda 
kalmıştır. Hakim sorar: 

- Neden işledin bu cinayeti? 

- Para için öldürdüm hakim bey! 

- Peki kaç lira aldın? 

- 5 Milyar hakim bey. 

- Yahu sen ne biçim adamsın! 5 Milyar için adam öldürülür mü? 

Kiralık katil boynunu büker: 

- Ne yaparsınız hakim bey? Üç oradan beş buradan geçinip gidiyoruz... 

HAYALET SANMIŞLAR 

İki genç bir gece evlerine giderken daha kestirme olması için mezarlığın içinden geçen 
yolu tercih ederler. Bir süre sonra “ Dank, Dank...” diye sesler duymaya başlarlar. 

Korktuklarını belli etmemek için yollarına devam ederler.İleride mezar taşma isim yazan 
yaşlı bir adam görürler, ve içleri ferahlar, ve derler ki: 

- Amca ödümüzü patlattın, bizde seni hayalet sanmıştık. 

- Kusura bakmayın! Mezar taşıma ismimi yanlış yazmışlar da onu düzeltiyorum... 

NEDEN KORKMUŞ 

Takside arka koltukta oturan yolcu şoföre bir şey demek için omzuna dokunduğunda şoför 
neye uğradığını şaşırır ve korkusundan kaza yapar... 

Karakolda sorgulaması yapılırken şu cevabı verir: 

“ Özür dilerim. Daha önceleri cenaze arabası'kullanmıştım. Bu benim taksicilikte ilk günümde...” 

EMRAH USLU-7/A 

EĞER BİR ÇOCUK 

Sürekli eleştirilmişse, kmama ve ayıplamayı öğrenir. 

Kin ortamında büyümüşse, kavga etmeyi öğrenir 
Alay edilip aşağılanmışsa, sıkılıp utanmayı öğrenir. 

Devamlı utandırılarak terbiye edilmişse, kendisini suçlamayı öğrenir 
Hoşgörü ile yetişmişse, sabırlı olmayı öğrenir. 

Desteklenip yüreklendirilmişse, kendine güven duymayı öğrenir 
Övünülmüş ve beğenilmişse,takdir etmeyröğrenir. 

Hakkına saygı gösterilerek büyümüşse, adil olmayı öğrenir. 

Güven ortamı içinde yetişmiş ise, inançlı olmayı öğrenir. 

Kabul ve onay görmüşse, kendini sevmeyi öğrenir. 

Aile içinde dostluk ve arkadaşlık görmüşse, bu dünyada mutlu olmayı öğrenir 

Fahrettin ÖZARSLAN 6/A 


^/Cumhuriyetin Sesi 


- 25 - 























Geçen gün taksi çevirdim, hala dönüyor. 

Oturduğu yerden başarıya ulaşan tek hayvan tavuktur. 
Allah yürü ya kulum dedi, arabamı sattım. 

Sık sık ameliyat olun içiniz açılır. 

Dün gece sana sarılıp ısınmak istedim, seni aradım 
neredeydin alçak pijama. 

Ayda beş yüz milyon kazanmak ister misiniz? O zaman 
ay’ a gidin. 

Beni ateşlere at bütün vücudum yansın, birtek kalbimi 
bırak çünkü orada sen varsın. 

Gülü seven dikenine katlanır, kaktüs sevenin vay haline. 
Ne zaman aynaya baksam o deli, gözümün önüne geliyor. 
Bizim komşumuz kazak ama denedik hiçbirimizin özerine 
olmadı. 

Ayrılık gömleğini benden başka giyen yok. 

Sizde bit şampuanı var mı ? Kirlendi hayvancıklar. 

Hazırlayan:Deniz YAVLAR 
BİLMECELER 

1= Dalında yeşil, çarşıda siyah, evde kırmızı? 

2= Odanın içinde oda onun içinde? 

3= Çarşıdan aldım bir tane eve geldim bin tane? 

4= Çm çınlı hamam kubbesi tamam bir gelin aldım 
babası imam? 

5= Yer altında kilitli sandık? 

6= Allah yapar yapısını, bıçak açar kapısını? 

7= Allah’tan korkmaz, Cennet’ ten çıkmaz? 

8= Ekmeğe niçin tere yağ sürülür? 

9=Her yeri örter denizi örtmez? 

10= Yer altında kırmızı gelin? 

11= Ak tavuğum, pak tavuğum, yumurtası çok 
tavuğum? 

12= Elemez üzemez, ocak başına gelemez? 

13= Çeşme niçin damlar? 

14= Otobüs suya düşerse ne olur? 

15= Yarım bardak suyun üzerine yarım bardak 
alkol koyarsak ne olur? 

16= Karadeniz’e giden kutu kolaların altında ne yazar? 
17= Büyük baca küçük bacaya ne der? 

18= Sürahi bardağa ne der? 

19= Defter kaleme ne der? 

U3G unUOAINVidia 13 
VHJdnadlZ33 3aHlid3Zn 3~lAO(6U 
HIU3XOa 3HEH IHIÛI NVSZVmO N3S(8L 
NnsnH UÜAlHNVin 3A3H5I VLJV3IS 
v± S va n a(z l vzva zvhi iû v Nvavü n 0(9 1 
HfTIO ĞOHdVS nS(SL SI10INIH H3^33(İ7L 
Npı !9ia3M~ıi0 iNis3W»33'n'NnNdn0)(eL 
pVAteL ^VSlAllUVSt L L NVpOSfOL dV^(G 
3A|a NISVMVaidlSI3t8 X 3 8 3 atz ZnddV>l(9 
dVZ3W(9 ±WS(* HVNte VNAVtS AV3t L 

- KUBBE ÜZERİNDE CEVİZ - 
Kabiliyetli olmayan bir kimseyi terbiyeye 
kalkışmamalı; kubbe üzerinde ceviz durdurmak 
gibidir. 

- DÖRT ŞEY- 

Bir kişinin sözünde şu dört şeyin daimi olarak 
bulunması zaruridir: -adalet, -akıl, -sabır, -haya 



Lokman hekim’e sormuşlar: Edep ve terbiyeyi kimden 
öğrendin?Şu karşılığı vermiş: 

-Edepsizlerden, terbiyesizlerden.Çünkü onların bana 
hoş gelmeyen hareketlerini 
yapmaktan kaçındım. 

- VECİZELER - 

-“Haksız yere masum bir insanı öldüren bütün insanları 
öldürmüş gibidir.” (Kuran-ı Kerim ayeti) 

-“Hata yapmaktan korkan bir insan hiç bir şey 
yapamaz.”(Lincoln) 

-“İnsanın kendi kendini fethetmesi zaferlerin en 
büyüğüdür.” (Eflatun) 

-“Kitapsız hayat kör, sağır, dilsiz yaşamadır.” (seneca) 
-“Yapılanı yeter bulmamak bir imanın veya milletin ileri 
gitmesinde atılan ilk adımdır.” (G.Banfort) 

-“Zeka tarla gibidir, ekip bakmak ister.” (Çiçero) 

-“Ya başlamalı, ya bitirmeli.” (Ovidins) 

-“Doğruluk sonsuzluğun güneşidir; nasıl olsa doğar.” 
(Wendell Philips) 

-“Çok yaşamak elimizde değil, fakat bizden sonra 
yaşayacak bir eser bırakmak elimizdedir.” 

-“Güzellik kaybolur, fazilet devam eder.”(Geothe) 

-“Bir yıl sonrasını düşünüyorsan buğday ek, 

On yıl sonrasını düşünüyorsan ağaç dik, 

Yüzyıl sonrasını düşünüyorsan insan yetiştir.” 

-“Okulun ödevi, öğrencilerine hayır bilgi aktarmak 
değildir. Bilgiye ihtiyaç olduğu zaman kazanmasını 
öğretmektir.” (Prof. Jhon Dewey) 

-“Dünyada yapılması güç olan üç iş vardır: çelik, elmas 
ve insan ruhunu işlemek.” (Benjamin Franklin) 

-“Kalem kılıçtan güçlüdür. (Seneca) 

-“İnsanı hayvandan ayıran, ulusal eğitim ve bilimdir.” 
(Mustafa Reşit Paşa) 

-“Bilgisiz bir kimse, savaş davuluna benzer; sesi çok, içi 
boştur.” (Sadi) 

-“Halkımıza verebileceğimiz en büyük armağan, 
gençlerimizin eğitilmesi olacaktır” (Çiçero) 

“Milli eğitim politikamızın temel ilkesi, bilgisizliğin 
yok edilmesidir.Bu yapılmadıkça 
yerimizdeyiz..Yerinde duran bir şeyse, geri gidiyor 
demektir.” (Atatürk) 

-“Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize , görecekleri 
öğrenimin sınırı ne olursa olsun en önce ve her şeyden 
önce, Türkiye’nin bağımsızlığına, kendi benliğine ve 
ulusal geleneklerine düşman olan bütün uluslarla savaşma 
gereği öğretilmelidir.” (Atatürk) 

- “İlköğretim, öğrenim basamaklarının ilkidir; 

temelidir. ” 

- “Biz okul açmak, biz tutukevi kapamaktır. 

(Danton) 

- “Her kötülük, bilgisizlikten doğar. (H.G. WELLS) 

Derleyen:İmran KÜÇÜK 


Cumhuriyetin Sesi 






























Aşağıda verilen 
kelimeler , karelere 
sarmal olarak 
yerleştirilmiştir. 

Buna göre; bütün 
kelimeleri bulun ve 
üzerini çizin.Ardından 
açıkta harfleri okursanız 
şifreyi bulmuş 
olacaksınız. 
Hazırlayan: 

Burak GÜLTEKÎN 
7/A Sınıfı 
( Tarih ) ( Millet) 

( Devlet) ( Zafer ) 

( Muharebe ) ( Meydan ) 

( Kale ) ( Savunma ) 

( Alparslan ) ( Mohaç ) 

(Zigetvar ) ( Kosova ) ( Varna) ((Fatih) (İstanbul) (Otiukbeli) (Çaldıran) (Mercidabık) (Antlaşma) (Anadolu) 
(Sefer) (Bayrak) (İstiklâl) (Kurtuluş)(Destan) (Ordu) (Otağ) (Asker) (Muhasara) 

KARE BULMACA 

# St â S % W 


1/ 

A 

N 

M 

A 

T 

T 

M 

i 

U 

ş 

Ü 

R 

V 

A 

K 

B 

E 

T 

s 

A 

L 

Ş 

A 

N 

E 

L 

L 

L 

K 

u 

A 

N 

R 

A 

E 

M 

U 

R 

A 

P 

A 

L 

T 

R 

i 

H 

U 

T 

R 

E 

L 

i 

i 

R 

A 

H 

K 

S 

E 

A 

H 

R 

A 

K 

B 

A 

M 

A 

B 

O 

1 

N 

L 

I 

K 

R 

E 

F 

A 

K 

O 

L 

A 

R 

Y 

A 

R 

K 

U 

L 

L 

T 

D 

E 

A 

D 

O 

V 

O 

S 

L 

U 

P 

A 

R 

M 

O 

L 

A 

K 

E 

L 

Y 

A 

B 

I 

K 

B 

i 

R 

G 

A 

L 

ç 

A 

H 

E 

A 

S 

A 

ç 

M 

D 

M 

E 

i 

ş 

N 

D 

E 

L 

i 

S 

T 

i 

R 

E 

K 

M 

S 

A 

i 

C 

R 

E 

ç 

A 

T 

S 

K 

i 

T 

U 

M 

i 

ş 

1 

N 

u 

V 

N 

i 

B 

A 

R 

i 

O 

T 

L 

M 

E 

L 

A 

N 

Y 

E 

N 

z 

A 

A 

E 

R 

V 

Z 

1 

Ğ 

A 

T 

A 

G 

O 

D 

A 

ş 

A 

R 

E 

F 

N 

K 

A 

T 

E 

G 

E 

H 

i 

R 

O 

R 

Ğ 

ş 

A 

V 

E 

G 

Ü 

Ğ 

E 

L 

V 

E 

N 

A 

L 

L 

E 

U 

D 

B 

u 

L 

A 

R 

A 

K 

I 

A 

N 

D 

Ü 

M 

R 

Ç 

A 

A 

N 

M 

E 

B 

1 

S 

A 

M 

U 

Z 

L 

A 

M 

Ş 

A 

I 

D 

L 

R 

A 

D 

Y 

N 

•A 

T 

S 

A 

H 



SOLDAN SAĞA ı 

Koch basili denilen bir mikroptan 
meydana gelen, daha çok akciğerde; 
hafif ateş yorgunluğu, zayıflama, 
öksürük ve gece terlemesi ile beliren 
ateşli ve bulaşıcı bir hastalık. 2- 
Edime ilimizin bir ilçesi. / Allah 
Teâlâ’ nın sıfatlarından biri. 3- 
Duygu davranış ve hareket 
bakımından ince, zarif, nazik. / dağ 
keçisi. 4- (Tersi); Sıcak yenilen bir 
çeşit peynirli tel kadayıf. / Ced, dede, 
ecdat. 5- Satrançta şah ve kale ile 
yapılan bir oyun. / üzüntülü durum, 
matem. / Gövdesi odunlaşmayan 
küçük bitkilerin tümü. 

6- Türk parasının kısa yazılışı. / Bir 
tartı aleti. 7- Buyruk, ferman. / Yaylı 
demir karyola. 8-/ Bir kimsenin 
malik olduğu şey, varlık./ İslam 
dininde mükellefi şartlarından biri. 

9- Bayındır hale getirme, geliştirme. 

/ Dolaylı anlatım. 10- İki kişi 
arasında yapılan antlaşma 
(sözleşme). / Suçun bağışlanması. 

Hazırlayan: Abdulkadir 
KAYA 6/B Sınıfı 


YUKARIDAN AŞAĞIYA 1- Masalların ve halk hikayelerinin ekseriya başlangıç kısmında söylenen daha çok manasız, ses tekrarlarına 

çokça rastlanan sözler. Aşıklar arasında yarışmalı şiir söyleme. Basma kalıp söz. 2- Resmi kıyafet, asker elbisesi. 3- Meme veya kucak 
çağındaki küçük çocuk. / Kemiklerin içinde yer alan boşlukları dolduran yağlı madde. 4- Namaz çağrısı. / Kimyada kripton 5 un simgesi. / 
Müzikte bir nota 5- Uyku sırasında görülen şey, düş. / Parlak olmayan. 6- Bir bağlaç. / Kötü ur, ölüme sebebiyet bir hastalık. 7- idrar 
yoluyla vücuttan atılan azotlu madde. 8- Çocuk bakıcısı. 9- Fr. Dinlenme salonu. 10- İslam’ın beş şartından bin. / Hattatların kağıt 
cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılan özel bir karışım. 



































































































































Adamın biri gülmüş, karısı da reçel yapmış. 

Adamın biri gülmüş karısıda devetabanı. 

Adamın biri yatmış, karısı da gemi. 

Adamın biri donmuş, karısıda atletmiş. 

Adamın biri salmış, karısıda kayık. 

Adamın biri ateşlenmiş, karısı da üstünde yemek pişirmiş. 

Adamın biri ekmek çarpsın ekmek çarpsın diyormuş ekmek arabası çarpmış. 
Bir adama Kadırgalı Aysel’ i göster demişler, adam da Aycell ’i göstermiş. 
Bir adama “Sen kimsin?” demişler, Adam da “Ben O yum” demiş. 

Sakla samanı, gelir zam anı. 

Sakla samanı, gelir karaborsada yeri. 

Damlaya damlaya muslukçu bayram eder. 

Bülbülü altın kafese koymuşlar, “Ah ne güzel” demiş. 

Gülme komşuna dayak yersin. 

Akıl akıldan akıllıdır. 

Ye büyük lokmayı, doyarsın. 

Ev alma tavuk al. 


• Amasya’da düzenlenen Taekwondo müsabakalarında 
okulumuz öğrencisi Emre DENİZ il birincisi olmuştur. 
Başarılarının devamını dileriz. 

• Okulumuz İlçe düzeyinde düzenlenen 
Bilgi ve Kültür Yarışmasında İlçe 2.si olmuştur. 







AT M 


Nuri ÜSTÜN Ceylan ŞENEL Carer BULUT Habibe YÜKSEL 

• Okulumuz Voleyboltakımı İlçe Üçüncüsü olmuştur. 

• 23 Nisan etkinlikleri okulumuz tarafından düzenlenmiş olup halkın 


beğenisini kazanmıştır. 




İMİNDİR 


^/Cumhuriyetin Sesi 
































TEŞEKKÜR 

Dergimize yapmış olduğu katkılarından dolayı 

Taşova Kaymakamı Sayın Mustafa ÇİT’e 

İlçe Milli Eğitim Müdürü Sayın Hamdi BIYIKLIOGLU’na 

Okulumuz öğretmenlerine , öğrencilerine ve velilerine, 

Ayrıca derginin çıkarılmasını teşvik eden Belevi İlköğretim Okulu Müdürü 

Sayın Abdullah SEÇKİN’e 

TEŞEKKÜR EDERİZ. 



Cumhuriyetin Sesi .29. 



































“KALİTEYİ SEVENE, HESABINI BİLENE” 

Çağpar Caddesi No: 2 Taşova Tel: 312 16 25 - 312 32 48 


" En Güzel Anılarınızın Simgesi" 





Fotokopi - Kamera - Dijital Fotoğraf - Resimli Sünnet Davetiyesi Çekimi 

Müzik CD ve Kaset Çeşitleri 
Tel: 0 358 312 18 39 Fax: 0 358 312 37 56 
Ev : 0 358 312 00 29 Cep: 0 532 410 33 68 


»İLMÎ USTA MUHALİ 


AHMET USTA- AYAKKABICI 
TEL: 312 11 76_TAŞOVA 


(ÖZEM 

DONRAMA VE MOBİLYA ATÖLYESİ 

Her Türlü Doğrama ve Mobilya İtina ile Yapılır. 

TEL:0 358 312 40 89 EV: 312 13 21 San.St 6.Blok No:6 

TAŞOVA 



Atatürk Bulvarı No: 24 TAŞOVA 

TEL-FAKS: 0 358 312 08 84-312 32 39 




m t 



ı 

fflDGMl IMPIUMU 

Tel ve sac kepenk yapılır 

Tel:0358 312 25 66 

Sanayi Sit.5.Blok No:9 TAŞOVA 


OD 


y 


mmam 

Düğün-Nişan ve özel günlerinizde 
Sîzlerle beraber olmaktan gurur duyar 

Tel iş:0358 312 25 69 ev:312 35 39 TAŞOVA 


Ev: 03567158621 ERBAA 
Cep:0542 565 16 61 - 0546 203 83 69 


/£7Dşor Doğrama 

w (HOŞOIR 

TEL: 312 20 51 - 312 23 83 Sanayii Sitesi TAŞOVA 


i mm mm 

Servet ve Tuncay OCAK 
Tel: 312 35 21 Tekel Sk. No: 11 TAŞOVA 


Cumhuriyetin Sesi 








































































































OSMAN ONAT V€ OĞUUAAI 


VİTRA-ÇANAKKALE SERAMİK 
ARTEMA ARMATÖRLERİ 
CAM-AYNA-ISICAM 
SU VE ELEKTRİK MALZEMELERİ 
EZİNÇ GÜNEŞ ENERJİ SİSTEMLERİ 
TEL: 3121078 FAKS: 3122286 
ÇARŞI İÇİ 1 NOLU SOKAK- TAŞOVA 


TÜRKİYE GAZETESİ 
İHLAS EV ALETLERİ 
DAĞITIM PAZARLAMA 
OSMAN GÜRBÜZ 

TELEFAKS:0358/3120679 

EV :0358/3120586 K. Sanatkarlar Sok. 
Cep 10532/6770890 No: 26/A TAŞOVA 

ALÎ AYDIN 

KUYUMCU 

En iyi tasarruf ALTIN' dır. 
Anında Paraya Çevrilir. 

Tel: 3120019 

Belediye Pasajı A Blok 2 TAŞOVA 

‘BOSCOİ T9ÜLITS 

Ziya ‘Kçyyıi’Hcu 
Manifatura—Mobilya — Konfeksiyon 

^gO^yŞahin Bilgi İşlem 

Vedat ŞAHİN 

YAZILIM YE DONANIM HİZMETLERİ 

Tel: (0 358) 312 11 20 Ev: 312 21 32 
Adres:Çarşı içi No: 2 TAŞOVA 

Tel iş: 0 358 312 42 58 Cep: 0 535 446 62 50 

Adres: Çarşı içi 1 Nolu sk. No: 2- C TAŞOVA 

Oier türCü bisiklet tamiri yapı fır 

1. Ve 2. efbisifût bufunur. 

Sidres: (BeCedive cad. !No: 26 İstik 6aC 6a\ii karsısı 

Cep: 0536 632 83 64 TAŞOVA 

Halka hizmet Hakka hizmettir. 

Her türlü gıda maddesi ile hizmetinizdeyiz 

Adres:Yemişen Mah. Cengiz Topel Cad. No:26 

Vlşova 

Cumhuriyetin Sesi ^.|| 





























































SEN EL TİCARET 
Sabrl ve Kadir ŞEN EL 

İrtibat Bürosu Zirai İlaç ve * Zirai İlaç * Sebze Tohumları * Zirai aletleri 

Bizimgaz Bayii * Av Malzemeleri * Av Tüfekleri * MKE Mermi Bayii 

Oteller Cad. No: 9 

Tel:(0358) 312 19 08 - 312 17 49 Cep: (0532) 591 18 30 -(0532) 789 88 95 - (0532) 206 52 83 

Ev: (0358) 312 03 42 - 312 31 89 Oprt. 327 12 65 Fax: (0358) 312 20 15 TAŞOVA 





Kırtasiye Kitap Evi 
Cep Telefonu - Kontür 
Düğün Davetiyesi 
Mustafa & Mehmet DEMİR 



Tel: 0358 312 06 22 Fax: 312 24 92 Adres: Çarşı içi No: 1 TAŞOVA 



Elektrik * Su Malzemeleri ve Tesisatı 


Şaban ŞAHÎN 

Krom Çelik Enerji Sistemleri 




Tel: 0 358 312 15 20 Fax: 312 20 20 Cep: 0 536 357 81 06 ATATÜRK BULVARI BELEDİYE İŞHANI NO:10 TAŞOVA 


Burmak lokantasi 

Rafet Duran ve Mustafa Güven 



TV - Uydu Cihazı - Oto Teybi 
Müzik Seti - VCD 


Tel: 312 11 74 Atatürk Bulvarı No : 16 TAŞOVA 


Montaj,Tamir ve Bakımı Yapılır. 

Tel: 0(358)3123035 Küçük Sanatkarlar Sk. TASOVA 


Mmmeı Veteriner Kliniği 

Haşan Hüseyin Kazancı 

VETERİNER HEKİM 

Aşı, Teşhis, Tedavi, Suni tohumlama, Doğum, İthal 
kedi, Köpek aşısı. Veteriner ilaçları, Yem Katkı 
Maddeleri ve Danışmanlık Hizmetler 


Tel: (0 358) 312 21 58 Ev: 312 30 63 

Cep: 0 532 504 75 97 

Adres: Aytaç Cad. No: 37/A TAŞOVA 

Cumhuriyetin Sesi 



VETERİNER HEKİM 
Mustafa TORUN 

Her türlü hayvan hastalıkları. 


Aşı ve suni tohumlama ile 24 saat 
hizmetinizdedir. 


Tel İş: 312 10 04 Muy:312 32 92 Ev: 312 14 03 
Cep: 0 536 259 13 36 Küçük Sanatkarlar Sk. No: 28/A 


TAŞOVA 











































































































\ F. . 


J^Pip^Br • - 

İİ5-B