Skip to main content

Full text of "2008.05.17 PDF Atatürk İlköğretim Okulu YANKI Dergisi"

See other formats


a/Y/t'les 


///r/7/ 


Taşova AtatürU İlköqRETİM Okulu tasovaataturk.meb.ki2.tr 













Sayın Veliler, Sevgili Öğrenciler; 

Sınav Dergisi Dersaneleri dört temel niteliği ile öne çıkmaktadır. 

1- İLGİYİ VE BİLGİYİ BİRLİKTE SUNAN' ANLAYIŞ. 

2- 'HER DERSTE HER KONUYA ÖZEL' YAKLAŞIM. 

3- 'KAZANDIRAN KUARTET SİSTEMİ'; 

* Tüm Eğitim Sistemini ve yayınlarını İYİ ANLA + İYİ KAVRA + SIK TEKRARLA + SIK UYGULA şeklinde 
formüle edinen 'Kuartet Sistemi'ne göre yapılandırılmış olacaktır. 

4- KALİTESİ TESCİLLİ, GÜVENİLİR VE'ULUSAL BİR MARKA'; 

* 'Türkiye çapında marka olmuş' güçlü güvenilir bir dershane ile hazırlanabilirsiniz.. ________ 



ÇÖZÜ YÜtCSBlCLERPE 
OLANLAR. İÇİN 


ERBAA ■ Cumh. Hah. Erek Cad. Fazilet İş Mrk. Kat: 2-3-4 Tel: (0 356) 715 56 17 efbaasdd@hotmail.com 
TAŞOVA Yeşilırmak Malı. Atatürk Blv. Kat 2-3-4 No: 39 Tel: (0 358)312 36 61 tasovaaoavclefgisidefsanesi@hotmail.cofn 
AMASYA - MXPaşa Cad. Kozlu İş Hanı Kat 1-2 Tel: (0 358) 218 49 57 amasyasmavmeitez@lwJinail.com 
AMASYA -ŞB. Bahçeler# Mah. Miraç Sk. No: 14 Tel: (0358) 218 8912 amasyaanavsube@lntmaU.oofn 
SULUOVA - Oda Mah. Yılmaz İş Nam Kat 2-3-4 Tel: (0 358) 417 39 07 suluovasdd@hotmaa.com 




























ta$#Va atat» iMçmru #i4lu 
ç ALi^MAUAg-i mul &mçm 



&ÜLTLN YAkllfei: 

Mehmet LYYÜP 
(Türkçe öğretmeni) 

YAYIN y<?NetmlNİ 

Mehmet E.YYÜP (Türkçe Ûğri.) 

İİAZIR-LAYAhİLAR 

Mehmet LYYÜP (Türkçe 7ğrt.) 
ÛÇRL.btL'UZ-. 
p. Mehmet YAYA 
Tennur YAPAYIZ 
Meryemnur ÇÛVİÇ^L 
Mette &AYIRTI 
Tuğçe YaN& 7LAT 
Aslıhan YILMAZ 
Lnes 7ZYAYA 
Aysima UÇlxip 
&etül 7NPLR. 

&aşak Yıla YURL 
d?zlem Vj9Ç 
Nagihan ÇtLLİY 
Lmre UE.hJPE.lY 
&atuhan £><5LAT 
&üşra CA&A 

fevzi YÜÇÜY 

Taha TIRLIN 
Neslihan &E.R.&E.R. 

MerVe ÇÛ\C 

fOJOÇZJf 

Mehmet EYYÜP (Türkçe Ûğri) 
£>aşak Yıla YURU 7 /& 
T’ennur YARA<J7Z 7/E> 
Meryemnur ÇÛ\ÛÇQ_ 7/& 

YAZI İNCELLML 

Y. Zeki (JLİLTLYİN (7kul MJ.) 

fatih YAMÇI (MJr.Yrd.) 
Mehmet E.YYÜP (Türkçe. Ûğri.) 
LUf LYYÜP (Türkçe Ûğri.) 





Mehmet LYYÜP 
YadirYAYA 
Muammer Çazelcl 


&asım Yit 2 003 

Emel Ofset Matbaacılık - AMASYA 



«KOI 





























































Üvatjmakant Bey ite (Öğrettcilenmtem ^ittîkşisi 


£/x/ûarı 

İtçe Kaymakamı 


Yankı: 

T aşmadaki eğitim faaliyetleri hakkında neler düşünüyorsunuzP 

| lYaymakam bey: 

Teşekkür ediyorum. 

Eğitime yatınm yapan tüm toplumların, tüm iLçelerin uzun Vadede 
[kazançlı çıktığını hepimiz biliyoruz. Polayısıyla eğitime yatırım yapmak bizim 
■için çek önemLi. Zaten devletin eğitim, sağlık gibi kamu hizmetlerini her 
noktada geliştirmesi gerektiğini düşünmekteyim. O doğrultuda eğitime 
^yapılan yardımların uzun Vadede mutlaka kazançlı, insan kaynağına yapılmış 
'yatırımlar oLduğunu düşünüyorum, örneğin, sizLer bu eğitim-öğretim yılına 
iyeni bir okulda başladınız, bu eğitime yapılmış bir yatırımdır. Paha önce ikili 
eğitim görmekteydiniz; şu an ise tekli eğitim-öğretim görmektesiniz. 
İlYendi okulunuzdasınız.bir çok alanı rahat kullanabiliyorsunuz. 

; Laboratuarlarınız Var, kütüphaneniz Var, başka başka odalarınız Var; birçok 
dersliği kullanabiliyorsunuz. ELğitim noktasında sizin için açık br yatırım 
yapıldığını gözlemleyebiliyoruz, bu boyutta düşününce. Elbette eğitim 
faaliyetleri deyince sadece okul binaLarının yapılması ya da buralarda 
öğretmenler tarafından eğitim-öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirmesinin 
i ötesinde, aslında eğitim-öğretim faaLiyetLerinin insanın hayata hazırlanması 
noktasında değerlendirilmesi Lazım. 5adece siz daha iyi test çözün, daha 
fazla test çözün demenin ötesinde hayata daha iyi hazırlanın, insanLarla 
konuşmalarda daha etkiLi olmayı, daha sosyaL oLmayı öğrenin, hayatı 
öğrenin diye yapıLan faaliyetlerdir. O nedenle hem eğitim-öğretimîn 
\0\L.t)ye hazırlık noktasında, gerek bina oLarak tefrişatında gerekse tüm 
jaktiVıteLerin hayata geçirilmesi noktasında. iLçe merkezi, kasaba Ve okul 
bulunan köyLerimizin faaLiyetLeri devam etmekte. TaşoVa nın son geLinen 
noktada da eğitim durumunun, ben benzer ilçelerle kıyaslandığında iyi 
olduğu kanaatindeyim. Paha da geliştirmemiz gereken yönLerimiz elbette 
Var. Ama içinizden çokları fen Liselerini, anadoLu ö ğrefmen Liselerini, 
îanadolu Liselerini kazanabiliyorlar. Onlar bu aLt yapıya Taşova'da 
^kavuşmuşlardır, iğrenci öğretmen, VeLi boyutuyla Taşova’da böyle bir 
aLt yapı Var ki öğrenciler iyi okuLLarı kazanabiLiyorLar. Tüm bu 
eğitim-öğretim faaliyetleri benzer iLçelerLe kıyaslandığında TaşoVa nın or¬ 
salama oLarak yüksek olduğunu düşünüyorum. 


^ Yankı: 

biz gençlere tavsiyeleriniz nelerdirP 

# kaymakam bey: 

bir kere bu soruda herhalde benim artık genç oLmadığımı çıkartablir 
miyim, bilmiyorum ama! İşin şakası bir tarafa tabii, gençlere başarıları için 
tavsiyelerim şunlar olabilir. Lir kere ben şu kanaatteyim: Lİepimizin benzer 
düşünceleri oLduğunu düşünüyorum, liayat test çözmeye, daha iyi test 
çözmeye, daha hızlı test çözmeye indirgenemeyecek bir şeydir. ELğitim 
-öğretim, gençlere “Paha geniş kapsamLı test çözen, daha fazla test 
çözen, daha iyi net yapan daha başarıLıdır.” anlayışıyla değiL, hayatı 
destekleyecek şekilde oLmaLı. Paha fazla test çözen, tabii ki önemLi bir 
iş yapmıştır; ama sadece bunun olmadığı, mutlaka sosyaL aktivitelerin de 
gerektiğini, mutlaka dünyayı okumayı öğrenmeyi, hayata hazırlanmanın 
gerektiğini de öğrenmelisiniz. Onun için bence başarının en büyük sırrı, bizim 
aLdığımız teorik bilgiLerin uyguLamada bizim işimize ne kadar yaradığıdır . Lir 
şeyi teorik oLarak öğrenip geri atıyorsanız, onu bir süre sonra unutuyor¬ 
sunuz, teorik bilgiLeri hayatta da kullanıyorsanız, onu uygulıyorsanız unut¬ 
muyorsunuz. O sizin için gerçek bir bilgiye dönüşüyor. A>ize bu boyutta en 
büyük tavsiyem gençlerimiz için başarıyı testteki başarıya indirgemeyerek, 
hayatta bunun dışındaki aLanlarda da başarılı olmanın önemli oLduğunu 
bilmelisiniz. MutLaka klasikleri okumanız gerektiği, mutlaka bilgisayar 
okuryazarı olmanız gerektiğini, mutlaka yabancı dilinizin iyi oLması gerektiğini 
bilmek noktasında birtakım gerçekLer de Var Ve dünyayı farklı kaynaklardan 
okumak gerekir. İngilizce biLen ile bilmeyenin bakış açısı farkLıdın çünkü 
dünyada pek çok şey oluyor. Pünyada Türkiye'den başka üLkeler de Var 
Onlan da görmemiz, onLarın da hayat tarzlarını yakalayabilmek için mut¬ 
laka dünya dili biliyor olmamız Lazım. Onun için gençLerin başarısını, ben iyi 
test çözmekle ölçmüyorum. ELvet, iyi test çözün ama kLasikleri okumuş 
olun, başka kitapları okuyun, İngilizceniz iyi obun, insanlarLa iyi diyalog 
kurma beceriniz yüksek obun .-Üayatta başarıLı oLan insanLar için şöyle bir 
şey söyLeniyor. Yirmi beş- otuz yaşlarından sonra başarıLı oLan insanlarda 
eğitim-öğretimin payı, üçte birmiş. 5izler çok iyi test çözebilirsiniz, çok iyi 
eğitim temposu yakaLamış olabilirsiniz; ama insanlarla diyalog 
kuramıyorsanız, insanLarLa ilişkileriniz iyi değibe, iyi cümLeler 
kuramıyorsanız, düşüncelerinizi Ve duygularınızı aktaramıyorsanız, iyi 



















test çözmenizin bir anlamı oLmaz. bunu sosyal diyalogunuzla da 
desteklerseniz, eğitim-öğretimde başarıLı almanızın bir anlamı oLur. ELğitim 
her şey, oturup kaLkmanız. giyinmeniz, davranışınız, üslubunuz, her şeyiniz 
eğitim-öğretimin bir parçası bizler ama başarıyı hatalı olarak şöyle 
değerlendiriyoruz: 30 soruluk bir teste öğrenci Û3 tane net yapıyorsa 
başarılı görüyoruz. Ancak aynı gocuk sokakta çok başarısız davranışlar 
sergileyebiliyor. PolayısıyLa ikisinin örtüşmesine bakmak lazım. InsanlarLa 
iyi ilişkiler kurmalı, kendinizle barışık olmanız Lazım, çevrenizle barışık 
olmanız Lazım, dünyayı iyi anlıyor olmanız Lazım, doğru anLıyor oLmanız Lazım 
Ve onu iyi ifade ediyor oLmanız Lazım. Pilimizin ona yatkın olması gerekir 
diye düşünüyorum. Or\ un için öğrencilerimize tavsiyem: eğitim-öğretimi 
sadece test oLarak algıLamamaLarı, sosyal faaliyetlerini geliştirmeleri, iyi 
bir biLgisayar okur yazarı oLmaLarı jfade yeteneklerinin Ve yabancı diLLerînin 
iyi oLması, kitap okumaları gerektiğini biLmeleri. 


&Y anki: 

pu an yaptığınız meslek idealinizdeki mesLek midir? 
m kaymakam 3ey. 

3u soruyu cevaplandırmak benim için çok koLay oLacak. ELvet, kaymakLık 
idealimdeki meslekti. Ankara Siyasalı kaymakam olmak için kazanmıştım. 
Çok şükür kaymakam oLdum. benim ideaLimdeki mesLekti Ve ben idealim¬ 
deki mesleği yapmaktan çok mutLuyum. bu da çok önemLi bir şeydir; insan¬ 
lar sevdikleri şeyleri yapmalıdırlar, insanlar sevdikLeri mesleği yaparlarsa 
daha başarıLı oLurLar: ona yatkındırlar çünkü, klaymakam oLamasaydım çok 
üzüLürdüm, çok şükür kaymakam oldum, klaymakam oLamasaydım, bir gün 
bu mesleği mutlaka özLerdim. 

J^Yanki: 

Peki kaymakam olmanızı isteyen ya da yol gösteren birileri oLdu mu? 
m klaymakam bey: 

belki şöyLe söyleyebîLirim. PevLet memuru kökenli bir aiLeden geli¬ 
yorum. babam da bir kamu bürokratı, bürokraside çalışan birisi. PolayısıyLa 
belki ondan aldığımız tecrübe, birikim ondan aLdığımız aile ortamı etkili 
oLmuştur. babam, mülkiyeyi yani Ankara Siyasalı okumamı çok istedi 
çünkü iyi bir bürokrat okuLudur ben de onun için okudum. 


Uaairanür, f, tyâmd kİÂYA. âBCArA (7/&) Tuğ& kM^ÛLAJ (6/b) 


HsY anki: 

PeğerLi Vakitlerinizi ayırdığınız için çok teşekkür ediyoruz. 


4 1 klaymakam bey: 


ben teşekkür ediyorum, çalışmalarınızda başarılar diLiyorum. Çok 
test çözmenizi testLerde başarılı oLmanızı aynı zamanda mutLaka 
klasikLeri okumanızı, iyi bir biLgisayar okur-yazarı olmanızı Ve yabancı diL- 
inizi güçlendirmenizi tavsiye ediyorum. tlaberLeri sadece birkaç tene ka¬ 
naldan okumak, dinlemek yerine pek çok kanalı okumalısınız bbC’den 
haber okumalısınız,. ulusaL portaLlardan, yerel portallardan da 
okumaLısınız. bunların hepsi çok önemLi. badece bir yerden 
beslendiğiniz zaman hayatı anlayamıyorsunuz, onun için dünya çapında 
olmaya çalışın. Pünyayı kavramaya çalışın. Unutmayın ki dünyada 
Taşova’dan başka, Türkiye'den başka yerLer de Var; başka yaşamlar, 
başka tarzlar Var. bunLarın hepsine alışık oLmanız, hepsini görmeniz Ve 
dünya çapında şeyler yapmanız Lazım. Umuyorum ki hepiniz çok büyük 
konumLara geleceksiniz, çok iyi meslekLer edineceksiniz Ve dönüp 
geriye baktığınız da başarılarınızın bir kısmını mutLaka çok çaLışmaya, 
eğitim-öğretim hayatınıza ama geri kaLanının da iyi insan ilişkilerinize 
borçlu olduğunuzu anlayacaksınız. Onun için sosyal diyalogunuzu 
güçLendirin Ve çok çalışın diyorum. Çok teşekkür ediyorum. 



























Yankı: 

_ 5ayın İlçe K/JiLLi ELğitim Müdürüm tizler sizi tanıyoruz ama okuyucularımız 
için kısaca kendinizi tanıtır mısınız^ 


AR ATA30Y-. 


. 1956 yılında Ankara’nın famlıdere İlçesinde doğdum. İlkokulu 
Çanrhdere de, ortaokuL Ve lise öğrenimimi Ankara’da tamamladıktan sonra 
1965 yılında Erzurum Atatürk Üniversitesi İktisadi Ve idari 5ilimler 
fakültesinden İşletme bölümünden mezun oldum. Üniversite öğrenimi 
müteakip bir müddet IVjfiLî Lgitim bakanlığı merkez teşkilatında idari 
görevlerde çalıştım. Ankara’nın Altındağ Ve Mamak ilçelerinde öğretmenlik 
yaptım Ve okul yöneticiliği görevlerinde buLundum. Van'ın Muradiye ilçesinde 
Ve löonya nın külü ilçesinde İlçe IVjîLLî E_ğitim Şube Müdürü olarak görev 
yaptım 21 Temmuz 2 00A tarihinde Taşova İLçe K/jLLi ELğitim Müdürlüğü 
görevine atandım Ve bildiğiniz gibi halen bu görevimi sürdürmekteyim. 

I 

Yankı: 

bir eğitimci olarak öğretmenlik mesLeği hakkındaki düşüncelerinizi 
bizlerle paylaşır mısınız? 


I A EL ATA5CY 

Yeryüzünde topLumsal hayatın başlamasıyla birlikte öğrenme-öğretme 
sürecine bağLı insan ilişkilerinin de Var olduğu kabul edilirse öğretmenlik 
mesleğinin tarihinin insanlık tarihi kadar eski oLduğu görülür. Ayrıca 
öğretmenlik mesLeği insanLık tarihi boyunca en çok itibar ediLen Ve topLum 
nezdinde en çok saygı duyuLan mesLekLerin başında gelmiştir ÖzeLLikLe 
Türk tarihi bu anlamda güzeL örneklerle doludur Yükselme PeVri’nin ünLü 
padişahı f^atih A>uLtan Mehmet bocalama saygı gösterir Ve çok değer 
Verirdi, bir at koşusu sırasında hocası Akşemsettin’in atının ayağından 
eLbisesine çamur sıçraması nedeniyle, hocasının telaşa kapıLdığını gören 
fatih Tİocam üzülmeyiniz, sizin atınızın ayağından sıçrayan çamur benim 
eLbisemin süsüdür ” diyerek iltifat etmiştir Cumhuriyetimizin kurucusu 
büyük devLet adamı başöğretmen î/|ustafa löemal Atatürk de “MiLL^tLeri 
kurtaracak olanlar yaLnız Ve ancak öğretmenlerdir" Ve "öğretmenler yeni 
nesil sîz¬ 
lerin eseri olacaktır” gibi Veciz sözLeriyle miLLetLerin millet oLmasında 
öğretmenlerin ne kadar hayati bir öneme sahip oLdukLarını dile getirmiştir. 
Öğretmenlik, her şeyden önce bir fedakarlık mesLeğidir. Öğretmen: 
toplumu iyiye, güzeLe Ve doğruya yönLendiren, yarınlarımızı emanet 
edeceğimiz çocuklarımızı yetiştiren Ve şekiL Verendir, bu yüzden 
öğretmeni muma benzetirLer. O , çevresini aydınlatırken kendbi de bir mum 
gibi yavaş yavaş erir. Ancak, o bundan üzüntü duymaz, mutLuluk duyar 
Ç ünkü kendi VarLığından çok, yükLendiği görevin büyükLüğünü Ve önemini 
düşünür, bu düşünceyle hizmet Verdiği için de saygı değer bir meslektir. 


Yankı: 

Taşova’nın eğitim-öğretimdeki yeri Ve başarı durumunu değerlendirir 
misiniz? 

A R. ATA5ÖY: I 

. ■ ■ 1 ; 

dizleri ayrıntılı istatistiki rakamlara boğmadan geneL bir değerlendirme 

yapacak olursam, TaşoVa’nın eğitim öğretimdeki yeri Ve durumunun eşdeğer 
yerleşim birimleriyim karşılaştırıldığında iyi bir yerde olduğunu soyleyebiLirim.. 
İLçemîzde halen 1 okulöncesi eğitim kurumu, 32 ilköğretim kurumu, 5 orta I 
dereceLî okul, 1 -Ualk ELğrtimi Merkezi Ve I Öğretmenevi olmak üzere 
topLam AO okul Ve kurum bulunmaktadır bu okul Ve kurumlarda AöO 
eğitim öğretim eLemanı Ve 1 00 diğer personeL olmak üzere 300 eğitim 
çaLışanıyla 6 OOO öğrenciyle birlikte yaygın eğitim faaliyetlerinden 
yararlanan Vatandaşlarımıza, eğitim öğretim hizmeti sunmaktayız. Okul Ve 
kumullarımızda fiziksel yapı, eğitim materyali Ve donanım bakımından kayda 
değer bir sorun bulunmamaktadır ÖzeLLikle iLköğretimde ilimiz genelinde Ve 
diğer ilçeLere nazaran iyi bir yerde olduğumuzu ifade etmeliyim, bu anLamda 
son üç yıl için bir değerlendirme yapacak oLursam ilköğretimden mezun olan 
öğrencilerimizin 2003 yıLında %3~Js\, 2006 yıLında %A2’s\ Ve 2 007 
yılında da %AS i sınavla geçiş yapıLan okullara kayıt hakkı kazanmıştır, 
bunların içinde küçümsenmeyecek oranda fen lisesi, anadolu öğretmen 
lisesi Ve anadolu Lisesine kayıt yaptıran öğrencilerimiz oLmuştur bu 
oranLara göre son üç yıl içinde iLimiz geneli itibariyLe ilköğretim 0\At> 
sınavlarında Merzifon’dan sonra ikinci sırada yer aLmaktayız. bu sene Ana- ] 
doLu Lisemiz iLk kez mezun Verecek Ve dolayısıyLa Ööö sınavLarını | 
müte-akip aLacağımız sonuçLar iLçemizin ortaöğretim başarı durumu hakkında | 
da genel bir fikir Verecektir. Ayrıca, biLdiğiniz gibi geçtiğimiz yıLLarda gerek | 
ilköğretimde gerekse orta dereceLî okuLLarımızda kültürel faaliyetlerde Ve j \ 
proje yarışmalarında da çok güzel sonuçLar aldık, inşaLlah bu sene de güzeL j 
sonuçlar alacağımıza inanıyorum. İLçemizin eğitim öğretimdeki bu durumu f 
bizim kurumsal motivasyonumuzu artırmakta, dolayısıyla hep birlikte nice | 
güzel başarılara imza atacağımızı ümit ediyorum. 

Yankı: 

^>air Ve edebiyatçı kişiliğinizle de tanınıyorsunuz, şiirLe ilginiz ne zaman 
başladı? -Uangi şairleri beğeniyorsunuz? 

A R ATA5ÖY 

İlkokul öğrenciLiği yıLLarımdan beri kitap okuma aLışkanLığı oLan birisiyim. ; \ 
-Ualen hemen hemen her gün mutlaka bir şeyLer okurum. Şiiri çocukLuk î 
yıLLarımdan beri sevdiğimi söyleyebilirim. Paha iLkokuLdayken ders 
kitaplarımızda yer alan Orhan Veli iöanık, Cahit 6ıtkı Tarancı, Arif Nihat 




















Asya, K/j^hmet ELmtn Yurdakul, Lrhan ^>aik Çâkyay gibi birçok şairin 
şirL^rinî sekerek okuduğumu Ve eterlediğimi hatırlıyorum. O gün bugün 
şîir benim için bir yaşam tarzı oLmuştur diyebilirim, şiir okumadığım bir gün 
olmaz desem abartı yapmış oLmam sanıyorum. <^enel oLarak şu tarz 
şiirleri Veya şu şairleri severim gibi bir ayrım yapmam. Vaktim elverdikçe 
her tür şiiri Ve her şairi okumaya çalışırım. Lise Ve üniversite öğrenciliğim 
yıllarında beLirtiğim şairlerin yanı sıra Ziya Paşa. Namık l4emal. Necip 
Fazıl klısakürek. Yahya iZemal beyatlı. Ahmet JJaşim. faruk Nafiz 
TarrıLıbeL. Atıan A>eyfı Lrhon, A>ezai klarakoç. Ahmet N/|uhip Dıranas. 
Ziya #sman öaba, Lahit klülebi. tlüseyin Nihal Atsız. Abdurrahim 
klarakoç. YaVuz bülent bakiler gibi şairlerin şiirlerini okudum. Lİalen bu 
şairleri Ve şiirlerini severek okurum, (günümüzün ünlü şairlerinden Nurullah 
Çençh şiirlerini de beğenerek severek okurum, klendisi aynı zamanda 
faküLteden sınıf arkadaşımdır, ancak o yıllarda gerek kişiseL olarak 
gerekse şiir Ve edebiyat anlamında kendisiyle yakın dostluğumuz oLmadı. 
İlk kez şiir yazmaya 198 O Ve müteakip yıLLarda ELrzurum'da üniversite 
öğrencisi olarak bulunduğum dönemde başladım. bu yıllarda yazdığım bazı 
şiirlerim Ahmet kLabaklı’nın Türk ELdebiyatı Dergisi başta olmak üzere 
bazı ulusal Ve yerel yayın organLarında yayımlandı, bunun üzerine 
fakültede arkadaşLarım arasında "şair" olarak anılmaya başladım &u durum 
bana büyük mutluLuk Vermiştir Ve şiir yoLundaki cesaretimi artırmıştır.&u 
döneme ait kayıtlı bulunan eLli civarında şiirim bulunmaktadır. Üniversiteyi 
bitirdikten sonra memleketim Ankara'ya döndüm. Ankara'da bulunduğum 
yıllarda yazdığım şiirlerin sayısı bir elin parmakları sayısı kadardır 
Taşova da göreve başladıktan sonra geçen bu üç yıllık süre içende birçok 
ŞÜr yazdım başta bu yöreyi anlatan Ycşilırmak Türküsü, boraboy ^>iiri, 
Yalıboyu ELvLeri. öobngen Şehitleri ^>ahin Yaylası, perhat gibi şiirlerimin 
yanı sıra yazdığım şiirleri arrtolojicom kültür Ve sanat portalfnda 
yayımladım. Üatta bu site bünyesinde ‘Ycşilırmak 4>ir Vadi Cfrubu” adında 
eğitim, edebiyat Ve şiir alanında faaLiyet göstermek üzere bir grup kurdum. 
&u grubun şu anda üLkemîz genelinden şair Ve şirseVerLerden oluşan 
200 civarında üyesi bulunmaktadır grubumuzun birinci kuruluş ytLdönümü 
oLan 11-12 l\/|ayıs 200~/ tarihlerinde boraboy ^iir ELtkinliğf adında bir 
program düzenLedik. grubumuz üyesi altmış kadar şair dostumuzu 
Taşova’ya daVet ederek Amasya’yı Ve bu yöredeki tarihi Ve tabiat 
güzelliklerini görmelerini sağladık. J-lafızalarda unutulmayacak anılar Ve 
güzellikler bırakan bir program oldu. İnşallah elimizde oLmayan 
nedenlerden kaynaklanan bir engeL oLmazsa bu sene de İkincisini 
düzenlemeyi ümit ediyoruz 

YANl4l_ ' 

&ir eğitim yöneticisi Ve bir öğretmen oLarak biz gençlere neler 
önerirsinizP 

A. R. ATÂĞÛY: 

iler anLamda her şeyin hızLa Ve sürekli değiştiği bir çağda 
yaşıyoruzLzeLLikle dünyada Ve üLkemizde baş döndürücü bir hızla geLişen 
bilişim teknolojisi sayesinde bir taraftan hayat kolaylaşırken bir taraftan 
da karmaşık bir hal almıştır. Adeta toplu iğne ucu kadar bir meteryaLe pek 
çok biLgiyi sığdırma Ve kulLanma imkanları gelişmiştir. Dolayısıyla artık yeni 
nesLin eskisi gibi biLgiyi öğrenip ezberLeme yerine, öğrenmeyi Öğrenme Ve 
biLgiyi kulLanma becerisini geliştirmesi gerekiyor, küsacası çağın 
gerektirdiği bilgi donanımına Ve biLgiyi kuLLanma becerisine sahip 
oLmayanLarın bir meslek sahibi oLması Ve hayatını kazanma şansı yok gibidir, 
günümüz gençlerinin öncelikLe düzenLi Ve metotLu bin eğitim öğretim 
sürecinden geçirilmeleri önceLîkLi Ve önemLi bir konudur. PolayısıyLa eğitim 
öğretim imkanlarından yararlanmak, istendik daVranışLarı kazanabilmek için 
de eğitim öğretim süreci içerisinde başarılı olmak gerekiyor, başarının 
yoLu da şüphesiz çok çaLışmaktan geçmektedir. İLeride "keşke" dememek 


için bu günlerin kıymetini iyi bilmeniz Ve sizlere sunulan imkanları ve 
fırsatları çok iyi şekiLde değerlendirmeniz gerekmektedir klendinize, 
ailenize Ve içinde yaşadığınız topluma yararlı olmak istiyorsanız, sîzlere 
çok çaLışmayı Ve başarılı olmayı öneririm, göreceksiniz ki gerisi kendiliğinden 
gelecektir. 

YANkİ! bakanlığımızın Ve İlçe N/jiLLi ELğitim K/|üdürLüğümüzün yeni 
projeleri Var mıP 

Çüzel Ve önemLi bir soru, teşekkür ederim, 
geçtiğimiz yıLLarda bakanlığımızın başLatmış olduğu okuLlara \00 temel 
eserin kazandırılması ve öğrencilerimize okuma aLışkanLığı kazandırma 
yoLundaki çalışmalar devam ediyor, bu sene öayın Cumhurbaşkanımızın 
himayelerinde Türkiye Okuyor’ kampanyası Ve yine A>ayın Valimizin 
önderliğinde 'Okuyan Amasya" kampanyaları başlatılmıştır, bu 
kampanyalarla Öğrencilerimizin ders kitaplarının dışındaki özgün eserLeri 
okuma alışkanlıkları edinmelerini sağlama amaçlanmıştır. Çerek bu 
kampanyaLar kapsamında gerekse biz eğitimcilerin özel çabalarıyla bu 
yönde de başarılı çalışmalar yapacağımıza Ve güzeL sonuçlar alacağımıza 
inanıyorum. Ayrıca yukarıda da değindiğim gibi ilköğretim Ve orta dereceli 
okullarımızda eğitim öğretim gören öğrencilerimizin bilimsel proje üretme 
çalışmalarına da İLçe ÎV)iLLi ELğitim (vjüdürlüğü olarak gereken desteği Ve 
imkanları sunmaktayız.^eçtiğimiz yıllarda olduğu gibi önümüzdeki 
dönemLerde, yıllarda da bu yöndeki çaLışmaLarımızın semeresini alacağımızı 
ümit ediyoruz.. -Uep birlikte güzel projelere Ve güzel başarılara imza 
atacağız. 

YANkÛ _ L>ayın İLçe {VjilLi ELğitim K/(üdürüm değerLı dakikalarınızı bizlere 
ayırdığınız için teşekkür ederiz. 

f ben de sîzlere teşekkür ediyorum. ELğitim öğretim 
çalışmalarınızda Ve hayatınızda başariar dtiyorum 



OSJiJ 


4 


J 




















1) Öğretmen öLmak nasıl bir duygudurP Ayrıca şu an hem öğretmen hem de 
yöneticisiniz. 6iz hangi görevinizi daha çök seViyörsunuzP 

öğretmenlik tadılması gereken duyguların en güzeLidir. föcukları sevmeyen, 
seVemeyen insanlar öğretmenlik mesLeğini yapamazlar. Öğretmenlik mes¬ 
leğini yıLLarca yurdumuzun dört bîr köşesinde severek yaptım..4>imdi ise ida¬ 
reci ölmam nedeni ile tüm öğrencilerimle, öğretmenlerimle Ve diğer persö- 
neLLe örnek bir ökul öLup, başarıyı yakalamak zörundayız... 

2) Atatürk İLköğretim ökulu sizde nasıl bir izlenim yaratıyör^ 

Atatürk İlköğretim ökuLu bana çöcukluğumdaki Atatürk İLkökulu’nu hatırLatı- 
yör. 1969-1974 yıLLarında Atatürk İLkökuLu ndan mezun öLdum. OkuLum 0 
yıLLarda ilçemizin güzide ökuLuydu, ^>imdi de hala bu özelliğini körumaktadır. 
Atatürk İO.O’nda idareci ölarak görev yapmak bana ayrı bir mutluluk Vermek¬ 
tedir. 

3) Okulumuz hakkında pröjeleriniz Var mıP 

ökulumuz hakkında bir çök pröjemiz Var 3u pröjeLerimİzden ilki, önümüzdeki 
yıLLarda öğrencilerimizin önlük Ve diğer kıyafetlerini ökul-aİle birliği kanalıyLa 
değiştirerek, yeni kıyafetlerle eğitim-öğretime devam etmesini sağlaya¬ 
cağız. Matematik Ve fen aLanlarında pröje, spör, şiir, resim vb diğer yarış¬ 
malara katılarak da başarılarımızı arttıracağız.Okul çevresini daha mödern bir 
haLe getirmek için çalışmaktayız 

4) Okulumuzun öğrencilerinden memnun musunuzP 

ELğitim aiLede başlar, ökulda deVam eder. Atatürk İLköğretim OkuLu öğrenci 
pröfıLi çök farklıdır. Ayrıca öğrenci VeULerİmizde çöcukLarının eğitimine çök 
önem Vermektedir. 3izim amacımız tüm öğrencilerimizin töpluma yararlı iyi 
birer insan öLmalarını sağlamaktır. 

3) Okulumuz öğrencilerinden beklentileriniz Var mı. Varsa neLerdirP 

OkuLumuz öğrenciLeri töpluma örnek ölacak davranışlar sergilemeli, pLanlı 
düzenLi Ve çök çalışarak başarılarını arttırmak, böL böl kitap ökumalıdırlar, 
böş zamanlarını en iyi bir şekiLde çeşitli etkinLiklerLe değerLendirmeLiler 

6) 3izce ökulumuzda eksiklikler Var mıP 

3iz ökulumuzun çeVresiyLe, yeni binasıyla örnek bir ökul öLması için çalış¬ 
maktayız. 2. kademede dersLik sistemine geçilmesi düşünülmektedir..OkuLu¬ 


muzun mödern bir kütüphaneye Ve çök amaçLı bir salöna ihtiyacı Vardır.”ELğitim 
İçin 3ir Işık da S\z OLun. ‘ kampanyasıyla l6 dersliğe pröjeksiyön makineLeri 
kazandırmak istedik Ve ökul aile birLiği başkanımız sayın Ali Rjza A^l^ 
3eyin çabaları Ve duyarLı halkımızın katkıLarıyla çök önemLi yöl katettik. 
Ayrıca yeni bilgisayarlar, fötököpi makinası, öptik ökuyucu Ve çeşitLi ders 
araç gereçlerine ihtiyacımız bulunmaktaydı, puanda bu ihtiyaçlarımızı önemLi 
4.çüde karşıladık. 

7) OkuLumuzun adı gibi öğrencilerinizin Qaz\ Mustafa klemal Atatürk gibi bu 
dünyada başarılı ölacağına inanıyör musunuzP 

Öğrencilerimizin üLkemizde Ve dünyada başarılı ölan Çaz\ Mustafa 4emaL 
Atatürk'ün çizdiği yölda devam ettikçe başarılı öLacaklarına inanıyörum. 

8) M^sLek hayatınızda bu zamana kadar mezun ölan öğrencilerinizden iş sa¬ 
hibi öLup Ve ziyarete geLen öğrencileriniz Var mı. Varsa nasıl bir duygudurP 

YıLLarca önce ökuttuğum öğrencilerimin bazıları zaman zaman beni 
ziyaret etmekte, teLefönLa aramaktadır. 3u ziyaretlerden çök memnun ölüp, 
öğrenciLerimLe gurur duyuyör, önların başarılarını gördükçe çök mutLu öluyö- 
rum. 

9) M^Lek hayatınızda ilerLemeyi düşünüyör musunuzP 

ELvet, şu anda benim unvanım: Uzman öğretmen, OkuL Müdürü 3>alİh Zeki 
CjüLtekin. Önümüzdeki yıLLarda yapılacak öLan başöğretmenlik sınavlarına 
girip ,kazanarak başöğretmen ölmak istiyörum. 

10) OkuLumuzun yeni fiziki yapısından memnun musunuzP 

£|enelde memnunuz. Fakat ökul binasının fiziki yapısında görüLen eksiklikler 
zaman zaman ilgili makamlara bildiriLerek, eksikliklerin giderilmesi için çalışıl¬ 
maktadır.. 

3izimle röpörtaj yaptığınız için teşekkür ederiz.. 

3en de sîzlere teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar diLerim... 


osaua 


5 


jJazırLayarıLar: Vergi Çalışma Çrubu 

















fÎV* oca şairi tanıyanlar onun için "Posdoğru yaşayan biriydi.” derler. 
j ".Y\ Çerçekten Akif in bütün hayatı bu birkaç sözcük üstüne kuruludur. 
Lğiüp büküLmek onun kişiliğinin \le sanatının harcı değildir.Ç ünkü onun 
beğendiği tek şey dürüstlüktür “Çudur cihanda benim en beğendiğim mes¬ 
lek/ A>özüm odu n gibi olsun, hakikat olsun tek.” mısraları üzerine sanatını 
Ve kişiliğini inşa etmiştir, fiakikat uçruna hayatını adayan şair, samimiyet¬ 
sizliğe şahsiyetsizliğe Ve en çek da taklide karşıdır MüteVaziliğin, hoş¬ 
görünün abidesi resmine ne zaman baksam insanlığımdan utandığım koca 
şair, her ne kadar “Ağlarım, ağlatamam hissederim söyleyemem/ Pili 
yek kalbimin ondan ne kadar bizarım” dese de bu enun tevazu sahibi kişi¬ 
liğinin tezahürüdür jJayatını eserlerini ekuyan herkeste hüzün bulutları 
Ve hisli bir yüreğin sancılarını bırakacaktır 


6 oğuk bir kış gecesi, yelda gördüğü bir yeksula üzerindeki palteyu 
Veren, gecenin ayazında üşüyerek evinin yolum tutan Akif beş yüz Lira 
edüLü. cebindeki iki Lira ödünç paraya bakmadan ” N/atan için parala yaz¬ 
mam” diyerek reddedecektir Yarışmaya katılmış elan şiir sahipleri gerek 
Anadolu’yu gerekse özgürlüğün ne demek olduğunu Akif kadar bileme¬ 
dikleri için esreleri beğenilmeyecektir. Ömrü halkına umut Ve inanç Ver¬ 
mekle geçen Akif, şehir şehir dolaşarak halkı kurtuLuşa, mücadeleye ça¬ 
ğıracak. Yorgun Ve yoksul bir halka yaşama arzusu aşılayan Akif büyük 
bir milletin özgürlük marşım karşıLıksız yazacaktır. Safahatına almadığı 
İstiklal Marşı için “O, benim değil milletimindir” diyecek Ve istese de 
tekrardan böyle bir eser yazamayacağını da itiraf edecektir İstikLal 
Marşı nı o dönemin havası içerisinde kalemiyle değiL yüreğiyle yazmıştır. 

Akifin şiirlerinde kendisiyle ilgili bir meseleyi, sıkıntıyı, aşkı göremez¬ 
siniz. O yalnızca mîlletinin derdiyle dertLenmiş, ömrünü halkın sorunlarına 
eğilmekLe tüketmiştir. (Planı olduğu gibi görüp, gördüğünü olduğu gibi 
anlatan Akif bir filozof edasıyLa sorunlar üzerinde kafa yormuş; çözüm 
yolları sunmuştur Uzun solukLu manzum hikayelerinde bazen onu bir kür¬ 
süde bazen yoksul bir evde ya da alalade bir yerde bulursunuz.LisLup kay¬ 
gısından uzak oLan Akif bütün oLayları kahramanlarının ağzıyLa anlatır 
Akifin tek gayesi cahillikLe, bağnazLıkla, eğitim Ve bilim teknik eksik¬ 
liğiyle mücadeledir O hep iyinin faydaLının peşindedir. Çalışmayan miskin 
insanları sevmez “Pünya uyanıkken uyumak maskaralıktır ” diyen şair 
Üç-beş aLrnn değil bütün bir halkın üretmesini istemektedir. “ELy. bütün 
dünya Ve mafika ayaktayken, yatan! / Leş misin, daVranmıyorsunP &ari 
Allah'tan utan.” uyarıları Ve yalvarışı hep milleti içindir. Pmrünü sadece 
nutuk atmakla geçiren, özgürLükten Ve mücadeleden nasibini almayanlara 
"Sahipsiz olan memleketin batması haktır/ Sen sahip olursan bu Vatan 
batmayacaktır” diyerek haykırmaktadır.. 



Akif idaalize ettiği gençLiği Safahat'ında “Asım” bölümünde anlatır. 

V ücuduyLa, kafasıyLa kuVVetLi, ahlaklı Ve müsbet iLim sahibi bir genç tip! 
çizmiştir Modern ilimleri öğrenip ülkesinde tatbik etsin diye Asım’s Av- 
rupaya gönderir. Çünkü her ne kadar ÇanakkaLe de bu gençlik kahramanlığı 
ile destanlar yazsa da ilerLemek için teknik Ve iLim şarttır. Çünkü Akif, 
ahlak, ilim Ve fenni hep beraber yürütür Ladin Ve aiLe konularında çağından 
oldukça ileride, modern düşüncelere sahip oLan Akif “ Senin karım dediğin 
adeta pabuç gibidir/ &iraz Vakit taşınır, sonradan değiştirilir.” düşüncesiyle 
hep mücadele etmiş "köse İmam” adlı manzum hikayesinde eşini döven ve 
boşanmak için gelen adamı, şiirinde azarlar. Adamm “keyfim ister döverim 
sen diyemezsin dövme &u tecavüz sayılır doğrusu haysiyetime'sözLerine 
- fJangi haysiyetin oğlum, o da Varmış demek” diyen şair, böyle tipleri haysi¬ 
yetsizlikle İtham eder.Sosyal hayatta, kadına saygın bir yer veritmesiıi iste¬ 
yen Akif çok eşliliğe Ve kadının erkekten aşağı düşünülmesine karşı çıkmış- 
tır.Zulme Ve zalime hep karşı koyan Akif ömrünün hiçbir döneminde güçlüden 
yana olmamıştır “Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem” diyen Akif 
mütavazı görünüşüne aldananLan da “ Yumuşak huylu isem kim demiş uysal 
koyunum/ kesilir belki fakat çekmeye gelmez boynurrfdiyerek uyarmıştır 
Çerektiğinde “Cehennem olsa gelen göğsünde söndürecektir, kişiliğinin bir 
başka tezahürünü Seyfı &aba’ adlı şirinde bulmaktayız. Yaşlı Ve yoksul 
Seyfi &abaya yardım etmek isteyen ama parasızlığın, mahcupluğunu Ve acısını 
da içinde duyan bir yakanşla " Ya hamiyyetsiz olaydım ya param oLsa idi” 
diyen de odur ilalihazırda bu düşünceye sahip kaç kişi Vardır bu da bir muam¬ 
madır tabii. YönetenLere Ve adalet mercilerine seslenen Akif, yönetenlerin 
her daim halkı gözetmesini istemiş, “kocakarı Ve Örn erde bu konuyu işleyen 
Akif yönetenleri uyanık olmaya Ve adeLeti sağlamaya davet etmiştir, 
“kenarı Picle'de bir kurt aşırsa bir koyunu 
Çelir de adl-i ILahi sorar Ömer'den onu” 


kişiliğini Ve bir küLtür hâzinesi 6afahat'ını anlatmaya elbette kudretim yet¬ 
meyecektir CöyLedikLerim hep söyleyecekLerimin müsveddesi oLarak ka¬ 
pçaktır Çünkü kelimelere sığmayan yürekler Vardır, yalnızca hissedilebîLen. 
■Üayatı boyunca onurlu, duyarLı Ve yoksul kalan şairi azami rahmet Ve saygıyla 
anıyorum, koca şair, gün gelip de toprağa karışacak olan bedeninin toprağa 
dayalı mezar taşına, şu dörtLüğün yazıLmasını isteyecektir; 


Toprakta gezen gdgeme teprak çekilince 
günler şu heyulayı da er geç silecektir 
JZahmetLe anılmak ebediyet budbr amma 
5essiz yaşadım kim beni nerden bilecektir?" 


























;Ü ; 




RMRSVR*DR G€NC OLMRK 


Duygu HOVUNCU 


VT "• : 






l4ış ayLarının tenha sabahlarında içimdeki kaLabaLıkLa uyanıyorum.^ökyüzünün ısüğıyla yaprakların yüzLerindeki kariann heyecanla bir yana 
dağılıp erimelerini izliyorum. Camın buğulanan yüzünden sîUbildtğim kadarı gözleme okuLun aydınlık duvariannı çiziyor. 

ELvlerin göLgelerini izLerken ırmak kenarında anların hafif su daLgaLanyla kaybolması geç kaLdığımı anımsatıyor bana. ilızU hızlı yürüdüğüm 
yollan ayaklarımla dağıtıyorum. Ebazen bir toz buLutuyla irkiliyorum. 

Sabah sessizliği dağılmamış uykumu perçinliyor sanki. Yolları kaplamış kar tanesi eğlencem oluyor. l4arın eğLencesi okuLa giden adımLanmı 
hızlandırıyor. Mevsimler boyuyor Amasya’yı güzelliğiyle. Sonra öğrenciliğimi buluyorum bu güzellikte. 

AğaçLarın koyu su damlalannın sarkıttığı saçlarım yaz günlerinin kokusunu duyumsatıyor.Ebiraz yaz geLse ama biraz; okulLann tatile kucak 
açmasının biraz öncesinde, dnümde duran bu okuL kapısında yaşadıkLanmı anımsıyorum. Arkadaşlarımı, öğretmenlerimi, derslerimi. sıkıLmalanmı, 
kızmalarımı, geleceğimi... düşLerimin yolunun bu okuldan geçtiğini düşünüyorum. Ebazen özlediğim bazen gitmek istemediğim okuLum. 

öğrencilik yorucudur aslında. İki seçenek arasında kaLmak. Poğru yerine yanLışı seçmek. ELn zor anımda Amasya nın üstünde kabaran beyaz 
buLutLannı dinLerim. Nereye gitmem gerektiğini gösterir bana. 

Persler öğrenciliğin en büyük yüküdür. AşıLmayı bekleyen hedefler Vardır, &u hedefler uğruna hızLı hızLı koşmak, biraz yorulmak , biraz 
mutLuLuk, biraz korku... klendi içinde büyük savaşlar veren sınavlara girmek. ĞjeLecek, gelecek, gelecek ... 

Sıkıldığım ders saatlerinde gün sonunu düşünürüm. İrmak taşladığım bankı, eLma şekeri aldığım köşedeki büfeyi. Ama beLki de gün sonu 
gelince Amasya’nın karanbğı içinde okuLumu özlerim. Sokakların siyaha büründüğü zamanlarda ödev telaşı kaplar beni. Tüm dikkatimi 
toplamışken ancak saatin sesi anlatır bana zamanın nasıL akıp geçtiğini. 


V * 


IBi 

9 ^ • ^ 


gecenin karanlığı Vururken ırmağa, kayalara, arkadaşlarımın, öğretmenlerimin herkesin derin bir 
uykuda oLduğunu düşünürüm £>azen yıldızlar olmaz gökyüzünde. Bazen ise gelir aydınlatır 
Amasya sokaklarını. 

(gökyüzü çöker dizLerinin üstüne,okşar başımı.. Çeçen günü içten içe özLetir bana. 
Yeşil, beyaz, pembe ... iler rengi ayrı güzellikle yaşatan Amasya’m. Rüyalarımı 
kapla o renkliLiğinLe. 



«r im 
















1 i 


■m 




m 









SONBAHAR 

Ağaçlar üşüyor yormuyor musun > 
yapraklarını bir bir savuruyorsun. 
Bol bol rüzgar estirip , 

Bizteri çok üşütüyorsun. 

Bizde seni seviyoruz, 

Aylarına değer Veriyoruz 
O ıkk esintinle, 
yağmurlarını bekliyoruz. 

Birer birer savrulur yapraklar. 
Ardından açılır hemen okullar. 
Göçmen kuşlar diyarlara; 

Göç eder bir aya kadar. 

Kışı haber Verirsin; 

Soğuğu tez gönderirsin. 

Ağaçları çıplak bırakır. 

Hırkaları giydirirsin. 

Hiç sormaz mısın insanlara, 

A.ç Var mı açıkta Var mı? 

Üşüyen üşüsün sanane 
llşüyen sen değilsin. 

yazık dışta kalan çocuklara, 

Bir dilim ekmeğe muhtaç kalanlara. 
Barakada gecekonduda yatanlara, 
Hiç acımaz mısın sonbahar / 

İnsafın yok ki senin, 
l/icı tanın olsun. 

Soğudu bol gönderip, 

Bizi hasta ediyorsun. 

Aç kalacak, donacak. 

Soğuktan hasta olacak. 

Kim bilir kimse bakmayacak, 
yazık bütün Varlıklara. 

Toprakta suyu seviyor, 

Gelmeni dört gözle bekliyor. 

Ne (ayda ki güz geliyor. 

İnsanları çok soğuk bekliyor. 

Şüheda ÖZTÜRK 7-C 



, 



10 KASIM 

Hüzünlü bir sabah gök, 
Ağlıyor gökte uçan kuşlar. 
Selam, sabah Vermiyor, 

Bugün bütün insanlar 

Sensiz kalan her şey 
Her an sanki seni bekler. 
Şeninle yaşamak 
Özgürlüğü çağrıştırmak 
yaşamı seninle tatmak 
yeniden hayat Verirdi, 

İnan bana... 

Sensiz kalan bu millet, 

Çaresiz, sessiz bekler, 
yıldızlar parlar, 

Güneş doğar, 

yokluğunun ateşi her gün 
yeniden yanar 

Biliyorum gelmeyeceksin 
Bize bir gün dönmeyeceksin 
O kadar üzülüyorum ki seni 
SeVgi dolu çiçekler yolluyorum 
Sen rahat uyu 
Bekleyen Var ilkelerini 

yüzün hep gülsün 
Kesimlerde, posterlerde 
Gözlerindeki ışık hep parlasın 
yürüyeceğiz izinde 

Şüheda Öztürk 



' PARLADI 


yurt karanlığa boğulmuştu. 

Düşman Vatana dağıldı. 

Parça parça bölgelere ayrıldı. 

Türk'ün boynu, yıkıldı kaldı. 

Kurtaran yok mu bu Vatanı? 

Acıyla dolu Türk insanı. 

Analar, babalar, yavrular 
Uyumadan günlerce ağladılar 

Samsun 'da bir güneş parladı 
Ülkede adeta tüm ışıklar yandı. 

Tüm insanlar sevinçten ağladı 
Anadolu özgürlükte tanıştı 

Çekilin ey kara düşmanlar 
Atatürk geliyor siper atın ! 

Korkun artık Türk'ün gücünden 
Atatürk düşmanı bitirdi 
Gezyaşlartmızı dindirdi. 

Emre Hendek 





ŞEHİDİMİN KAN! HERDE SÎAUAAZ i 

Şehidimin kanı yerde katmaz, 

Annemin acısı boyun bükmez, 

Babamın ise gözünün şişi inmez. 
Ağlamayın desem de, ağlamak dinmez. 

Benim şehidimin kam yerde kalmaz. 
Ağlama anne, baba, 

Ağbimin cam Vatan için 
Ötmedi yanımızda yaşıyor. 

Şehitler ölmez, 

Kanları yere düşmez, 

Bu benim şehidim, 

Bayrağı yere düşürmez. 

yüksek mertebede misin? 

Güller arasında mısın? 
yeşillikler içinde misin? 

Cennettesin değil mi şehidim!!! 

Neslihan BERBER 


w 


tfsmi 


W" 




. ■ \ •u jvw- r&r 



Hatırlatmayın bana dokuzu beş geçe yi, 
Hele puslu geçen o geceyi.... 

Söyletmeyin kasım adlı iki heceyi, 

Bu benim en büyük yasım. 

Acı tarih 10 Kasım. 

Atam ölmüş Dolmabakçc Sarayı nda 
Çok üzüldüm otamadım yanında 
Ağladım onun öldüğünü duyduğumda 
Bu benim en büyük yasım 
Ağlamaktı tarih 10 Kasım... 

Duydum ki Atam ötmüş 
Türk'ün yanan meşalesi sönmüş 
Atam 10 Kasımda gömülmüş 
Bu benim en büyük yasım 
Hüzünlü tarih 10 Kasım.... 

Bu tarihte öksüz katmış Türk milleti 
Kan ağlıyor bütün ahali.. 

Böyle anladık yokluğu, sefaleti 
Bu benim en büyük yasım 
yaşlı tarih 10 Kasım... 

Bugün duydum sirenler çatıyor. 

ne oldu? Dediler çiçekler soldu... 
Büyük irk gözlerini yumuyor 
Bundan sonra bayraktar yarıya iniyor. 

Bu benim en büyük yasım 

Bu Ata'mın ölümsüzleştiği tarih 10 Kasım.. 


âğRETMBVfM 

Okumaktır ilk sözüm, 

Saygınla yürürüm, 

Kazıyı, okumayı, kalem tutmamı, 

Sana borçluyum öğretmenim. 

Sonsuz yatan, 

Kürek tutan, 

Kalbinden taşanı, 

Sana borçluyum öğretmenim. 

Kalemi bırakmam, 
özgürlüğümü çıkartmam, 

Bayrağımı indirtrmem. 

Sana borçluyum öğretmenim. 

Sonsuzdur kalbindeki adm. 

Kazılıdır gönlümde mührün, 

SeVgi dolu bakışlarımı, 

Sana borçluyum öğretmenim. 

Küreğimin acısı gitmen oldu. 

Kalbimin yazısı öğretmen oldu, 

Tatlı ağzının kokusunu, 

Sana borçluyum öğretmenim. 

Tuğçe Nur KANBOLAT 

6/B 








■ 




























ONUR SEVER 
AYŞEGÜL ÖZDENİ! 
MERVE ÖZDEMİR 
SEDA KANBOLAT 
TEYFİK YAĞIZ 


ELİF BAKIRCI 
GÖKHAN TEKEŞ 
M.RAŞİT GÜLTEKİN 
HAKAN TAŞ 
ASLIHAN BERBER 
ŞEYDA AVŞAR 


2008 

İL SBS SONUÇLARI 


KAZANDIĞI OKUL 


1. SBS 


İlk Beşe Giren Öğrencilerimiz 


CORUM FEN LİSESİ 
' MACİT ZEREN FEN LİSESİ 


8. sınıflar 


EL AN.ÖĞRT. LİS. 


Elif Özge AKTAŞ İl Birincisi 
Mervenur GÜLTEKİN İlçe l 


AMASYA AN. ÖĞRT. LIS. 


AMASYA AN. ÖĞRT. LİS 


snıflaı 


;rt. lis 


flJNCU İlce İkincisi 


N İlce Dördüncüsi 


SİNOP AN 


irincisi 


OkDU 


esincis 


erBaa 


AA ANADOLU 


S. BİLİŞİ 

ZİLfe ANADOLU TEK. LİS. BİLİŞİM 


mm ı®JWJ2^ı vs 
mabadı mm 




ADI SOYADI 


SEMİH BATUHAN ÇANDIR 
GÖKÇENUR BOL 
İLHAN ALİ AYTAÇ HAS 
ÇAĞLA HAZER KAYA 
GİZEM ŞAHİKA ÖNDI 
GÜLFADİK ATALAY H 
ASLIHAN GÜRELHAS 
ÇAĞLAR BULUT 
BÜŞRA TEMİZ 
KÜBRA ÖZGE DOĞ 
AYŞENUR YURTERİ 
AYŞE ÇINAR 
GÖKHAN GÜNAL 
EYLÜL PELİTLİ 
CANAN YÜKSEL 
ÖZGÜN TURAL 
SALİH TUNA 
FATMANUR BURÇİ 
SONGÜL AYTAÇ 


ABDULMUTTALİP A^ĞI 


ABDIJRRAHMAN ERYI 
UĞUR ARSLAN 






itayla 

'1 uğz-s '-j-.il. 


ESS 

Ü iüJ. 

,_‘J. İİÜll’J'.UÜ 

ı ıf t ^ W r/ ** 

\ Mj&ZAMU&ÜİM İÎ&SÖÎ 
ÜE'/ULüBZÜ iüJ. üt. LJİ. 
‘/iü, ü /il ili JiLl» ÜLU JLÎÎİ- 
‘Sili} ü V.-- İÜ JilLtÜL U Ü2. 
'i’iü} ü ’/A iÜ-iiiIiÜL U Lİ İ. 
’Sil$D'/il --Ü lilÜüLU İÜ. 
ZlLililil ilîJilüÜLU JÜİ. 


!J iüirüii; ÜÜL 1 


Ilti'l 

1. İÜİ 
Üiluuiahi İjüL İL; 
i'tlaİİte ASZSilŞ İL*s i^üiSİa! 
zül üs^s iliülilij iiyi İİlLuZLü 


TDJÜLT Üi-Zİ ÜuİjL-.İ İPilljil Lll. 
jüüiüJZi- İJÜiÜVİ ilil’. TİP İJZ 
iü/Ji-^ -'ii ji/iiüü üii'J i y Jü 

■ra : }ü ti. İüİĞ.lü: ülediİü' jüi. 

İÜÜİÜİİĞIİÜJİİDÜLİJ TİC. ÜİEsJ. IJiL 
iüvliü; Sil ilililUÜLU ‘ÎEZİÛZLIİJ. 

iüJilÜÜLÜ lv ülZîlJL2L£ Ll. 
/ü^j /ii 'i'üiüzüi UM&1Î4& üimıi 
/ÜİİT.-İlüüi ÜÜ&LZİ'- İJ3Z3İ 

0 GÜİ1İİÜ/ÜZ ‘Jilüim İİJLSİLLİ 
idilüaLÜ Ü'M Üİ2SÎ5. Lİ2. 

_I iliz Üİ 2 Ü 1 ZZ . 

/İf ? iUrAİiOMI'fKt'. ».US. MÎf UlM 


DltU idarili: ii-jjj üiriuuia 
iljLjiüj'ib ü. 
ilinin/da i. 
/iilibiiLs! L 

1 ■/ I - f ’ 15 




GURUR TABLOMUZ 

/ 


OKS'DE GU^Ûı^ TABLOMUZ 
















































& 



üzgmn peşine takılmak aLelade bir toz zerreciği oLmak her 
[X d önem insanının kanıksanmış gerçeği olmuştur. Peki ya rüzgar 
bizi koparıyorsa, insanlığımızı benliğimizi süpürüyorsa bu gidiş 
nereyedir; ya Vazgeçtiklerimiz atamız, özümüz, ruhumuz... “ Ok bile 
kökü üstünde biter” denilmiştir. Mükemmel bir Varlık Ve yaratılışa 
örnek oLan insan, kendini benzetmek çabasıyla insancıklaştirmakta 
Ve her zaman, her yerde buLunabiLen toz zerrecikği haLine getir 
mekte. Oysaki insanı insan yapan, kendine has fikri, duruşu, benliğidir. 

“fVjankurt” kavramını çoklan duymuşdur. iJani şu öz annesini 
oralı bîLe ol(a)madan umursuzca, öldürecek kadar bîUndni kaybeden, 
köleleşmiş gencin hikayesi “ Nayman Ana Efsanesini. "K/|ankurt” 
düşünemeyen, düşüncesi çalınmış , yalnız yaşamsal fonksiyonlannı 
yerine getirebilen sadık insan demek dizdeki “mankafaya" bir bakıma 
benzer. Düşünememe, bilinç eksikUği. Mankurt yine de kendince ma¬ 
sumdur, onurludur. Çünkü işkence sonucu düşüncesi çaLınmıştir. bir 
de farkında ol(a)madan düşüncesini teslim edenler Vardır. İşte masum 
olmayan da bunlardır. “Akıllıyı hor görmek akıllı işi değiLdir” denilmiştir. 
Peki İnsanı kendi Varlığına düşman eden bu hastalık nasıl peyda oldu, 
bunu kim, niçin yaparP insanları etki altına aLmak, düşüncesini ikame 
etmek için önce birtakım değerlerin yüceltilmesi büyütülmesi 
gerekir, donrası kolaydır Ve kendiliğinden gelecektir. Artık yapılması 
gereken tek şey yüceltilmiş kavramlardan , yerlerden öldürücü , 
soysuzlaştım Ve küçüLtücü bombalan atmak. Yiğin haLine getirilmiş 
bedenlere kendi renkli gözlüğünü taktırmak. böyLece kuruLmuş bir 
oyuncak bedel ödenmeden aLınmıştir. İnsancık kendisini, atasını. tari¬ 
hini, küLtürünü hor görmeye bir kez başLadı mı gerisi geLecektir. ben¬ 
dini Ve yaşamını küçük gören insan birlerine benzemek arzusuyla 
yanacak eski olan her şeyi de sevimsiz, iğreti görecek; tamamından 
kurtuLmak isteyecektir.^zgüveninin ve kendine saygıyı yitiren birey 
aşağılık kompleksiyle değişimi biçimde arayacak, kısa zamanda taklit 
evresine geçecek Ve artık çevrenizde, sokakta, şurada, burada 
başba başka ama hep aynı “selincikler, polatcıklar, meriLer, coniler” 
Ve diğerLeri içinizden biridir, klabul etmekten başka şansınız da 
yoktur. Arka tekerlek oLmayı yeğLeyen bir insan ön tekerLekle me¬ 
safeyi her daim eşit tutacak, geçmek bir yana yakalamayı biLe 
düşün(e)meyecek . İrendi olmaktan Vazgeçen bireyin gözünde artık 
her şey kopyadır, yaşamıyla, tipiyle bir yerlere benzemelidir ben- 
zetiLmeLidir, tilayatını bu korku Ve hengame içerbinde bocalayarak 
geçirmeye mahkumdur "orijinal” durdukça kopyaLar hep gölgedir. 


MI 



\r< 


Zjor gelse de işin doğası gereği insanLar asLolana meyillidir. 

“Çölgede kaLanın da gölgesi olamayacaktır” “kanatsız papağanlar 
arasında adsız kahramanLar” da yine unutuLmuştur. Oysa arka tekerlek bir 
şartla ön tekerleği geçebilir. YuVasından çıkıp, takipten Vazgeçerse yaka¬ 
layacak hatta geçecektir. Anca k bu düşüncenin de panzehiri bulunmuştur 
“bizden hiçbir şey oLmaz. AdamLar Avrupaü”. fatih Sultanlara , İbni Sinalara 
alaycı bakışlar tam da bu noktada gelir. 

Üreten, diL biLen, yazan-çizen, araştıran, dünyayı okuyan insanlara 
şiddette ihtiyacımız Vardır. tilerkesin şapkasını önüne koyma Vaktidir, 
klaçmızın tarih Ve dil birikimi yeterli, Ve kaçımız bildiğimizi sandığımız “resep¬ 
siyon İngilizcesiyle” bir oyun, şiir, roman tercüme ettik; ya da dünyayı takip 
ettik bütünsellik arz eden tarihimizi halı sahası kadar küçültmekten, tarihe 
sınır çizmekten kurtulabiLdik ve kaçımız Atamızın “Doğudan Ve batidan 
gelebiLen bütün etkilerden tamamen uzak miLU karakter Ve tarihimizLe 
uyumLu bir kültür ifadesini anladı, benzerim, benzersin, benzeriz toplumu 
olmak birbirimizi unutturdu. ELskiLerle aLay eden insanımız dilini unuttu; İletişim 
kazaları çoğaldı. İki keLimeyi bir araya getirip cümle kuramaz, cümLe kursa da 
anlaşıl(a)maz oLdu. İletişimsizliğimiz sevgisizliğe. sevgisizliğimiz. nefrete, 
nefretimiz ayrıLığa dönüştü. Sokaklarımızda yabancı bir küLtürün Leş kokusu 
arasında kıvranan insanımıza yardım yine insanımızdan geLecektir. Eğer sahip 
çıkıLmazsa sahip çıkanlar her zaman oLacak, uzak düştüklerimiz bizden 
kopacaktır. Yapacağımız şeyler aslında zor da değiLdir biLim teknolojiyi kul- 
Lanmada Avrupalıyı örnek almak ve geliştirmek diğer tüm konularda küLtürü 
korumak. Edebiyatımızı Ve tarihimizi büyük bir zevkle okumak, anLamak. Tarih 
Ve edebiyat zannediLenin aksine insanın yüzünü geçmişe değil geleceğe 
döndürür. Işığa arkasını dönenlerin kaçınıLmaz kaderidir gölgeLeri, gerçeğin 
kendbi sanmak, güneşten bihaber yaşamak. 

Atasını, tarihini, edebiyatını hakkıyla öğrenmiş bir birey “damarlarındakii 
asil kanın farkına varacak, benliğiyle gurur duyacak, geçmişinden aLdığı güç 
Ve ilhamla yolunu tutacak. Taklit ve güven eksikliğini yeni yetmeLere 
bırakmıştır. Çünkü kökü zamanın kadim derinliklerindeki, görkemli uLu çınarın 
milyonlarca sürgününden biridir. Şairin deyimiyLe “ klökü mazide olan ati dir 
artık. Unutulmamalı ki lYendin oLabilmek erdemLerin en büyüğüdür. Ve insan 
kendi olursa güçlüdür, asildir. 

Yarının aydınLık dünyasına geçmişteki gibi “can Verip nam almış" 
insanların atası olacağız. Rahmet Ve saygıyla anılmak hep elimizde 
olmuştur, öyleyse işe koyuLma zamanı, tiler zamanki gibi üreten insanların 
eLinde bu üLke geLişecektir. 




Türkçe Öğretmeni 


i 










L JÛCöCûÇLU 8/E> 
dbeAa CZTÜRJZ 7/C 





:ıp baign ki bulanık gbr- 


cg riizean eminsem z seru- 


î seyieyeym. o. 








■.eremezsiniz 


sini aralayın, bakın bakaLm içinde r< 
k damarlar, kan, hücre vs. Vs, ...ya 

t ... 

çüktür ya büyük... Ebunu nereden a ı 


junyaya yaptıklarımızdan. 




nyayı ben de v a 


aşımızdan başlayal ı Onur çaba s ıa sayg 
.emik de eLsa gülmek, alay etmek yerine say- 
dnirı incinebileceğin! düşündük mü? ö\ze firsal 


sdecez damlacıkladır. Ç>u yüzden ke 
arınızı affeddin. E>ir silkelenin: kendi- 


n.ger oy re sımazsa e 


ÎCHiflAC MJ&SlK 


Dizim idn binlerce fedakarlık yapan canı uğruna da ol 
yan ulu enderiniz fvjustafa i4emal Atatürk tür. Atam 
git eşler; için, yarınların umudu için neler bırakmış. i4e; 
dan ama anılarını, minicik de elsa e ctizeL gezlerinin iciı 




ile 

üşmaria savaşmış. ktimisi cephede aç kalmış, kimisi soğukta. kimisi sıc< 
nünda kazanana kadar, bu yatanı yeniden kurtarana kadar savaşmış. Ata 


ve . diğerlen bı 


m dünya için uykusuz, aç, 


?Lsalar fed< 


■ 

bir fedakarlık yapacağına ranm.yerum; eğer Atatürk blnıasayc!; blzler 
bugün almayacaktık plsak bil e düşmana esir alacaktık. D>elki milli belit 


bayramımız almayacaktı. Atatürk ne kadar ti 
bugünkü zamarsan düşünerek dizlere neler b 


ne kadar zeri 
:i kimse Ve hk 


f nicü; kendinizi süz*- bugünlerin değerini bLmiyen güni.eri yasasalar 

kir" Aeyle bir kal- sanlara beyle isyan yağdırana zlar/îı. Atatürk ad 


Diz .er geLeceğın, / atım güzel çor .miarıyız. Dugün yaşasaydı. hayatta 
saydı bizleri sever. ekşardı. Aizler bugünlerin değerini bilin asla kimse) 
yan etmeyin diyerek nasihat ederdi Unutmayın bizLer geleceğin güneşi, 
lam büyük bir umuduyuz. Du vatan bizim ışığımızla parlayacaktın- 
UizLer Atanırı güzel torunlarıyız 


*(0*lCiilAK 


nıann şegu Kaybetm* 


tuğu ısın sevmekten keıyuyer, 


>ız pile ne et.cugunu 




t ev mel e i er; y, c - ... * . , meye ; ayık germediği içi ı. 

Düşünmekten kei'kuyer, sorumluluk: getireceği için, 
i^.enijşmaktan korkuyor eİ.eştirii-rnekt'er! korktuğu için, 

julannı r : r i korkuy . c i ■ . . 

f a ■ ai :< ? - " 2 /;-. - i . < ■ t , djği Ü. ; 

Unui A ' V '< ' ı > / - , < e* 'tv.ı ı,»rdıgı için 


Ve ermek ren 





















Çapanlar Diimıast 


&Ul6\LtMUN 


PtMiZ YILPIZI 




. ' v * 

m. v 


bukalemunlar gün ışığında yapraklı bîr dalda 
dururken, etraflarındaki çaLıLıkların gölgesine 
benzer şeklide siyah Ve uçuk kahverengi 
lekelerle yeşİ oburlar. Akşam yaklaştığında 
Ve ışıklar sönükleşmeye başladığı zaman, 
bukalemunun rengi grimsi yeşile dener Ve 
daha sonra sarı lekeLi donuk sarımsı kahverengiye dönüşür. klaranLıkta ise 
bukaLemun tamamen siyah oLur. bütün bu renk değişimleri 15er dakika 
içinde gerçekLeşîr. bukaLemun sadece buLunduğu yere uymak için rengini 
değiştirmez. Lger kızmışsa, üzerinde diğer hayVanLara uyarı olacak 
şekiLde koyu turuncu benekLer Ve koyu kırmızı lekeLer de oluşur. 

kümicA 


■UayVarılar için temizLenmek çek önemlidir 
karıncaların Ve diğer böcekLerin temizlenme¬ 
lerine yardımcı eLacak özeL salgı bezLeri Vardır 
bu bezler, antibiyetik içeren bir madde saLgı - 
Larlar böcekler bu salgıyı arasra Vücutlarına 

-- da sürerek bakterileri Ve mantarLarı yuvadan 

uzak tutarlar, kuşlar karıncalar gibi kendilerini temizLemek için kimyasal 
madde salgıLayamazlar. Ama kuşLar bu temizLik işi için karıncaLarı 
kuLLanırLar kuşlar karınca yuvalarının kenarına sürtünerek Veya 
karıncaLarın tüyleri arasnda dolaşmasını sağLayarak temizlenirler 
Parazitlere karşı etkili olan karıncaların Vücudundaki formik asitidir. 

büÇLAR 


Çöç edecek canlıLarın vücut ağırlıklarındaki 
artış çok belirgindir Çöçe başlamadan ence 
mutlaka bir yakıt stoğu oLarak yağ depoLarLar 
Çöç için yağ depolanmasının başlıca dert 
işlevi Vardr. bunlardan birincisi yağ, tüm geç 
süresince bir yakıt görevi görür. İkincisi geç 
süresince yağ kuLLanımı iLe metabelik su üretilir, bu geç eden canlıların, 
içilecek suyun az oLdugu çöllerdeki Ve diğer kurak böLgeLerdeki, 
hareketLeri sırasında su dengesinin sağlanmasında enernLi bir reL oynar, bu 
yüzden yağ metabolizması, göç boyunca hayvanlara içten bir su desteği 
sağlar. Yağ steğu aynı zamanda Vücut ağırlığının artmasını Ve bu yüzden 
uçma mekanizması özellikleri nedeniyle kuşLarın daha yüksek hızlarda 
uçmalarını sağlar. Öyle ki bu yağ steğu göçmen kuşLar kendi üreme 
böLgeLerine ulaştıktan sonra bile oldukça fazladır. 



PişLeri olmayan deniz yıLdızı yiyeceklerini 
sindirmek için kendine özgü bir meted kullanır. 
Avının yerini bulmasında koku Ve dokunmaya 
bağlı olarak, aVın kapLadığı aLanın büyüklüğü de 
etkilidir, bollarının aLtında yüzlerce ince, her 
zaman hareket eden, emici diskLer bulun¬ 
maktadır. Peniz yıldızlarında hareket, bir kayaya Veya başka bir cisme 
ayakLarı ile yapışması Ve sonra geri çekmesi ile sağlanır Ve deniz yıldızı 
bu biçimde yavaşça sürünür, gürlük yiyecekleri kabukLu deniz hayvanlan, 
karides, kum Ve taş gibi birikintilerdir İstiridyeyi bulduğunda deniz yıldızı 
onu içine çeker Ve bir çok emici ayağım istiridyenin kabuğuna yapıştırır. 
İstiridye aşrı güçlü supaplara sahip olmasına rağmen deniz yıldızı sonunda 
istiridyenin kabuğunun yavaş yavaş açılmasını sağlar. 

PLNÇULNLLR 

Penguenler paytak yürüyüşleriyle doğadaki 
pek çok sevimli hayvanlardan biridir. Aslında 
penguenler bir kuş türüdür fakat uçamazLar. 
Topluluk halinde yaşarlar . bir penguen ömür 
boyunca aym penguen te bittikte olur. Yani 
ame-baba penguenler hep beraberdirler. 
Penguenler çoğunlukla kutuplarda yaşarlar . Çek soğuk olmasına karşın 
üşümezLer çunku derilerinin aLtında onları soğuktan koruyacak yağ 
tabakaları Vardr. 

YAbAhJ ARJ6I 

Yaban arılan diğer anlarm aksine toprakla 
yaşarlar Ve sadece erkekleri uçabilir, bu 
yüzden çiftleşmek isteyen dişilerin bitkilerin 
yüksek gövdelerine tırmanmalan gerekir. 
Ancak bundan sora dişi "çiftleşme kokusunu 
yayar Ve erkeğin onu buLmasını bekLer. E_rkek 
yaban anlarının özelliği be dişlerden iki hafta önce yumurtadan 
çıkmalarıdır. 

a&mûdLlû 

B ArmadiLLo, ana yurdu Çüney Amerika olan bir 
memelidir. Ortalama ~J3 cm. uzunluğundadır. 
ArmadiLLolann bir defada 4 yaVruLarı olur Ve 
4 yavrunun da cinsiyetleri aynıdır. 





HEU 


Derleyenler. E>atuhan &<?UxT, Lmns J-tNPLlC 7/E> 


















; 


/ Anaokulunun temel amacı nedir? 

- incelikle derginizde bizlere yer ayırdığınız iğin teşekkür ederim. 6oru- 
nuzu şu şekilde açıklayayım: incelikle çocukLarın bedensel, zihinsel 
duygusal yönden gelişmelerini Ve temel alışkanlıklar kazanmalarını sağLa- 
mak. jJer fırsattan yararlanarak çocukların milli, manevi,ahlaki, kültürel Ve 
insani değerlere bağlıLığının gelişmesine yardımcı olmak. 

I Atatürk, millet, bayrak seVgbini kazandırmak.Ayrıca çocuklarımızın sorum- 
Luluk yüklenerek dürüst,saygılı, nazik. Ve düzenli olmalarına katkıda bulun¬ 
mak 

Çocuğun benLik kavramının gelişmesine, kendini ifade etmesine, bağımsız¬ 
lığı kazanmasına ve öz denetimini sağLamasına imkan tanımak oLarak be¬ 
lirtmeliyim. 

/ Çocuk okuL öncesi eğitim kurumuna neden gitmelidir^ 1 

-ÇocukLar bir fikir, bir davranış, bir ürün ortaya çıkardıklarında kendilerini 
önemLi hbsederLer. ÇocukLann da diğer insanlar gibi işe yaradıklarını gör¬ 
meye gereksinimleri Vardır, ânlara sorumLuluk Vererek yeterliliklerini 
görmeLerine böyLece kendilerine güven duymalarına olanak VeriLmelidir. 
AnaokuLu çocuklara biLgi aktarmaktan çok çocuğun içinde Var oLan yete¬ 
neklerin serpilip gelişmesine yardımcı olur AnaokuLu çocuğa insanLığı 
öğretir kendi hakkını korurken, paylaşmayı, başkaLarının özgürlüğünü ze- 
delememeyi öğretir 

/ Peki anaokuLuna gitmek için en uygun yaş nedirP 

! ' 

-Anaokuluna hazır olma yaşı her çocuk için aynı değiLdir. Çenel oLarak 
anaokuLuna başLama yaşı 36*72 aylık arası olduğu yani 3 yaş oLduğu 
söylenebilir. ÇeUşimsel olarak bazı çocukLar 3 bazıları be A yaşLarında 
okula başlamak için hazır oLabiLmektedir. Tabi ki bizim anasınıfımız iLkokuL 
bünyesi olduğu ve yarım gün eğitim Verdiğimiz için yönetmeliğe göre 3-6 
yaştır. 

/ AnaokuLuna gitmek istemeyen çocuğa nasıl yardımcı olunabilir? . 

-AnaokuLuna gitmek istemeyen çocuk genellikle kuraLsız Ve özgür or¬ 
tamda dilediği gibi yaşamını sürdürmeyi yeğLeyen çocuktur. Çocuk mer¬ 
kezli, ev ortamında ilkeler ortaya kesin hatlarıyLa konmadığı zaman kurum¬ 
daki yemek, uyku, faaliyetler kurallı oyunlar gibi etkinlikler rahatsız edici 
unsurlar olmaya başlar 

ANA^kÜJLU 6 EVDA Na 

Teşekkür ederiz. 

WQQ 



13 































































larda ilk sırada. Ülke 


bin kişiden^»4'ü tifo. Doğu Anadolu 
i mide l k,an|eri. Mesane ve akciğer 
i Bölgede ^jbr yüz bin kişiden 64'ü 

1 \\'İ iUı M 

er kanseri. Rı^amığıA görülme oranı 
ı Karadeniz allyör. Diyabetin en çok 
ığı m an lanıyor. AIDS’te Marmara 


Ege'nin 

kanser'r 


Hastalık Nedir? 

Hastalık vücutta ortaya çıkan bir bo¬ 
zukluktur . Grip ve nezle en yaygın 
hastalıklardandır. Hastalanan insanda 
genellikle o hastalığın belirtileri 
görülür. Örneğin soğuk alan birisinin 
sık sık burnu akar. Bazı hastalıklara 
mikrop da denen bakteriler ya da 
virüsler yol açar .Bunlar yiyecek, su 
ya da havadan alınabilir. Bazı 
hastalıklar ise bir organın, örneğin 
kalbin yorulması ya da işlemez hale 
gelmesiyle ortaya çıkar. Hastalıklar 
çeşitli yollardan iyileştirilebilir. 
Vücut antikor denen maddeler ürete¬ 
rek hastalıkla savaşır. Doktorlar, anti¬ 
biyotik gibi ilaçlarla hastalığı tedavi 
edebilirler. Sağlık hayat demektir. 


TÜRKİYENİN HASTALIK HARİTASI 

Sağlık Bakanlığı, Türkiye'nin hastalık haritasını çıkardı. Doğu bölgeleri bulaşıcı hastalı 
genelinde tifoya yakalanan 5 bin kişinin 4 bini Güneydoğu'da yaş yor. 


Arı Balının Faydaları 

Amerika’da gerçekleştirilen tıbbi 
bir araştırmada, akşamları bir kaşık 
bal yemenin çocukların öksürüğüne 
iyi geldiği ve daha iyi uyumalarını 
sağladığı belirlendi. Araştırmayı 
yürüten ekibin başkanı olan Penn- 
sylvania eyalet üniversitesi Tıp 

Fakültesi Profesörü Lan 

‘ 

Paul“Araştırma sonucu diyebiliriz 
ki, ninelerimiz, ^edelerimiz 
haklıymış” diye konuştu. Uzmanlar 
6 yaşından küçük çocuklarda, ök¬ 
sürük ilaçlarının kullanılmasının 
riskli olduğu uyarısını yapıyor. 


Türkiye genelinde yaklaşık 5 bin kişi tifoya yakalanırken, G.Doğ 
Bölgesinde en çok görülen hastalıklar ise boğmaca, brucell' 
kanserinin yaygın olduğu Ege'de kızamıkçık ve kabakulak vakalaf 
kabakulağa yakalanıyor. 


e\a her 
|arbon 
da yü 

* 


Karadeniz'de yaygın olarak rastlanılan hastalıklar kızamık, hepatiı 
yüz binde 20. Özellikle kan ve cinsel ilişki ile bulaşan hepatit C 
ortaya çıktığı bölge Marmara ve Akdeniz; her bin kişiden 35'i 
Bölgesi ilk sırada. 

Doğu Anadfolu'da da yemek alışkanlıkları nedeniyle özellikle beliğleri çok sıcak yemekten, m 
çok riskli; bölge. İç Anadolu'da, eski yanardağlarm olduğu bölgede akciğer zarı, İç Anadolu'nujvbjartı ve 
doğusuHd^ akciğervVe mesane, Doğu Anadolu'da mide, bazı termik~$antralların çevresinde defakciğer 
görüMjyornföfkiye'dyİci AIDS hastalarımı^bin 25'i İstanbul'da, 330'u Ankara'ca, 2 
kadar sadece Adıyaman, Erzincan, Hakkari, |itlis, Batman, Ardahan, İğdır, 

Ulanmadı. 


evresinde de 
3 İj İzmir'de yaşıyor. Şi 
t ve Kars'ta AIDS vakasına 


Verilere g£re yurt genelini^uykuşuzlu|<jıcelimesinin en çok interneten aranAğçH tembul 
Prostat sorunuyla ilgili aramalarda ilksrfâyı Ankara alıyor. Şeker hastalığı ifa ilgili en fazla arama ise İzn 
ilmiş. Sigara ve içki konusunda en fezla aramanın Esl^ş^ıi^uyuşturiiÇu ve kanser kelimelerinin en fazi 
sin'den "Şifalı bitkiler" kelimesi Konya'dan, bitkisel ilaç kornea Diyarbakır'dan, migren Kayseri'den, aranmış. 

~ 15 ~ 


»0 


DERLEYEN:NESLİHAN BERBER 6/B 




Üjangi îjaHtaltk üCıtşağtnîıastmz 


L 







































(Süz üfestt 


Aşağıdaki resimde kahve tanelerinin arasında bir insan kafası 
Var. Adamın kafasını 3 saniyede bulursanız bir dahisiniz demektir, 
fvjedikal araştırmalara göre eğer adamın kafasını 3 saniyede 
bulursanız beyninizin sağ tarafı diğer insanlara göre daha çak 
gelişmiş demektir. ELğer adamın kafasını I dakikada bulursanız 
beyninizin sağ tarafı nermal bir insaninki gibi çalışıyor demektir 
ELğer i ile 3 dakika arasında bulursanız beyninizin sağ tarafı 
nermalden yavaş çalışıyor demektir. 3u durumda daha çok 
pretein almanız gerekir. ELğer 3 dakikadan daha fazla bir sürede 
bulursanız beyininizin sağ tarafı acınacak durumda demektir. Aşırı 
derecede yavaş tepki Veriyorsa lütfen daha çok resim izleyip bu 
egzersize ağırlık Verin. 




Pışa d<?ğru siyah r?kLar 
görüyorsanız mesele yok ama ; 
eğer içe doğru beyaz oklar 
görmeye badadıysanız, beyniniz ] 
fazla mesai yapıyor demektir 1 




İşte göz sağlığınızın yerinde olup olmadığını anlamak 
için ufak bir test...Saniye tutarak deneyiniz 

C harfini bulabilecek misin ? 

OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO 
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO 
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO 
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO 
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO 
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO 
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO 
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO 
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO 
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO 
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO 
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO 
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO 
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO 
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO 
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO 
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOO 
C'yi bulduysan, 6 nerede? 

9999999999999999999 999999999999999 
9999999999999999999 999999999999999 
9999999999999999999 999999999999999 
9999999999999999999 999999999999999 
9999999999999999999 999999999999999 
9999999999999999999 999999999999999 
9999699999999999999 999999999999999 
9999999999999999999 999999999999999 
9999999999999999999 999999999999999 
9999999999999999999 999999999999999 
9999999999999999999 999999999999999 
9999999999999999999 999999999999999 

Son bi gayret. Bu sefer de Q. Bakalim o kadar iyi misin? 

OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOO 
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOO 
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOO 
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOO 
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOO 
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOO 
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOO 
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOO 
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOO 
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOO 

10 saniyenin altında mısınız? O zaman iyi. Hala gözleriniz 
ve akli melekeleriniz yerinde.Değilsen ! Allah yardımcınız 
olsun. Dinlenme zamanınız gelmiş ufaktan. 


om 





















Çok PeğerLi Okurlar Ve SeVg iLi Arkadaşlar, 

Eben öerrh Ebatuhan Çandır, geçen sene Atatürk İlköğretim Okulundan mezun oldum. Çimdi ise 
öğrenimime Çoru m fen [Asesinde deVam ediyorum Devam ettiğim dershanenin “başarıya Ödü L 
Töreni' nedeniyle yaptığım konuşmayı çok değerli öğretmenim IVjehmet ELyyup sîzlerle paylaşmamı 
isteyince çok sevindim, yazdıklarımın sîzleri biraz oLsun rahatlatacağını düşünüyorum Umarım sîzler 
de yazımı okuduktan sonra aynı düşünceler içinde oLursunuz. 



ü 






Çu anda geldiğim konumun, benim için özel bir çaLışma gerektirmediğini bilmenizi isterim. Yine de 
j çalışma konusunun altını önemle çiziyorum. Çu anda bulunduğum noktaya, hatta daha da ilerisine 
geLmemi sağlayan iki etken Vardı; birincisi annem, diğeri ise kendim Aslına bakarsanız iş tamamen 
; insanın kendi içinde bitiyor Yine de annemin çok küçük yaşlarımdan beri benim için yaptığı fedakârlıkları 
: göz ardı edemem 

‘ Ebugune kadar dershane Veya okul öğretmenlerinden yakınan. çaLışma ortamını beğenmeyen Ve daha 
; birçok şeyi sorun eden çok kişiyle karşıLaştım. iler zaman da bunLarı kınadım. Pershane Veya okuL 
j öğretmeni size bir şey Vermez, siz ondan alırsınız. ELğer almayı beceremezseniz de böyLe karalamalar 
] ortaya çıkar ânların bilgi Vermiyor olması çok küçük bir ihtimal, çünkü onLar da tıpkı sîzler gibi 
; zamanında bu sınava çaLışarak bu konuma gelmiş insanlar. Öğretmenin Verdiği en ufak bilgi biLe sizi 
; çözülmesi çok zor problemlerden kurtarabilir, bu sadece derslerle iLgili olmak zorunda değil A>ene 
; boyunca derslere kafayı takmamak gerekiyor bazılarının da arkadaş takıntısı oLuyor; arkadaşı ondan 
daha yüksek yapmış, falanmış fiLanmış bunları bir kenara koymaksınız başkalarıyla ilgilenirseniz hep 
kaybedersiniz. Tabi ki onlar sîzin rakipleriniz ama sizin yapmaya çaLıştığınız şey onLarı geçmek değl 
^ bir önceki sınavınızdan daha yüksek başarı elde etmek olmalı 

Çimdi hiç denemediğim, denesem bile başLamadan Vazgeçtiğim; fakat öneminden bir an olsun bile 
şüphemin olmadığı konuya geLeLim çaLışma. Öğrencilerin çok aşırı çaLışmasında bir anlam göremiyorum. 
PüzenLi çalışmak yeterli O kadar saat çalışacak konuyu nasıl buluyorlar halâ anlayamıyorum. 
j Ç alışılacak konular belli, gerektiği zamanda gereken konuyu çalışmak, sizi başarıya bir adım daha 
1 yaklaştıracaktır 

AsLında aileler de çalışma konusunda önemli bir etken. Çocuğunuza mükemmel bir çalışma ortamı 
yaratmadan önce onu, kendi isteğiyle çalışması konusunda eğitmelisiniz, iğrenci siz ‘Tİadi!" demeden 
çalışması gerektiğini biLmeLi Ona daima güvenin, güVen duygusu insanda büyük bir haz uyandırır. İlk 
; güvenmesi gereken kişi sîzsiniz, ona her durumda destek olmalısınız; tabi ki bu yanlışlara gereken 
; tepkiyi Vermemek anlamına geLmiyor. Çerektiği yerde gerekLi tepki koyuLmalıdır Yeri gelmişken 
benden desteğini hiçbir zaman esirgemeyen, bana sonsuz güvenen anne Ve babama çok teşekkür 
ediyorum 

i ÇaLışma konusunda aile baskısı çocuğu çaLışmadan uzaklaştırır Ve dersLerden bıktırır Sonucunda 
baskının ne kadar anlamsız oLduğunu fark edersiniz, ama çok geç olduğunu anlarsınız. Tabii çalışma 
konusu da böyledir. Sonuçlar geldiğinde çaLışmanın önemini anlarsınız: fakat yine geç olduğunu 
anlarsınız. Aileler çalışma baskısı yerine, olumlu sonuçLarı gösterme politikasında başarıyı 
yakalayabiLirLer Çocuğunuza eLde edebiLeceği başarının güzeL yanlarını hissettirin Ebu çalışma isteğini 
i arttıracaktır iler şeyin yerli yerinde yapılması önemLi bir nokta. 6ınaV senesinde hayatımda değişen 
; tek şey sonucu oLdu, Püzenimi bozmadım. Piğer seneLerde ne yapıyorsam aynısını yaptım, eLimden 
gelenin en iyisini. Sonucunda elimden geLenin en iyisi olmadı ama yine de aldığım sonuçtan memnunum. 

! Ebu seneye kadar öğretmenlerimin ağzından çıkacak en ufak söz benim için önemliydi, iler birinin 
üstümde büyük emeği oLduğuna inanıyorum, ânların her kelimesi benim için bir kazanım oLmuştur... -Uiç 
j kötü öğretmenle karşılaşmadım çünkü böyle bir şeyin oLduğuna inanmıyorum. Asla unutmamalısınız ki 
| OVLS sizin hayatınız değiL, sadece ufak bir parçasıdır... 

■Uepinize bu zorlu maratonda başarılar diliyor, bu metni okumuş olmayı bir zaman kaybı oLarak 
görmeyeceğinizi ümit ediyorum. 

Cemili B>atuhan ÇAhİPlR. 

( iğrencimize yeni okuLunda Ve hayatında başarılarının devamını diliyoruz) 


Bir Başarının 


17 





















































Hiinmınınm 




j 

. 

i - f . 

. . 

; 


POLİTİKACILAR > 

E>ir dzte dolusu poütibcı seçim kampanyası 
için Teksasta dolaşıyorlarmış Otobüs büyük bir 
çiftliğin yanından geçerken otobüs. şoförün dalgınlığı 
yüzünden derin bir şarampole uçmuş. Çiftçi koşara k 
gelmiş. Çece kurda kuşa yem olmasınlar diye 
cesetleri gömmeye başLamış. ertesi sabah, şerif 
soruşturma için çiftliğe gelmiş, çiftçiye sormuş; 
otobüsteki bütün politikacıları gömdün demek hepsi 
ölüydü eminsin değil mi? Çiftçi cevap Vermiş; bazıları 
yaşadıklarını iddia ettiler. Ama politikadan Mirsiniz 
nasıl yalan seylerler 

* Z 7 , 

İM 

tSJ 


ŞAMPUAN > 

T^m^l duş almaya girer, şampuanı kafasına 
boşaltıp ovalamaya basLar 
-hırtını keselemeye gelen annesi. 

-tuğlum kafanı ıslatmayacak mısın der. 

-Temel, anne bu şampuan kuru sacLar içini!! 

TEMEL HAYVANAT BAHÇESİNDE 

Temelcik hayvanat bahçesinde maymun kafesinin 
entinde, 

~Anaa, şu maymun şu adama ne kadar penzeyi. 

»A>uss, eyle şey denur mi hiç. 

-Nİiye, maymun mu kızayiP 

lk^lp .'A 

'M x ^ 


AYNI YERDE 

T^meL uzun zamandır germediği arkadaşı 
CemaL le İstanbul’da karşılaşınca : 

- Uşak nasilsun pakayumP 

- İyiyum... 

- ÇecukLarın nasiLdurP 

- Onlar da iyidur 

- P^ki karin nasiLdurP 

TemeL beyle serunca Cemal’in birden yüzü değişir. 
Temel arkadaşının karısının geçen yıl etdügünü 
hatırlayıp hemen şeyle der. 

” Yani hala ayni mezarda mİ yatîyiiP 

* P, 

i- 


SENİ GÖTÜRÜR 

lioca flasreddin ölüm döşeğindeymiş, laları 


ısını 


çagırmş 


-ilanım en güzeL elbiselerini giy. iyice kokular sürün, 
tak takıştır yanıma geL etur 

-Ayel heca deLirdin mi sen. 3u durumdayken ben 
nasıL süsLenirimP 

-İyi ya azrail geLince beLki beğenip benim yerime 
seni getürür. ^ p 

lk Iİ4 X e. 

✓ ^ w 




ZLC.M r.ûÇ 7/A .ÇLNMUG. bAGtAÇOZ 7/5 














elckn hle d^Laşrken. 





























‘ 




arkadaştannın kahkahalarıyla çınlıyor gibiydi Yöl b oyunca bu duygular içinde terledi.6ahibinin ezenle baktığı anlaşılan ağaçtan, izin istedi Ve 
elma kopardıOmayı ısırdığında e muttuLuk tüm benliğini sarmıştı yine gökyüzüne baktıgüneş de içini ısıtıverdifecukken koşturduğu Atatürk 
Anıtının oradan geçti.klöprüden ilerledi.Yalı boyunca gezdiöonunda &ayezid Camii avlusundaki yüce ağacın altında oturdu.Çok mutluydu.ELn 
güzel anılan burada geçmiştiAmasya yı unutmamıştı Ve unutmayacaktı.İLeride evlendiği zaman buraya yerleşecek kendi çocuklar. da Ada gibi 
bu güzel şehirde büyüyecekti M^demleşmekten paylarına çek katlı binalar, plastik diğer şehirlere inat,Amasya değal güzelliklerinin farkında 
.şmgeçmişine değer Veren bir yerdi.ilaVası temiz,geçmişle gelecek birLeşiyer ve bir birinde tek ruh eluyer du Şehirde geçmiş-gelecek iç 
içeydi. Ne değerlerini unutmuş ne de çağın gereklerinden yeksun kalmıştı 

Ada. ilerlediği zaman yel kenarlarında resinter.resimlerin yanında da saz çalan insanlar Vardı.&unlar yeni açılmış sanat ekulunun her ay 
düzenlediği müzik eşliğinde resim sergisiydi Amasya sanata önem Verdiği gibi blime de önem Veriyordu Duyduğuna gere gençler için ezeL 
derslikler kumlmuş.eğrenciler alanlarında uzman öğretmenler kentrelünde ders çalışıyorlardı 

4ün yavaş yavaş kızıllaşmaya başLamıştı.EUne bir dendurma aldı.lrmak kenarında yürüyordu YaLıboyu evlerinin Yeşlırmak'taki siması, denize 
vuran yakamezları andnyerdu.tlele e gendelların Yeşilırmak üzerindeki gidişi karanlıkta ateşböceklerinin ilerleyişiydi sankiJrmağın karşısında 
yapılan parkta oturup bu manzarayı izlemek ayn bir zes/ kti. 

Ada festivalin yapıldığı alana değru ilerledi &r köşede elmalar.kirazlar Diğer köşede Amasya'yı temsil eden eşyalar satılıyerdu.Çecuklar 
lunaparkta çılgınca eğleniyordu Yöresel kıyafetler giymiş olan görevliler pamuk helvaelma şekerleri satıyorlardı.C.traf ışıl ışıldı.^>en 
kahkaha sesleriyle çınlıyordu buraLar Ada tüm bunları düşünerek otolin yolunu tuttu 

TatiL bitmiş,eve dönme vakti gelmiştiLrtesi gün yola çıkacaktı.Yatağma yattığı gibi uykuya datdıRuyasında beyaz elbiseU san bukleti, 
ebna yanaklıküçük kız el salLıyor.gülücükter saçıyordu. Anlaşılan Ada rnn ruhu da huzurLuydu.6abah erken kalkıp valizini hazırladıAmasya’yı 
tekrar göırrtış oLmanm kendisi için ne kadar çok şey ifade ettiğini anlatacak kelimeler bulamıyordu 

4üneş ışıl tşldı.Yöl kenarındaki yemyeşil ağaçların üzerinde kuşlar ötüyordu 5anld karşısında bir insan Varmış edasıyla Ada. Veda etmek 
için elini saUadıAma hayır ! B>u bir veda değil .yaşanacak olan güzel günlerin başlangıcıydı Yme gelecekti.^üneşin aydınlattığı sokaktan 
btasyona doğru ağır ağr ilerledi 


Çeçmişle geleceğin kaynaştığı bu hayal şehirden gidiyordu. Ayrılırken gözlerinde tatlı bir hüzün,dudağında narin bir tebessümark asında ise 
geçmişLe geLecek arasındaki yegane köprüyü tüm zarafetiyle bırakıyordu... lâk | 












SORU SAYISI 

TEST AĞIRLIK 
KATSAYILARI 



SİNİ 

F SINIF 

SINIF 

SINIF INIF : 

8. 

SINIF ; 

TÜRKÇE 

19 

21 

23 

4 4 

4 

! MATEMATİK 

16 

18 

20 

4 4 

4 

FEN VE 

; TEKNOLOJİ 

16 

18 

20 

3 3 

3 

: SOSYAL BİLGİLER 

16 

18 

20 

3 3 

3 * 

YABANCI DİL 

13 

15 

17 

1 1 

1 

TOPLAM 

80 

90 

100 

15 15 

15 


PUANLAMA İNİA6IL OU^CN/İP 

Milli eğitim E>akanı i-lüseyin ffilik'in açıklamasına göre -5&.5'd<»ki puanlama 
şöyle oLacak 

6 . 5inıf öğrencisinin 535‘den aLdığı puanın yüzde 251 
7- sınıfların puanının yüzde 351 
8 . sınıfLarın puanLarının yüzde A0'\ alınacak. 


TE.ÖRİ DE^İL PRATİkl 

535’de yönelilecek soruların “bilgiyi değil, bilgiyi kuLlanmayı ölçen” soru¬ 
lardan oluşması hedefleniyor, borular, öğrenci hangi sınıfta okuyorsa o yılın 
müfredatından hazırlanacak . 

Yeni sistemin avantajları 

TEJÖ 5tUA\/ İÖADE.R. ÖLMAY ACAA-. OVLö, VeriLen eğitimi, hayata 
Ve bir üst öğretim kurumuna hazırLama amacından uzaklaştırıyor. öğrenciLeri 
sadece sınavda başarı iğin yönlendirilmesine neden oLuyordu. İki sınavın ola¬ 
cağı 535 tek sınavı kader oLmaktan çıkarıyor. 

öl4ULUH ÖMüS/f AİRTİY ûfZ; OCö okul içi başarıyı tek bir sınava indi¬ 
riyordu. Okul içi başarının yansıtılacağı 533 ile her ders hatta okuldaki 
toplumsal faaliyetLer bile önemLi hale geLecek. 

OVNALA LgTi'M: 535. K/|EL3’in bilgiyi kuLLanma odaklı yeni 
müfredatının daha sağlıklı uygulanmasını sağlayacak. Ok İ5 bilgiyi ölçtüğü 
için belli dersler önem kazanıyor,- biLginîn kullanımı ikinci planda kaLıyordu. 
ökul başarısının yansıyacağı 535 ile öğrencinin bilgi kuLlanımını ön planda 
tutan yeni müfredat da önem kazanacak. 

f]R5AT EL£>Î . 3aşarının anlık bir sınavla öLçüLmeşi kursa giden 
öğrenci ile gidemeyen öğrenci arasındaki fırsat eşitliğini engelliyordu. 535 
iLe kursa gidemeyen ancak okulda başarılı olan öğrencilere de fırsat 
tanınıyor. 


Yüzde 25lik başarı puanı Ve yüzde 5lik davranış puanı ile birleştirilecek, 

3öylece ortaöğretime geçişteki ham puan ortaya çıkacak. K/jerkezi yerleş¬ 
tirme sistemiyle tercih yaparak öğrenciler girmek istedikleri ortaöğre¬ 
tim kurumlarına girmiş olacaklar. 

Aralık ayında yeni sistemle ilgili bir pilot uyguLama sınavı yapıldı. 5orulara 
ME-3’in internet sitesinden uLaşabiLirsiniz. 5orular şekiL okuma, yorumlama 
Ve bİLinci öLçme ağırlıkLı olup renkLendiriLmİş sorular öğrenciler tarafından 
beğeniLdi. Or tak kanı koLay olduğu noktasında birLeşse de düzenli Ve pLanlı 
çalışan öğrencilerin net sayısının yüksek olduğu gözLendi. 

5eviye Tespit 5ınavtarı 2008 sonunda yapılacak 


5lNA\/lCA&ü6^LMAYAA:Al4 : ^l46 öğrendlerde olduğu gb\ âLe- 
Lerin de psiko-sosyaL açıdan yoğun bir şekilde gerilimLer yaşamaLanna ne¬ 
den oLuyordu. 535'de başarının ölçülmesi geniş bir zamana yayıldığı için bu 
sorun daha az yaşanacak. 

ökuL başarısı yüzde 3 O etkili oLacak 

Değerlendirme. iLköğretim 6. 7- 8. sınıf öğrencileri için “sınavın yüzde 

~/0\ yıL sonu başarı puanının yüzde 251 Ve davranış puanının yüzde 5T alınan 
rak yapılacak. 3u şekilde hesaplanacak puanLardan iLköğretim 6. sınıflar için | 
yüzde 251 iLköğretim 7- sınıflar için yüzde 35'i Ve iLköğretim 8. sınıflar 
için de yüzde AO1 alınarak toplam puan ortaya çıkacak. “5ınıf puanı” olarak 
isimlendirilecek bu puan, fen, anadolu Ve diğer liselere yerleştirmede esas 
aLınacak 


K/plli E_ğîtim 3akanlığı (N/|^3), ÖIÖ5 yerine uyguLanmaya başlanacak yeni 
sistem kapsamındaki 5eViye 3eLirLeme 5ınaVı (535) 2008‘den itibaren 
haziran ayı içinde ders yıLı bitiminden sonra gerçekLeştiriLecek. 3u eğitim-öğ- 
retim yıLında son kez uygulanacak ÖIÖ5 ise 8 Uaziran 2 008'de yapılacak 

5önI Vi 5iUf ÇlZLCLki , 

Taslak yönergeye göre, iLköğretim 6. Ve 7 sınıflar için uygulanacak 535, 
2 008 yıLından itibaren uygulanmaya başlanacak. 5ınaV, eğrtîm-öğretim yıLı 
sonunda gerçekLeştiriLecek. ÖngörüLen takvime göre, iLköğretim 6. sınıflar 
22 Uaziran 2008, iLköğretim 7 sınıf öğrenciler 29 -Uaziran 2008 tari¬ 
hinde 535ye girecek 


iğrenci Ve öğretmenler 535yi 5evdi. 

Mitli E-ğitim 3akanlığı bu yıl iLk kez uygulanacak 535'Lerle ilgili Ad bin 
öğrenci ile 3 bin öğretmen üzerinde bir anket düzenLedi. Ankette 535 
sistemine öğretmen Ve öğrenciLerin bakışı incelendi. Değişik bölgelerdeki 
12 ilde gerçekleştirilen anketin sonucuna göre, öğrenci Ve öğretmenlerin 
yüzde 80'i 535 sistemini beğendi. Öğretmenlerin yüzde 881 ögrenciLerir 
ise yüzde 83 u ÖIÖ.5 yerine 535 sistemini 'daha uygun’ buldu. Öğret¬ 
menlerin yüzde 9<7ı, öğrenciLerin ise yüzde 751 aralık ayında yapılan Ve 
5D bin öğrencinin katıLdığı 535 denemesindeki soru içeriğinin derste işlene 
konularla örtüştüğünü belirtti 




















TÜRENİN ^ZRLLİ^LELRİ 

Pil bir uLusun yarattığı ye yüzyıllar bûyu geliştirip zenginleştirdiği ertak 
eserdir. Art eLduğu uLusun bütün değerLerini Ve ezeLLikLerini taşır. 
DeLayısıyla, her dilin kendine özgü ezellikLeri Vardır. 

Türkçenin en belirgin ezelliklerini batı diLleriyle karşılaştırarak, şeyle 
ezetLeyebiLiriz: 

I. T ürçe, diLdleri şaşırtacak e'Lçüde kesin kurallara bağlı bir dildir batı 
dillerinin tersine, kuraLLara uymayan btbnalar yek denecek kadar azdır. 

Z bazı espiriLi TürkelegLara gere İngiLizce “Lastik" yazılır “kauçuk" ekunur. 
Türkçede düzensiz eyLem yektur (emek. İng. gitmek: gevVent, gene). 

Türkçede bir tek eylemin çekimini öğrenen biri, bütün eylemleri aynı biçimde 
çekebiLir. ( gitttgHrmiş.gider.gidiyer vb.) 

3. Türkçe, yapı bakımından eklemeLi diller içinde yer aLır. Yani, sezcük 
başına Ve ertasına ek gelmez. Yapım ekLeri de, çekim ekLeri de beLLi bir 
kurala Ve sıraya gere sözcüğün senuna eklenir, bir sözcüğü n senuna hem 
yapım eki hem çekim eki getirilecekse, ence yapım eki, senra çekim eki 
getirilir. 

<Zmek; 4eş-uş-tur-uyer-lar-dı 


7- Ünlü uyumu Türkçe'nin en enemLi ezeLlikLerinden biridir. Ünlü uyumuna 
uyan liral-ALtay dilerinin eski Ve yeni en büyük Ve en eski temsilcbi 
Türkçedir. batı dillerinde ünlü uyumu sez kenusu değildir, bu yüzden şiire 
Ve edebiyata çek yatkın bir dildir, Türk insanı dilinin fenetik ezelliğinden 
deLayı değuşundan (ninniLer) etümüne kadar (ağıt, methiye) edebiyatta içli 
dışlıdır. 

<3Türkçe, batı diLLerinde rastlanmayacak eLçüde çek ünLü sese sahiptir. 
Türkçedeki sekiz ünlü Ve Zl ünsüzle Zixö=l6ö değişik ses çıkanlır. bu da 
Türkçenin ses Ve ezgi zenginliğini sağlar, 

97ürkçenin en enemLi ezelliklerinden birisi fenksiyenel bir dil eLması Ve 
matematikseL yapısı. NİasıL ki matematikte “2,3,5” rakamlarının bir değeri 
Varsa Ve sayılar yan yana geLdikLerinde “235* sayısı meydana geLiyersa; 

T ürkçenin yapısı da beyledir, il-, bil-, bilgi Ve bunLar saylar gibi tek başına 
bir anLam İfade der. T ürkçe sezcükLer seLdan sağa ekunur. Düşüncelerimizi 
anlatmak için sesleri üst üste bina ederiz. Peşler yer değiştirmiyer, süreç 
başladıktan senra üst üste biniyer. Matematikteki tepLama işLemi gibi 
matematikseL bir yasayla. Peylendiğin bir şeyin encesine bir başka şey 
getirebilme imkanı bırakmayan ya da kelimeyi eLumsuzLaştırmak için e 
kelimenin encesinde ek , kelime kuLLanmak zerunda bırakmayan kendine has 
matematikseL sistem kuLLanır. Pen söylenen enceki seytenen bütün şeyleri 
küçültebiLir. 


4 batı dillerinde, bir sezcüğün başında birkaç ünsüz ya da ünLü yan yana 
geldiği halde (ELurepe, air, 

autemebil, chateau, chef...) Türkçede sezcük başında yan yana geLen ünlü 
ya da ünsüz gerüLmez, 

3. Türk, kurt, yurt, iLk, üst, alt gibi pek az istisna dışında Türkçe sezcüğün 
senunda da iki, üç ünlü ya da iki, üç ünsüze rastlanmaz. Oysa, batı diLLerinde 
bu tür sezcük çektur. français, frâs, pardeau. drapeau, franc.... 

6 . batı diLLerinde sezcük içinde yer aldığı halde seylenmeyen sesler de 
vardır: prais (fre), drame (dram), etat (eta), dans (dan)... Türkçede beyU? 
bir elayla karşılaşmak eLanaksızdır, 


Perdüncü, beşinci, altıncı maddelerde ezettenen ezeLLikler, batı diLLerinde 
yazı diliyle kenuşma diLinin çek farklı eLmasına yeL açmıştır. Çünkü, 
sezcükLer seyUndikLeri gibi yazılmamaktadır. Oysa Türkçe, geneLLikLe 
seylendiği gibi yazlan Ve yazıldığı gibi ekunan bir dildir, buna sesçiL dil 
- denilir. 

Is 


Ma 


Türkçenin matematikLe ilşkisini anlatmamıza yardım eden:Yazar/pilezef 
-Uüsyin Rahmi Ç44TAÇ beye Ve “Türkiye Yazarlar birliği” başkan 
yardımcısı Asım ÇÜLTELklN bey e teşekkür ediyeruz. 

PÜNYA PİLLERİNE. 12 bİN ERLİME- VRRPİ4 

Türk PiL klurumu (TP4) başkanı Pref. Pr. Çükrü jJaluk AkİALlN, dünya 
diLLerinde 12 bin T ürkçe sezLüğün kuLLanıLdığını seyledi. Dünyanın kuLlanmaya 
?aşLadığı T ürkçe sen iki kelime ise deLmuş* Ve dener*. 

Pez varLıgına baktığımız da Türklerin bilimde, kültürde, uygarlıkta üretken 
eLduğu denenlerde çek fazla sayıda sezcüğün diğer dillere geçtiğini 
gerüyeruz, E.n fazla sezcük 9 binle Pırpçada yer alıyer. Çincede 3 00, 

“ arsçada 3 bin, Arapçada 2 bin, Rusçada 2 bin 3 00, ttrmenicede 
4 bin 26 O, Ukraynacada SOO, U\acarca&a 2 bin, Rumencede 3 bin, 
buLgarcada 3 bin 3 00, Pırpçada 9 bin, Çekçede 248. ItaLyancada 
l46,ArnaVutçada 3 bin, Yunancada 3 bin, İngilizcede A/O, ALmancada 
l66 T ürkçe kelime kuLLanlıyer. 

Derleyen : Şüheda ÖZTİJRK 7-C 
Aslıhan YILMAZ 6-B 


































W 4/ 


2 nnr mmzmî\ 




yPULU AL 


Nobel barış ödülü¬ 
nü, küresel ısınmaya 
karşı mücadelesiyle 
son denemde öne 
’ çıkan eski A b P 
başkan Yardımcısı Al Çor e Ve &lv] 
i-lükümetler Arası İklim Peğişikliği Paneli 
(IPCC) kazandı 

2 007 NobLL pzikl öpülüNüN 

5AÜIPLLRI AÇIkİLANPI 

2007 NobeL Fizik 
ödülüne Fransız 
Albert feri M e 
Alman Peter Çrün- 
berg, " da/ man - 
yetik dirençLe" (ÇM^) iLgiLi çalışmaları 
nedeniyle Layık görüLdü. 

ÖİOOCÜOIM (AA) 

| I\U?ğL E-debiyat Odü- 
I Lünü, ünlü İnciliz ya¬ 
zar Porb Lessing'in 
kazandığı açıklandı. 

| Nobel ELdebiyat ödü¬ 
lünü geçen yıL da Orhan Pamuk aLmıştı. 




2007 ALTIN PORTAkİAL ÖPÜLLLRİ 

ELn İyi Fikn : Yumurta 
Jüri Özel Ödülü: Yaşamın 
klıyısında behLul Pal Pigi- 
türk Çenç Yetenek Jüri 
Özel Ödülü ■. 4>aadet İşi 
Aksoy (Yumurla) 

ELn İyi Yönetmen Fatih Akın (Yaşamın klıyısında) 
ELn İyi 4>enaryo . öerrih klaptanogLu-Orçun 
löö'ksal (Yumurta) 



ELn İyi lV|üzik 

Ln İyi kladın Oyuncu 

ELn İyi ELrkek Oyuncu 


Zülfü LK/aneü (K/jutLuluk) 
Özgü NamaL (N/jtrtluLuk) 
Murat lian (IVfuflıiuk) 

ELn İyi Sanat Yönetmem Naz ELrayda (Yumurta) 
ELn İyi Çorun tü Yönetmen Özgür ELken 
(Y umurta) 

ELn İyi Yardımcı Iradın Oyuncu Nursel klöse 
(Yaşamın klıyısında) 

ELn İyi Yardıma ELrkek Oyuncu Tıncel kltırfiz 
(Yaşamın klıyısında) 

ELn İyi Özel ELfekt: Ödüle değer çaLışma yok 




ov 


TÜ&ITAklin düzenlediği olim¬ 
piyatta iLk üç sırayı Samanyolu, 
atih Ve YamanLar p aylaştı. 
dülleri bakan Çelik Verdi. 
ÜbİTAlZ.' ın bilim olimpiyat¬ 
larına ezeL okullar damgasını Vurdu Çeşitli dallarda 
VeriLen 55 madaLyanm 49‘unu özel okuLLar aldı. 
Ankara Özel LbamanyoLu Lisesi bir rekora imza 
atarak 20 öğrencisiyle madaLya kazandı 
TÜbİTAl4 başkan \/ekili Nüket Yetiş ise bir 
ülkenin bilime ne kadar değer Verirse o kadar güçLü 
olacağını söyledi Yetiş, "2003*te Türkiye'de 24 
birler civarında olan bilim insanı sayısı, 2003 yılı 
itibarıyla 49 bine tlaştı. bizim 20\0 hedefimiz 44 bini 
ble aştık." diye konuştu 



TÜRklÇL 

ÖDÜL 


OLİMPİYATINA 


YILIN YAZARLARI. fHÜB. 
APAMLARI \/L 6 AN ATÇILARI 


AYŞE KUJ.İN 



Yazarlar birli¬ 
ğinin gelenek- 
seL hale geLen 
ödüllerini kaza- 
nanLar beLLi oL- 
du. Ayşe iZulin, Veda” bimli son kitabı ile 
roman dalında; Çaban Abak klayıp Atlar 
tlaritası ile şiir dalında; AbduLLah 
klarmancı, YerLere ÇökLere iLe hikâye 
daLında ödüle Layık görüLdü. Leyla İpekçi, 
yazıları ile basın-fikir, Nuh ÇönüLtaş ise 
yazılarıyla basın-fıkra ödüLünün sahibi oLdu. 


bu yıl 5'incbi düzenle¬ 
nen Uluslararası Türk¬ 
’e Olimpiyatı ödüle doy¬ 
muyor ULusaL Ajans oLa- 
rak biLinen Avrupa bir¬ 
liği ELğtim ve ÇençLik 
Programları M^kezi 
başkanlığı, Türkçe OLirn- 
pıyatLanriı, T ürk dili¬ 
ne yaptığı katkılardan doLayı "2007 Avrupa PiL 
Ödülüne layık gördü. ÖdüLü, Uluslararası PiL 
Öğretim Pemeği başkan Yardımcısı Tuncay 
Öztürk aldı. 



2008. Y^YA ICLMAL YILI İLAH LDILPI 

iCültür Ve Turizm bakanLığı, 
2008’i Yahya klemaL yılı ilan 
etti. YıL boyunca büyük şairLe 
ilgili uLuslararası sergi Ve sem¬ 
pozyumlar d ü z e n L e necek. 
Anma yıü çerçevesinden şairin besteLenmiş şiirleri CO 
formatında yayınlanacak. Ayrıca şairin şiirlerinden yeni 
besteLer yaptırtacak. Yahya klemaL beyatLmın 
eserlerinin prestij ktapLar oLarak basılması da 
projeLer arasında yer alıyor. 



43’ÜNOJ 

armaçaNi 


6AJT FA14 tlIklÂYL 


SEtMA.FINDIK!1 



■fCnmvıût 

*4fr£[LU 


Si 



Parüşşafaka Cemiyeti Ve 
Yapı klredi Yayınları 
(YkİY) tarafından düzen¬ 
lenen 43' üncü Sa t ak 
tlikâye Armağanını İmbatta 
(ZaranfiL klokusu kitabıyla 
Celma Fındıklı kazandı 


LPAT3IMAN/I LPLbIYAT ÖPÜLLİ 
% ÇAJ-lIblN bULPU 


M 


ahmet oktav 


«i 


ELdebîyat ödülüne Ahmet 
Oktay, "klaç klişiyiz klendi 
mizde" adlı şiir kitabıyla Layık 


s 


ilazırLayartlar -N/J. E.YYÜP (Trk. ûğri) 

f. MfihmetZAYA 


23 H 


L 











































Canım Dedecim; 


(UanakkatiHîg üektuplar 


Canım Dedeciğim; 



Dede biliyor musun? Ben dün 9 yaşıma girdim Artık 
büyüdüm. Ben de senin gibi cepheye gidip savaşmak istiyorum. 
Ben bunu söyleyince nenem “sende deden gibi baban gibi cep¬ 
hede asker olacaksın, vatanı koruyacaksın" diyor. Bunları söy¬ 
lerken toprağa düşen yağmur damlaları gibi gözünden yaşlar 
süzülüyor. Her seferinde bu oluyor ve ağlıyor. Dedeciğim seni 
çok özledim. Geçen gün yan komşumuz Hanife emelerin evinde 
ağlama sesleri duydum. Zaten bu seslerle sabah uyandım. Evde 
neneme seslendim ama kimse cevap vermedi. Dışarı çıktım. 
Herkes Hanife emelerin evinin önünde toplanmıştı. Herkes 
dediğim de biliyorsun benim gibi çocuklar, kadınlar ve köyün 
büyükleri. Neyse Hanife eme ve küçük kızı Zehra ağlıyordu. Ora¬ 
daki herkes ağlıyordu. Ne olduğunu anlamaya çalışırken nenemi 
gördüm ve yanma gittim. Ne oluyor diye sorunca “sus” dedi ve 
beni kucağına oturttu. Hanife eme bağırarak “getti Memedim, 
getti. Kahrolun düşmanlar aldınrz elimden Memedimi. Ah Me¬ 
medim ah yalnız koydun bizi buralarda .” diyordu. Herkes evlerine 
giderken nenem sorduğum sorunun cevabını verdi.” Meped 
emmin ölmüş” dedi. Beri'tabi çok üzüldüm O arada aklıma sen 
geldin dede. Seni bir daha özlediğimi anladım Dedeciğim cep¬ 
hede sana bir şey olacak diye $|k korkuyorum. Bazen rüyamda 
seni görüyorum dede. Savaş çıkıyor. Sen yerde yatıyorsun 
kanlar içinde. Korkuyla terler içinde fırlıyorum yataktan. Bazen de 
dışarıda oynarken kalbime bir hançer saplanıyor sanki. Eve gidip 
ağlıyorum Nenem de beni susturmaya çalışıyor Neyse 
dedeciğim sen kendine oralarda dikkat et. Biz tüm cepheye 
destek çıkıyoruz. Yüreğimiz, dualarımız hep sizinle Kendinize iyi 

Seni çok seven torunun. ^ ^ 

jSjA I, BMBtel 

ı«§r_ _ 

HT 


Şu anda mutluluğumu ve sana olan sevgimi bu satırlarla 
asla ifade edemem. Sen bir Çanakkale şehidisin. Sen şu anda 
şu satırları ağlayarak yazmakta olan ve ayrıca senin gibi bir 
dedenin torunu olduğum için başı dik ve onurlu olan bir kızın 
dedesisin. Sen tüm Türkiye’nin şehidisin. Bende bütün 
Türkiye’de adı anılmakta olan bir şehidin torunuyum. Bu durum 
benim için büyük bir onurdur. Büyük bir sevinç ve ayrıca ufak 
bir hüzündür. Hüznümün nedeni ise seni görememektir. 
Görmek isterdim yüzünü, bana torunum deyişini duymak ister¬ 
dim. Burada olsaydın keşke. Saçımı okşayarak masal 
anlatsaydın her gece. Ama dedeciğim boşverelim bunları, 
yüzünü görmesem de olur, sesini duymasam da. Sen benim 
kalbimdesin her zaman ve asla silinmeyeceksin oradan. 
Dedeciğim sana olan sevgim ve saygım sonsuzdur. Keşke ben 
de senin gibi olabilsem Vatanı korumak için senin de yaptığın 
gibi elimden gelen her şeyi yapardım. Vatanı korumak herke¬ 
sin görevidir. Dedeciğim vatan uğrunda sen ve senin 
arkadaşların şehit oldunuz. Hepiniz vatan uğruna canını veren 
yiğitlersiniz. Dedeciğim şu anda da Türkiye’de savaş var. 
Şehitlerimiz oldu. Teröristlerle savaşıyoruz. Tüm Türkiye tek 
yürek halinde karşı çıkıyoruz. Dedeciğim senin zamanında 
olduğu gibi Mehmetçik’lerimiz aslanlar gibi vatan uğruna şehit 
olmak için gidiyorlar. Dedeciğim sen ve arkadaşların benim ve 
tüm Türkiye’nin kalbinde çiviyle kazındınız, asla 
unutulmayacaksınız. Unutmadık Unutmayacağız! 


Dedeciğim; 


Rabia TEMİZ 
7/B 


Biliyorum kî bizim ileride rahat bir yaşam sürdürebilmemiz 
ve düşman işgeii ormadan yaşamamız için savaşıyorsun. Bju 
benî çoJcğururJandırıyor. Seni özlüyorum. Fafcat* 3 ^ 
özlemimi hafifletiyor. 

Dede, sana ve tüm silah arkadaşlarına her 
ediyorum."Allah’ım onlara yardım et, onlara güç kuvvet ver* di¬ 
yorum. Dedeciğim sana ve arkadaşlarına inanıy 

düşmanları geri püskürtüp, onları yurdumuza girdikf__ 

pişman edeceksiniz. Dede sizin bu güzel vatanı düşmar 
eline bırakmayacağınızı Jıjkiiğim için korkmuyorum. Sen ve 
silah arkadaşların bjp/ftî arkanızda sizin emeğinizi boşa 
çıkarmayacak, feddf^r kıymetini bilen, » -de vatanı 

kbirnes" 


için canın 


W 


Dedeciğim dua 


hep y 


ah’a emanet 


(Öğrencilerimiz'*) 


ana 


'\ : km 
















Siaııatmuz flatı 

Ebir işte olmak için ilk iş hedef belirlemek, ikinci iş ise. belirlenen hedefe yö¬ 
nelik bir plan yapmaktır. Yapılacak işlerin belli bir süre Ve düzen içine sokul¬ 
masına plan denir 

IVfodem eğitim sbtemLerinde başarıyLa giden yolda tek çare çok çalışmak” 
değil “etkin çalışmazdır Ltkin çaLışma zamanı hedefler Ve saptanmış önce¬ 
likler doğrultusunda programlı olarak kullanmaktır, bu da planlama demek¬ 
tir. 

bir bina yapılırken, yolculuğa çıkılırken, bir aüşverişe gidilirken plan yapılır ya 
da yapılması gerekir ELğer pLan yapılmazsa bina yıkıLabilir, yoLcuLukta hiç 
hesap edilmeyen aksilikler başa gelebilir, alışverişte beklenmedik sorunlar 
yaşanabilir Cenap Sahabettin- “başkası düştü mu çürük tahtaya basmasaydı 
deriz. l4endimiz düşünce bastığımız tahtanın çürük oLmasından şikayet ederiz" 
di yor. Atılacak adımdan alınacak başarılı bir sonuç, iyi bir pLanlamaya bağlıdır 

C^erek sınavlar gerekse de başarılı bir okul yaşamı, hem sizin geleceğinizin 
hem de ülkemizin yarınLarının şekillenmesi açısından bîr bina yapımından, bir yol¬ 
culuğa hazrlanmaktan, bir alışverişten daha önemsiz değildir CyLeyse belir¬ 
lenen hedeflere ulaşmak için mutlaka bîr çalışma planına ihtiyaç Vardır 

Okul eğitimi Ve sınavlara hazırlık ciddi işlerdir Okul eğitiminde Ve sınavlara 
hazırlıkta başarıya ulaşmak planlı bir çalışmayla mümkündür. Planlanmış bîr 
çalışma, hedefe yöneLik yapılacak işLerin etkili bîr şekilde yürütülmesini sağlar. 
Plan; “nasıl", “ne zaman ve “nerede", “hangi derse" çaLışacağını karar vermek¬ 
tir. 


Elemlerin Kokunu 

Ç>iir ; ne ^ykü nede masaL gibidir. C okunmadığı zaman, içten samimi bir şekiLde 
yazılmayacağı gibi günlük konuşmaLarLa çelişki içindedir. 

Cemal Süreyya, Ahmet LİASM hakkında onLa tanıştığı andan itibaren bir fark¬ 
lılık sezdiğini diLe getirmiştir Ahmet İİAÇİM yazdığı gibi konuşmaktadır. Çiir 
okurken konuşmasını değiştirmemektedir. Çünkü tİAÇİİV| ^serLerini dağlardan 
kopartıp içine yerleştirmiştir Artık ses telleri bu huzurLa titremektedir Siyasi 
düşüncesi ne olursa olsun bu şair şiirLeriyLe iç içedir. 

Yazılan dört mısra şiir, en hüzünLü anların sevincidir. Cyleki hangi şair, suçluLuk- 
tan dolayı içi kan ağLarken şiir yazabiLmiştir Aruza .hece ölçüsüne, serbest 
şiire hiç lafımız yok. £>ana şiiri tanımlayın Çiirin tanımında ölçü söz konusu değil¬ 
dir. 

Çiirin temeli duygu Ve düşünceler Ve onların gelişimleridir. Çiirin sevdanın, has¬ 
retin bazen de düşler diyarının, kabusLarın, elemLerin Ve nice ölümlerin kokusu¬ 
dur i4orku şair için şehit olmak değil; yalnızca ölmektir 

; Uzun paragrafların soluk yüzlü derin adamları, yine derin ve bir o kadar parlak 
: şiirleriyle hep aramtzdalar ila dağların adamı, ha denizLerin rüzgarı ha şehitlerin 
; kanı hepsinin çıktığı yoL aynı, ilimi Allah’a kuL, kimi denizde pul kimi dağlarda 
: kurşun, kimi tüccarın arşın ama hepsinin adı şair ve ilginç olanı da hepsi severler 
•; Ağacı seVer, yarını sever, Allah’ım sever, Vatanını sever, ama sever! 

ile diyelim ölen insanlığı yaşatacak olan şiirler Ve onları yaşatacak olan şair¬ 
lere kolay gelsin 


Descartes: “Plansız çalışan kimse, ülke üLke dolaşıp hazine arayan bir insana ; 
benzer" diyor. Plansızlık; öğrencide dikkatsizliğe, yorgunluğa, isteksizliğe Ve 
dalgınlığa neden olur. &>u durum öğrencide ruhsal baskı, kararstzLık. çaLışmaya 
motive olmama Ve Verimsiz çalışma gibi olumsuz sonuçlara yoL açar. B>u so¬ 
runların aşılması için planlı çalışmanın nasıl yapılacağı çok iyi bilinmeli Ve çalış- 


İlhan AÜ AYTAÇ 

( 2007 OlLö de -Uasan Alî Yücel And. Cğrt Lisesini 
kazanmıştır, iğrencimize teşekkür ederiz ) 


malar planlı bir şekilde yürütülmelidir. 


kladriye ÇÛZELL 
8~E> 



(0358) 312 1 6 56 


Belediye Cd. No;2Ö TAŞOVA/AMASYA 


Tel İş: (0358) 312 16 56 
Belediye Caaddesl No:20 
TAŞOVA / AMASYA 


Mustafa Cep: (0505) 872 94 97 
Harun Cep: (0544) 942 79 49 
Necati Cep: (0546) 415 54 40 


’ 






































u 1 unlan Itltgur mmjötmuz? 



TÜYLLE.İMİZ NİLPE.M Pİİ4C.N Pil^LhJ tfLUE. P 

birçek memelide yaygın dan eski bir reflekstir korktuğumuzda 
yaya tehlikede olduğumuzda bedenimizde bazı tepkiler <?luşur.İLk elarak 
kalp attşLarımız hızlanır Ayrıca kaslarımıza kaçmaya hazırLanabilmemiz 
için daha fazla kan delar 

ELnerji tasarrufu amacıyla sindirim sistemimiz çaLışmasına ara Verir 
Tüyerimizin diken diken alması da bu hazırlıklardan biridir 


ATLAR AYAKTA MI UYUR P 

Atlar uzanarak uykuya dalabilirler ancak ayakta uyumayı tercih 
ederler. Çünkü uzandıklarında iç organlarında büyük bir baskı hissederler 
£?nlar için uygun bir alanda bacaklarını kullanmadan uyumak çek daha 
keLaydır Ayrıca atLar diğer memeli hayVanLarLa karşılaştırıldıklarında 
çek daha az uykuya ihtiyaç duyarlar 


SİVRİSİNE !6!RI<İ NELPCJsl îAAÇiNiR P 

-Uerhangı bir yaralanma karşısında, kanımız ence pıhtılaşır senra 
kabuk eLuşur.Yara kaşındığında kanın pıhtılaştığını anlarız. Sivrisineklerin 
tükürüklerinde, pıhtıLaşmayı engelleyici bir kimyasal Vardır Sivrisinek 
kanı emdiği için ısırığın oluşturduğu deliğinin çevresinin kabuklaşmasını 
mümkün elduğunca engellemeye çalışır, ktabuklaşmayı engeLleme işini 
sivrisineğin tükürüğü yapar klanı sulu tutar. bizi kaşındıran ise bu 
tükürüktür bunu düşünmek bile kaşınmamıza yeter 


AtlTAP^TLAR NASIL RLNlA PLÇİÇTİRİR P 

AhtapetLarın enlara farklı renkLer Veren hücreLerî Vardır bu renkLer; 
kırmızı, turuncu, sarı, kahverengi Ve siyahtır büzülerek,yayılarak Ve renk 
hücrelerini karıştırarak diLedikleri renge bürünüp diledikleri gibi saklana - 
bilirler bu renk hücrelerinin adi; “krematefbr dur 


NLPLN tJAPÇIRIRiZ P 


■Üapşırık burnumuz ya da sinüslerimizdeki 
herhangi bir huylanmayı ertadan kaldırmak için yap¬ 
tığımız'bir reflekstir. iJuylanmayı ortadan kaldır¬ 
mak için kaslarımız gerilir Ve büyük bir haVa patla¬ 
ması ile burnumuzdaki herhangi bir yabancı madde¬ 
den kurtuLuruz, 


PELklİ bUNLARi bİLİY^R MLJYUZP 

• PeVekuşunun gizünün beyninden büyük elduğunu 

• ELğer çok şiddetli hapşırırsan , kaburgalarından 
birinin kırılabiLeceğini 

• ilapşırmayı engellemeye çakşırsan, başındaki 
Veya bunundaki damarLardan birinin yırtılabileceğini 
Ve itebileceğini 

• jJapşırdığm zaman gizlerini açık tutmaya çalışır¬ 
san, yerlerinden fırlayabiLeceklerini 

• Pimuzların Vücut yapıları bakımından hiçbir za¬ 
man başlarını yukarı kaldırıp gikyüzüne bakamadık- 
Larını 

• bağaların renk kirü olduğunu ye kırmızı rengin 
inları sinirlendirmediğini 

• parelerin Ve atların kusamadıklarını 

• I saat süreyLe kuLaklıkla bir şey dinlemenin ku¬ 
laktaki bakteri eranını %J00 artırdığını 

• Çakmağın kibritten ince buLunduğunu 

• Parmak izleri gibi diL izlerinin de her insan için 
benzersiz ^Lduğunu 



26 


Perleyen: peV 2 İ klÜÇÜkl 

6/C 












■■■■■i 























































o-ea 


Türk düşünce tarihinin büyük dahası gerçek bir haLk ftezefu yaLnız yaşadığı 13. yüzyıLın degl bütün zamanların ön büyük nüktecisi, Türk 
zekasının, mizah dehasının en inanlı temsilcisi Nasreddin tieca. hicri 605. miLadi 1206 yıLında Sivrihisar 'm J-Jertu köyünde doğmuştur. Alaaddin 
kleykubatın sen saLtanat devirlerinde Sivrihisar' daki yüksek öğrenimini tamamLayarak, Akşehir' e yerleşmiştir. Akşehir' de uzun süre Müderrislik 
(Profesör) ve kadıük yapan e devirde lleca Nasreddin adı te anılan, zamanla haLkın dilinde lleca Nasreddin, Nasreddin lleca şeklinde söylenen hecamız 
1264 yılında Akşehir' de Vefat etmiştir. Türbesi şehir mezarlığında bulunmaktadır. Yanlan açık elan Ve kapısında kecaman bir kilit buLunan hecanın 
kabri bu gün de pek çek insan tarafından ziyaret edilmekte ve dünyada "kahkahalar Atılan" tek kabir elma özeLLiğini taşır belki. Yüzyıllardır 
mizahımızın altın kişisi elan Nasreddin llecanın fıkraları Peğu Türkistan'dan Macaristan'a, Cjüney Sibirya’dan kuzey Afrika'ya kadar uzanan geniş bir 
ceğrafya içinde anlattır, yayımlanır, kimi halklar lleca'yı kendterine mal etmişLerdir. Senradan ertaya kenulan birçek fıkra da ena bağlanmış; Jjeca'dan 
Ve tarihi kişiliğinden bağımsız yaratılar 'Nasreddin tieca fıkraLarı’ arasına katılmış, her çağda yenleri ekLenerek günümüze gelmiştir. 3aşka bir deyişle, 
lleca'yı Ve fıkraları 13. yüzyıl Anadelu halkı yaratmaya başlamış, yaratma süreci çağlar beyu sürmüştür. 0 kadar ki lleca. elmuştur. 3ugün Nasreddin 
tieca Türk halkını simgeleyen ölümsüz bir kişiliktir artık. 

Nasreddin tieca. ömrünü insanlara değru yelu göstermeye adayan, iyilikLeri bildiren, değruya sevk eden Ve kötülüklerden sakındıran bir Veli idi. 
3u işi yaparken tabiatı icabı kendisine has bir yel tutmuştur. 3öylece hakkın anlatılması Ve cemiyetteki bezuk yönlerin düzeltilmesi için, meseleyi 
halkın anlayacağı bir dil Ve üslup te, gayet manidar Latifeler haLinde kısa Ve öz elarak dte getirmiştir. LatifeLeri hikmet Ve ibret delu birer atasözü 
gibidir. 0nun adına uydurulan edep dışı Ve nükteden uzak bir takm fikraların enunla tgisi yoktur. N/Jankfer LatifeLeri önce yakın çevresinde şifahi elarak 
dtden dte deLaşmış. senraLan gitgide yayılmış Ve zamanla birtakım değişikliğe uğramıştır. 

Nasreddin llecanın değeri, yaşadığı elaylaria değil, gerek kendisinin, gerek halkm enun ağzından söylediği güLmecelerdeki anLam, yergi Ve alay 
öğeLerinin inceliğiyle ölçülür. 0nun elduğu teri sürüLen güLmeceLerin incelenmesinden, bunlarda geçen ketmelerin açıkLanışından anlaşıldığına göre e, 
belli bir dönemin değiL Anadelu halkının yaşama biçimini, güldürü öğesini, alay Ve eğlenme türünü, övgü Ve yergi becerisini dte getirmiştir. 0nunLa ilgili 
gülmeceleri eluşturan öğelerin edağı sevgi yergi, övgü, alaya aLma, gülünç duruma düşürme, kendi kendiyle çelişkiye sürükLeme, dinin temel 
kabulleriyle çelişmeden çok ince bir söyLeyişLe hoşgörüyü yeğlemedir. 0. bunları 
söylerken biLgin. bilgisiz, açıkgöz, uysal Vurdumduymaz, utangaç, atak, şaşkın, 
kurnaz, kerkak. atigan gibi birbiriyle çelişen niteliklere bürünür. 0zelLikLe 
karşısındakinin durumuyla çelişki içinde buLunma, gülmeceLerinin genel 
özelliğidir. 3u özellikler Anadelu insanının, belli elaylar karşısındaki 
tutumunu yansıtan, düşünce ürünlerini eluşturur. 



PerLeyen ■. pennur iZARAC^Z 

7/& 


Y[Â!fflİ! 























KARANFİLİN HİSLERİ 

Çok iyi hatırlarım. On üçüncü doğum günümde 
babam, ablam ve bana karanfil çiçeği almıştı. Bize verirken 
de "Bu çiçeklere iyi bakın, onları soldurmayın." demişti. 
Babam bunu söylerken ablamın burun kıvırdığını hatırlar 
gibiyim. Ona o zaman çok kızmıştım. Aslında ben ablamı 
çok severim ama o, kurallara uymaz. Başına buyruktur, 
sabırsızdır. Hemen hemen her şeyden kısa sürede bıkar. 
Bu yüzden çiçekten de bıkması uzun sürmedi. Bense 
babamın dediğini yaptım. Her sabah çiçeğimi suluyor, 
onunla konuşuyordum/'Nasıl?" dediğinizi duyar 
gibiyim. "Ben iyiyim" demek için canlanıyor, hemen 
yapraklarının altından karanfil tomurcukları 
filizleniyordu. Sevgimi anlıyor, bu da beni mutlu 
ediyordu. Çiçeğim günden güne büyüyordu. 

Öte yandan gelelim ablamın çiçeğine. Çiçeğini 
sulamaktan da bıkmıştı. Çiçeğiyle konuşmuyordu bile! 
Adeta karanfil ona yükmüş gibi davranıyordu. Sanki 
canım çiçek bunu hissediyordu da gün geçtikçe sararıp 
soluyordu. Gün geldi ablamın karanfili kurudu. Benim 
karanfilim aksine yeni mor mor karanfiller veriyordu. 

O zaman şunu anladım ki, bir çiçek bile sevgiden, 
şefkatten anlıyor, ona göre tepki veriyorsa; İNSAN 
NEDEN ANLAMASIN Kİ? 


JKJl 



Gözde PEHLİVANTÜRK 8/C 


HAYAT ÇİÇEĞİNİ SEVGİYLE YAŞATMAK 

İsminin anlamı ancak o gün öğrenebilmişti. Günlerden 
perşembeydi. Yukarı baktığında kara bulutları görmek 
mümkündü. Ve nihayet yağmur başladı. Hem de bardaktan 
boşalırcasına. Her yer, herkes sırılsıklam olmuştu. Zavallı, 
kimsesiz, yavru köpekçik de... 

Okuldan eve gitmekte olan Sevgi, bu köpeği gördü. 
Nedense insafa geldi, köpeği beslemeye karar verdi. 
Hâlbuki Sevgi kimseyle geçinemez, onu da kimse sevmezdi. 
Arkadaşları onun arkasından "Somurtkan kız" diye 
konuşurlardı. Gerçekten de öyleydi. İnsanlarla iletişim 
kurmaktan çekinir, "kimse beni sevmiyor" düşüncesini 
beyninden silip atamadığı için mutsuzdu. Galiba köpeği 
kendisine bağlayan sevimliliğiydi. Gün geçtikçe onu daha 
çok seviyordu. Bu köpek sayesinde yaşamı, eskisi gibi sıkıcı 
değildi. Çünkü Fino vardı hayatında. Bir an düşündü: 

- Ben Fino'ya sevgiyle yaklaşmasam karşılık 
alamayacaktım. Arkadaşlarımla çatışma içinde olmamın 
nedeni de bu galiba. 

- Sevgi hata yaptığını anlıyordu. Kendi kendine: 
Herkesi, her şeyi sevmeye çalışmalıyım hayatı anlamlı 
kılmak için. Bunun yanında insanlara saygı beslemem de 
gerekir. Yaşam zaten çok kısa. Niçin mutlu geçirmem 
gereken günleri boşa harcıyayım ki? İlk önce hayatı 
sevmeliyim. Daha sonra arkadaşlarımı, doğayı, uçan kuşu, 
akan dereyi... Kısacası her şey Fino'nun sayesinde 
olmuştu. 

Evet, Sevgi adının anlamını yağmurlu Perşembe günü 
öğrenebilmişti. 


3oJ\ 












Yıl 2023...On dört yıl olmuş gelmeyeli . İlk ve orta öğrenimimi tamamladığım bu şehre öğretim görevlisi 
olarak atandım. Mesleğime doğduğum bu güzel şehirde başlayacaktım. Şehzadeler şehri Amasya'm... 

Hava alanına inince bir heyecan sarmıştı içimi. Heyecanlanmayacak gibi miydi? Yıllar sonra doğduğum, 
okuduğum, hayatımın en güzel yıllarını geçirdiğim şehre gelmiştim. Etrafıma baktığımda ne 
yapacağımı bilemedim. Gözlerim dolmuş, yüzüme hoş bir tebessüm yerleşmişti. 





yoktu. Kaldirtnuhrın akü 
olarak açılıp kapanmak 
geliştirilmiş ve hayata ge« 


Ptyenıleket özlemi.,.0» 
Mezarlıkl arı, Bin ıarlianc, Çik 
»ocuğum sesiy^- irkildim. Bi 
nceledim. Ne denizel anlft 
güzelliğini yansıtıyor. Üçüm 
canına çocuklar için akuapar 
:evresi çeşitli heykellerle süs! 

fmasya valisine ait bir ma 
: alışmalardan bahsediyordu. ■ 
lîktiıü ve dikkatle bakmaya 
ırkadaşım fatih' ti . fazının t 
nemur çocuğuydu. Aslen Kayj 


ifında valilıin resmine de yer veri 
Bâr Süı sonra taun 


n r evet resimdeki 
aZ^yordu. Fatih de b 
ilayı Amasya'da okuı 


ı gibi bir 
:Uk- O ân 


ie koşuştürmalaMBiM... ^ 
d s yardi. ~V£ ulaşabilen 
ı livam* etmek lıbm de i 
i*jg|İ<fe|ir mağazaya 
lasında 


i4mır gerektiğini öğre 
ıitenler ; hakkında bilgi 


ilkadaı 


gazanın tal 
gitmişti bu durum. Mağaza 
ee sevinçten gözlerim doldu, 
ş. Bütün ürünlerin Amasya 
uıı kazağın etiketi de bunu 


Amasya'da bir otele ihtiyaç duyacağım hiç aklıma gelmemişti. Bir zamanlar evimizde, güzel 
Anadolu'mun bir çok kentinden gelen yüzlerce konuk ağırladığımızı daha dün gibi hatırlıyorum. Ama 
şimdi ev buluncaya kadar bir otelde kalmak zorundayım. Ana caddede ilerlerken 100. Yıl Otel'ini 
bu Hmî :arŞMnda Kapulan içeri girer 8 irnıcz sevgi dolu bakışlarla "Hoş geldin kızım." diyerek karşıladı 
beni ya§ ılı bir amca. Saygılı, sıcak, sevecen ve samimi bir kısa diyalogdan sonra kendimi otelde değil 
sâiıki evimdeymişim gibi rahat hissetmiştim. Eşyalarımı odama bırakır bırakmaz Amasya'yı gezmeyi 
planlıyordun!. Üzerimde yol yorgunluğunu hissetmiyordum bile. Tek istediğim çocukluğumu 
geçirdiğim kenti doya doya gezmekti. 

Amasya sokajjdarmda yürürken ilk dikkatimi çeken çocukken varlığından rahatsızlık duyduğum 
lencilerdçn eser kalmamasıydı. İnsanlar başkalarından para dilenmek yerine artık kendi emekleriyle 
ercıh ediyorlardı. 

leleı dedikkatmıi çeken bir başka şey de, çöp tenekelerinin - 

a*»_ •¥*_ __ _ I _ . _ M _- _i.ll _ _•> •_ . " Sltİk. 


ınmda 

ışanlanndan birisi beğendiğim kazağın Amiasy^j 
ıtçn mağazalarda eskisi gibi yabancı marki 
carında üretildiği ve hatta dış ülk.eler4ihraçaec 


zısı bana ayn bir gurur vermişti, 


îeçit törenir 
Amasyalı genç kızlar i 


trini takıldı gözlerime. Ne kati 
öğretmenim giydirmişti bu 
ışıyan bir Türk ' 

ı işlenip bu mağa 


: - ' • 


ır hoş kıyafetler! Bu: 
tindallı denilen bu eli 
iştim. 

leniyormuş. turistlerin 




















Ne de çok turist vardı caddelerde. Anlaşılan iyi tanıtımı yapılmıştı Amasya'mızın. Meraklı gözlerle her 
bu-koşesmı inceliyorlardı kültür ve tarih beşiği olan şehrimizin. Harşena Dağı ve karşısındaki dağın 
eteklerine çok sayıda lokanta ve turistik tesisler yapılmış. Amasyalılar ve turistler bir yandan semaver 
çaylarını yudumlarken diğer yandan Amasya'mızı tepeden seyretme zevkini tadıyorlar. Buradan 
Harşena Dağına uzanan teleferik sistemi ile kaya mezarlarına ulaşmak mümkün. 

Amasya, dağlar, bindallı...şu türküyü çağrıştırıyor bana, içten içe mırıldanarak... 


"Amasya'nın dağlan 
Üzümlüdür bağlan 
Çok hoşuma gidiyor 
Saçlarının bağları 
Haydi haydi cimdallı 
Kızlar giyer bindallı 
Gönül güzele bağlı 
Şimdi kızlar ilvanlı." 


Özlemini çektiğim Amasya'mızı doyasıya seyrederek yürüyordum sokaklarda. Beni mutlu eden yılların 
şe rımıze güzellikler kazandırmasının yanı sıra tarihi eserlerin ve mekanların eski büyüsünü hala 
korumasıydı. Çocukluğumda bakmaya doyamadığım yerler: Yeşilırmak , kıyısındaki Yalıboyu evleri ve 
arkasmda seyreden Kaya Mezarları... Doğal güzelliklerimiz, kültür mirasımız geçmişten geleceğe ancak 
Hftbo * aktarılabilirdi. Kıyı boyunca kaldırımlarda sürüklenen adımlarım, hatıralarımla beraber 
Hükümet Konağına taşıdı beni, içen girdiğimde bir görevli beni arkadaşımın odasına götürdü. Fatih ilk 

°f L , t 1 n,ya ı n, f dl .' hu Y" zden ismimi söyleme ihtiyacı duydum. Fatih gülümsedi, çocukluk yıllarını 

ve bızlen çok özlediğim dile getirdi. Fatih Amasya'ya neden geldiğimi sordu. Ben de Ferhat Tıp 
a ü esme öğretim görevlisi olarak atandığımı belirttim. Sıcak çayımı içerken Amasya hakkında bir 
fTîf r 2gSrT istedim. Fatih'e, buradan ayrılalı Amasya'da ne gibi gelişmelerin olduğunu sordum. 

Ç^ 1 l,k J ı ,1 8 un Y lzd ‘ ,n ı bu Yana çok gelişti" diyerek başladı. Bu gelişmede yurt dışında 
Ama ® yi î hl ^ rm katkısından bahsetti. "Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda, İsviçre başta olmak 
ıızere diğer ülkelerde yalayan Amasyalılarca demekler kurulmuş. Demekleri» gerçekleştirdikleri çeşitli 
nahyetlerle^ılımızın t^ıtmu çok iyi yapılmış. Ba da ilimize turist akınına yol açmıştır" 4e4l Şehir 
ışında^ konforlu yem oteller mşa edilmiş, ilimizde eskiden devar olaıı otopark ihtiyacım gidermek 
amacıyla yem otopark yapılı tuş. Zaten Fatih çocukluğunda arabalan çok severdi. Bu yüzden Anıt'm 
bulunduğu meydanın altına böylesine büyük bir otopark yaptırmasına da pek şaşırmadım. 



altına m^pte edilmiş çöp sistemiyle ilgili yönelttiğim soruma şöyle cevap verdi 'Fatih: 


ke. Öğrencili 

altına raylı bir sistem üze 
şehrimizin dışında kurduğ 
plastik vs. olarak ayr 


ûzde bu senin projendi. Ve öğretmenimiz çok be, 
jruln çöp bidonları yerleştirildi. Her gece çöpî 
rıştırma havuzuna ray sistemi sayesinde ulaşı 
»fabrikalarda geri dönüşüm için kullanılıyor." 



Lıfımların 
ien sonra 
ğıt,cam, 




la Amasya" Konulu Kompozisyon Yarışmasında Öğrencimiz bu Ça 

‘ * 32 P .. . 

























Yıl 2023...On dört yıl olmuş gelmeyeli. İlk ve orta öğrenimimi tamamladığım bu şehre öğretim görevlisi 
olarak atandım. Mesleğime doğduğum bu güzel şehirde başlayacaktım. Şehzadeler şehri Amasya'm... 

Hava alanına inince bir heyecan sarmıştı içimi. Heyecanlanmayacak gibi miydi? Yülar sonra doğduğum, 
okuduğum, hayatımın en güzel yıllarını geçirdiğim şehre gelmiştim. Etrafıma baktığımda ne 
yapacağımı bilemedim. Gözlerim dolmuş, yüzüme hoş bir tebessüm yerleşmişti. 



tltma monte edilmiş çöp tenekelerinin kapaklan çöp atılacağı anda otomatik 
aklaydı. Yıllar önce ilköğretim okuhımda çevre temizliği ile il gili projem 
geçirilmişti. O kadar m ut lir oldum ki... v 

" 7. ' M - ' ";.. î ' - ' * ' C'\x 

mi...Özlediğim-şehrimin her bir köşeşiüi dolaşmalıydım. Ferhat Su Kanîth, Kral 
ne, ÇiMıane, Bayezıt Camii gibi tarihi mekanları içipıden ğ^irirken gazeteci 
îim. Bir iUnasya Gazetesi aldım. Karşıdaki banka nlmpiflıJpm |ıı }ıl dikkatle 
1 şiirler Amasya'mızı, resimler sanki gerçekmiş^Jine ^Blalya/ mıym 

U S*#P, sefadaki habere .takıldı galerim. Ferhat Su Kanab onarimıl, hepten 
kuapark yapılmış. Efsanenin gelecek nesillere taşınması düşünülmüş aku#piük 


indâ valinin resmine Ae yefve Hltı^ tî: Gözle rimi resOfy 
Slr jürp sonra tamdumevet resimdeki ilkokul sınıf 
.Kaya, Aıfesyaag gfl g pyagV ordu. Fatih de benim gibi bir 
‘dfpnpîBOTöYİe f*wie ı-delayı Amasya'da okumuştuk. O an 


yı Amasya'da ökuı 


^a'mızT gerektiğini 
itenler hakkında bili 


Amasya da bir otele ihtiyaç duyacağım hiç aklıma gelmemişti. Bir zamanlar evimizde, güzel 
Anadolu'mun bir çok kentinden gelen yüzlerce konuk ağırladığımızı daha dün gibi hatırlıyorum. Ama 
şimdi ev buluncaya kadar bir otelde kalmak zorundayım. Ana caddede ilerlerken 100. Yıl Otel'ini 
^karşımda. Kapıdan içeri girer girmez sevgi dolu bakışlarla "Hoş geldin kızım." diyerek karşıladı 
bir amca. Saygılı, sıcak, sevecen ve samimi bir kısa diyalogdan sonra kendimi otelde değil 
odeymışim gibi rahat hissetmiştim. Eşyalarımı odama bırakır bırakmaz Amasya'yı gezmeyi 
... um. Üzerimde yol yorgunluğunu hissetmiyordum bile. Tek istediğim çocukluğumu 
lığiın kenti doya doya gezmekti. 

iŞîmmİdpyjfek .. .. : 

M'i A , ma r a s 9^ ıa ^ arm da yürürken ilk dikkatimi çeken çocukken varlığından rahatsızlık duyduğum 
lılencılCrd^u eser kalmamağıydı. insanlar başkalarından para dilenmekyerine artık kendi emekleriyle 


da rengaren 




elma ve yarımdı 

anlarından birisi beğendiğim kazağın Âmasyı 
; Zaten mağazalarda eskisi gibi yabancı ma: 

üretildiği ve hatta dış üj|ıeler4 s i _ _ . 

i "Türk Malı "yazısı bana ayrı bir gurur vermişti. 

--o-—i vitrini takıldı gözlerime. Ne kadar hoş kıyafetler! Bu 

ıseyİ bayram günü Nadiye öğretmenim giydirmişti bana. Bindallı denilen bu el 
Geçit töreninde mermi taşıyan bir li.rk kadın mı canlandırmıştım. Öğrendiğime göre 
Amasyalı genç kızlar tarafından işlenip bu mağazac' 
ellerindeki alışveriş poşetlerinden kolaylıkla atılaşı 


_ ıZaiıın tabelasında___ 

a gitmişti bu durum. Mağaza’ 
ce sevinçten gözlerim doldu. 
- Bütün Ürünlerin Amasya 

kazağın etiketi de bunu 

. . /,■ 


li yormuş. Turistlerin bu kıyafetlere ilgisi 


31 
























Ne de çok turist vardı caddelerde. Anlaşılan iyi tanıtımı yapılmıştı Amasya'mızın. Meraklı gözlerle her 
bu- köşesini inceliyorlardı kültür ve tarih beşiği olan şehrimizin. Harşena Dağı ve karşısındaki dağın 
eteklerine çok sayıda lokanta ve turistik tesisler yapılmış. Amasyalılar ve turistler bir yandan semaver 
çaylarını yudumlarken diğer yandan Amasya'mızı tepeden seyretme zevkini tadıyorlar. Buradan 
Harşena Dağına uzanan teleferik sistemi ile kaya mezarlarına ulaşmak mümkün. 


Amasya, dağlar, bindallı...şu türküyü çağrıştırıyor bana, içten içe mırıldanarak ... 

"Amasya'nın dağlan 
Üzümlüdür bağlan 
Çok hoşuma gidiyor 
Saçlarının bağları 
Haydi haydi cimdallı 
Kızlar giyer bindallı 
Gönül güzele bağlı 
Şimdi kızlar ilvanlı." 





ıı çok iyi yapılmış. Bu da ilimize turist altınına yol açmıştır" dedi: Ş ehir 


montcedilmiş çop sistemiyle Ügfli yönelttiğini soruma şöyle cevap yerdi Fatih: 

V / • , i ,y-' ^ 

Öğret ıciliğimizde bu senin projendı. Ve öğretmenimiz cnk hpor y at/^ K^dihm 
m ÜZCT |Si rU,n çöp bidonları yerleştirildi. Her gece çöple? Suat %feWdem s 
urduğııi^üf^rıştırma havuzuna ray sistemi sayesinde üleşiydi. BuradÜliağıt, 


iybruz halkım 
boş vakitleı 


fl Mmr 


sundan. 


m etli yaprak sarm; 
>r olmalı, oijJı da Br 


Özlemini çektiğim Amasya'mızı doyasıya seyrederek yürüyordum sokaklarda. Beni mutlu eden yılların 
şehrimize güzellikler kazandırmasının yanı sıra tarihi eserlerin ve mekanlann eski büyüsünü hala 
korumasıydı. Çocukluğumda bakmaya doyamadığım yerler: Yeşilırmak , kıyısındaki Yalıboyu evleri ve 
arkasında seyreden Kaya Mezarları... Doğal güzelliklerimiz, kültür mirasımız geçmişten geleceğe ancak 
bresine aktarılabilirdi Kıyı boyunca kaldırımlarda sürüklenen adımlarım, hatıralarımla beraber 
Hükümet Konağına taşıdı beni, içeri girdiğimde bir görevli beni arkadaşımın odasına götürdü. Fatih ilk 
olarak beni tanıyamadı, bu yüzden ismimi söyleme ihtiyacı duydum. Fatih gülümsedi, çocukluk yıllarını 
:tert çok özlediğini dile getirdi. Fatih Amasya'ya neden geldiğimi sordu. Ben de Ferhat Tıp 
itne öğretim görevlisi olarak atandığımı belirttim. Sıcak çayımı içerken Amasya hakkında bir 
±.jt ^«nÎ* 1 ** *f te dim. Fatih'e, buradan ayrdalı Amasya'da ne gibi gelişmelerin olduğunu sordum, 
söze Amasya çocukluğumuzdan bu yana çok gelişti" diyerek başladı. Bu gelişmede yurt dışında 
»ulunan AnmsyaMann katkısından bahsetti. "Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda, İsviçre başta olmak 

ızere diğer ülkelerde yaşayan Aınasyalılarca demekler kurulmuş. Derneklerin oereekrt» c +ı™uiri„*ı 
|İaşSİîyetler^ 

dışında koı_^ ^ , — —-ramucu uc var uıan oroparK ıntıyacmı gidermek 

amacıyla yeni otopark yapılmış. Zaten Fatih çocukluğunda arabalari çok severdi. Bu yüzden Amt'm 
bulunduğu meydanın altına böylesine büyük bîr otopark yaptırmasına da pek şaşırmadım. 

ir ' "J •* •> :■ M',-\ 'V- : f- 


yi ihmal 


Eiat ııp rakultesı nı de görme 
duğu düşüncesiyle ... 

K İt-. 

■rtaya çıktığı Cumhuriyetimi 


■ kıvılcımlarının 
W* şehir: 


esımn 




ide göz 
Amasya'm.,* 


Amasya Valiliği Tarafından Düzenlenen "2^23 Yi 


l " Konulu Kompozisyon Yarışmasında Öğrencimiz bu i 




























İ 



Not : Resimlere Sayfayı Yan Çevirerek Bakınız. 



I - ÇCJ2J £ELl4iLh/|L : 


«// RESİMLERİ GÖREMEYENLERE ÖNERİLİR \V- 


E>u metotta önce ekrana iyice yaklaşın burnunuza odaklayın gözlerinizi yavaş yavaş uzaklaştırın 10-20 cm uzaklaştığınızda hafiften bir 
derinlik yakalayacaksınız 

2 - YAN6İMAYİ DULLANMA 


Resme bakarken ekranın ardında oluşan yansımanıza odaklanınız, klendr görüntünüzle odaklanırken resim içkideki derinliği de 
yakalayacaksınız. 


MD 


33 





















*' ''"| 

sklun uc gaaalHEbıl Iakskm 


İnternette Yeni Bİr Dönem BAşLıyoR 


GRID adı verilen yeni nesil 
internetin kullanımına baş¬ 
lanması ile herkesin bilgisa¬ 
yarı süper olacak. 

Cern uzmanlan aynı www konu-1 
sunda olduğu gibi ınternet kullanımında 
da yeni bir sayfa açmış durumda. Bu say¬ 
fanın adı kısaca GRID (Şebeke). Bu mo¬ 
delde dünya üzerinde milyonlarca bilgisayar birbirine bağlanarak 
süper bir bilgisayar oluşturuluyor. İsteyen herkes bu süper bilgisa¬ 
yarın gücünü kullanabiliyor. Kullanımı halen bilim ve kamu çev¬ 
releriyle sınırlı olan GRIDın yakın zamanda ınternet kullanım 
alışkanlıklarımızı temelden değiştireceği tahmin ediliyor. 

BeyİN SİNyAliyU YüRÜyEN RoboT 

Dünyada ilk kez yapılan robot, 
felçli hastalar için büyük bir 
umut kaynağı maynıu n gibi 
düşünüyor ve onun gibi 
yürüyor. Japo n ve ABD* li 
ara ştırıııacılar, bir maymun 
beyninin yürüme sırasında bacaklara gönderdiği 
sinyallerle iki bacağını harekete geçirebilen 
insansı bir robot geliştirmeyi başardı. Deney, 
protez kol ve bacakların beynin emirleriyle kon¬ 
trolünü sağlama çalışmaları kapsamında 


GeIeceçîn ARAbAsiNi ürettİIer! 


Bu otomobil benzinle çalışmıyor. 
Egzozundan duman yerine buhar 
çıkıyor. Sakarya Üniversitesi İleri 
Teknolojiler Uygulama topluluğu 
önemli bir adım attı. 


Sakarya Üniversitesi (SAÜ) İleri Teknolojiler Uygulama 
Topluluğu (SAHTEM) hidrojen yakıtlı araç üretti. Söz konusu 
otomobil Fransa'da yarışmaya katılacak. 

Proje Başdanışmanı Yrd. Doç. Dr. Ahmet Özel, "SAHİMO" 
adını verdikleri hidrojen yakıtlı araçla 22-24 Mayısta Fransa'da 
düzenlenecek Shell Eco Marathon yarışına katılacaklarını 
bildirdi 

jİTÜ MaIiİna MühENdisliqi Bolü mü TÜRk 
jCAşu^YuNu^^eU^TİRdlkl^RİjNFA^ıkİAdju 

Daha emekleme aşamasın dal 
olan projede yapılan robot 
yunus, yavru bir yunusun 
yüzmesini taklit ediyor. 2 yıl j 
sonra ise tam boyutlu robot * 
yunusun ıı r e t i leceği ve 
Türk karasuların da görevi 
ne başlayacağı belirtildi. Sığ sularda da yüzme kabili¬ 
yeti olacak olan robot yunusların, yunuslardan esinle- I 
nilmesinin yunus balığının yatay yüzgecinin bu amaca j 
uygun olması nedeniyle seçildiği belirtildi. 


Kisa BoylulAR DaNa Uzun YAşıyoR 


OTOMobilİER BİRbİRİyU KonuşacaK 


New York'takı Albert Einstein Tıp 
Fakültesinde yaşlılık üzerine 
araştırma yapan uzmanlar, kısa 
boylularda yaşlanmayı yavaşlatan 
bir gen buldu. 


Özel bir yazılım ve birçok 
algılayıcı ile donatılmış olan 
araçlar, kötü hava şartları, 
bozuk yol ve buna benzer bil¬ 
gilen toplayarak sürücüyü al¬ 
ternatif yollara yönlendirecek. 


Yeni geliştirilen bir teknoloji sayesinde otomobiller, seyahat i 
sırasında topladıkları yol bilgilerini hem sürücüyle hem de trafik 
yönetim merkezlen ile paylaşacak. 










































jmn&me 

Sabııhttm uyandığımda 
Jtk öpücüğü sen verirdin bana. 
Sabahturım olmuyor artık, 
fittin yetmeyecek misin bir daha. 

Kimi zaman arkaöuşlartm 
Okula anneleriyle geliyor. 

Sen yelemesen de bana 
Ben yeleceğim senin yanma. 

Zoptağmn kokusu 
öter şeye yetiyor, bana 
*4nne kokusu gibi olmasa da. 

Sen Üzülme anneciğim 
Bu da yetiyor bana. 

Çete yatağıma yattığımda 
(gözlerimi kapatıyorum. 

Belki sen girersin rüyama 
Bu heyecanla uyuyorum. 

*Atttk büyüğüm anne 
Çokluğun çok koymuyor buna. 
Çünkü ben biliyorum 
Sen benim yanımdasın hala... 

kl6% 
VB 638 


(a 



jmvı&M 

Uçan bir kuştur yüreğimde annem, 
yiteri hep elletimdedit. 
lUinnileri hala ditterimdedir, 

Çül kokulu bülbüldür yüreğimde annem. 

Bitmeyen bir şarkıdır yüreğimde annem, 

Ben de bir nağme yüreğinde. 

Öyle söyledi ninnilerinde; 

Çocukmuşum hata gözlerinde. 

Baharla yıkanmış bir çiçektir yüreğimde annem, t 
•Şefkat bahçesi tertemiz kalbi. 

Baharın coşan ırmaklar gibi. 

Sümbül tüter teninin kokusu. 

Baharın taze havası gibi. 

Jjimi ısıtan bir güneştir yüreğimde annem 
Özlerim, hep o sıcak gütüşünü. 

Kör otsa da görmese gözlerim üzüldüğünü. 

Çok özelmiş anneler günü; 

Senede bir günmüş anneler günü. 

^ardıma koşan bir melektir yüreğimde annem, 
yıllarca baktı bana usanmadan. 

Odeyemem hakkını asla helal etmesen 
Cennet kadını otasın güzel annem. 

IZabia Z6WJZ 

VB 


YENİ BİR 

VİZYON ve YENİ 

BİR ANLAYIŞLA 

BİZLERLE 

ALIŞIK 

OLDUĞUNUZ 

BAŞARILARA 

DEVAM ETMEK 

İÇİN YENİ 

BİNAMIZLA 

HİZMETİNİZDE 


2008 - 2009 ERBAA SELÇUK FEN DERSHANESİ 



MLÇV%<Fm 

‘Eğirmm 
gi)um rözi) 


itim- Öğretim dönemi kayıtlarımız başlamıştır ..? 1 
Erken kayıt fırsatlarından sizde yararlanın... 

35 















































/ İ4i \ 

(bak hala GEçm/E 
V ÇALIŞIYOR > 


Yemledik, Yedirdik* istedik.?çr4rk, 
Su rttfmur m33%* y[d ar\c3k bu 
l_ k3dç$r y<3p 3h> r idik « 


E BENDE SANA X 
PAPUÇ BIRAKACAK 
sjBĞZ VAR MI? . y 


0 İnicimi^ 


Fekatâ^ırm her yemi V— 
9uzeke Brgymi üepod&kl 
9 îztr bstmetere dehökn% 

OrBİBrBB er&lo olâbVtr,,, 


Su nBrkdfrk f eSpeŞr 

\<;ok akılım w 


X »** NECO, TAMAM X 
' SÇNi T4Ş i yAM1VÖRUM 
AMA KENDİ RIZANLA 
.66LMEZSEN EM ÇARICAM. 
V PARÇA PARÇA y 
X. tasiyacaz. y 


mdt bcltîmi 
ar-ş mar^/r 


WAUT 

DtSTNEV 

STUCnoS 


UöUFZ BC?v 

tarpan 


-aoi S€e»rr orvç 
Sf KİTAP YAD, 
OKypuN AAU'Z. 


T>öH Sile 
GiVOIRAAîÇULA 
hayvaua / 






































































































PROF. DR. ILBER ORTAYLI 

klınm / kefeye bağlı Ortay klöyü'nden bir ailenin dürt çocuğundan biri oLarak Avusturya’da doğan, kültür 
yapısı kuvvetli bir aile ortamında büyüyen Ortaylı tarihi halka sevdiren beLU başLı birkaç kişiden biridir. Türk 
kökenine Ve kodlarına da sorma kadar hâkimdir. Toplumun yapısını Ve özelliklerini de iyi bilir. Ortayh her konuda 
insanın fikrî sınırlarım zorlayacak bir kişidir. Aynı zamanda, buLunduğu yerden şikayet etmeyen Türklerdendir. 

Bunun için de kendisi özellikle hazırlanmıştır: "Eben onu kendim inşa ettim, önemli bir şey bu. Lİayatımın dönüm 
noktası bu seçtiğim mesleğe girmektir. Orada hiçbir tesadüf yok. Ancak bir ısrar Var. Ve buna inanıyorum Ve 
bunu herkese tavsiye ediyorum. Çünkü ona hazırlandım ben. Allah’a şükür. O bakımdan da uygun bir ailem Vardı. 

Okutma yazma üzerineydi bizim ailemiz." 

İlkokuLu Ankara’da bitiren Ortaylı, kendini bildiğinden beri tarihe, resme, şiire karşı hep alaka duyan bir çocuktur. Çünkü 
aile ortamında hep bu tür sanatsal uğraşlar hâkimdir. Reşat Ekrem kloçu'nun kitapLarı onun tarihLe haşir neşir oLmasını 
perçinLeyen başlıca eserlerdir. 



Ardından, okumaya Avusturya Lisesinde devam eden Ortaylı böylece İstanbul’a yerleşir. Bu dönemde, müzeleri gezmek (İşında mezar taşı kitabelerini 
yakınlarına okutmaktan büyük keyif alır: “Çok enteresan bir dünyadır o. Ebir kere mezar... Ölüm. Ölüm önemli bir şey... 5onra o ölümün şekli yani. Bugünkü 
mezar taşlan gibi tatsız şeyler değil Ebugünkü mezar taşlan Türkiye deki görgüsüzlük Ve zevksizliğin âLâstdtr. 


Ortayh. Avusturya Lisesi nde ancak bir yıl okuyabilir. Nedeni, ailenin maddi imkânlarının ancak bu kadarına yetmeskSr. Ankara Atatürk Lisesinde devam 
eder tahsiline artık “Atatürk Usesi muhteşemdi Avusturya Lisesinden sonra. Ok\L gördük, hoca gördük Çevket Bohça edebiyat hocamız, sonra liicran 
jJamm ve pevziye Abdullah Tansel de edebiyat hocamız!. klonserVatuar müdür muavinliğinden gelen Bahri M^ak ki fevkalade iyi bir f r rans\zcas\ vardı. 

Biz bunlardan tarih, din terbiyesi de öğrendk. Bunlar efen!, öLçüLü insanlardı. Çocuğa siyasi propaganda yapmazLardı. I97<9’ten sonraki o oLaytarda 
muallimler milleti iyice bir hizaya soktular 

Ortaylı. Atatürk Lbesi’nde oldukça aktiftir, klendisi tiyatro kulübü başkanlığı yaparken muavini de l4enan Işıktır. Tiyatronun İşında, bu iyi bocalama 
rağmen Liseyi ve eğitimini sevmeyen Ortaylı, okul dışında başka meşguliyetler edinir: “Paha orta sonda MU* Türk Talebe Birliğinin amatör rehber kurslarına 
gittim." İLber Ortaylı liseyi bitirdiğinde ne olacağına karar vermiştir çoktab’Tarihçi." 


Ortaylı 1965te Ankara Üniversitesi Liyasal EbiLgiler fakültesine girer. 1960 öğrenci olayları olduğunda o yine kendi âlemndedir 

Mülkiye den hemen sonra Ortadoğu Üniversitesi’nde Bölge Planlama da okur: “O benim için çok büylik bir kazançb. Orada iyi hocalarla temasım oldu 

Talebelik olarak sevdiğim bir dönemdi İLber Uoca nın hayatında, bu dönemde Nusret -Uızır m evindeki felsefe sohbetlerinin de çok önemu yen olur 


1974te Tanzimat Döneminde Mahalli İdareler tezi iLe doktorasını yapan Ortaylı, ardından A&P’ye, (Chicago Üniversitesine gider: 1976 de MüLıyede 
asistanlığa başlar ve Türkiye de ALman Nüfuzu çalışmasıyla doçent olur. Onun kendisine hayran kalacağı dinleyici krtLesi de bu yilarda deneme dersi 
verdiği 1979 da oluşmaya başlar I983‘te be üniversitenin o sıkıntılı sürecinde btifa eder 

Ortaylı. Mülkiye'ye bir daha geri döneceği I989'a kadar İsraiL’den Fransa’ya, Almanya'ya kadar yurtdışındaki çeşitli üniversitelerde dersler verir, çokça 
gezer. 1989'dan 2 OOO senesine kadar tekrar geldiği burada kalan Ortaylı, ardından Çalatasaray Üniversitesi’nde derslere başlar. Prof Pr. İLber Ortaylı. 
2O05> yılında da Topkapı harayı Müzesi Müdürlüğünü üstlenir 

İlber Ortaylı. Türkçe. Osmanhca, kim Tatarca. Arapça, Farsça. Almanca, Fransızca. İtalyanca. Latince. Yunanca, Rusça, Romence. Sırpça, iJırvatça Ve 
Boşnakça bilmektedir. 


ARAÇTIRAN : Büşra CABA 7/6 


v/m 











(2007) Amasya Konulu kompozisyon Yarışma Ödül¬ 
leri ( Gözde PEHLİVANTÜRK ,SOLDA) 


(2008) AMASYA Konulu Yarışmalar; 
Kompozisyon Dalında İl Birincisi Melike AKTAŞ, İl 
üçüncüsü Gözde PEHLİVANTÜRK, Röportaj Dalında 
Teşvik Ödülü Elif Özge AKTAŞ 



Özkan Ağış Kompozisyon Ödülleri ( Elif Özge 
AKTAŞ ,Gözde PEHLİVANTÜRK) (2007) 



Öğretmenler Günü Şiir Yarışması Birincilik Ödülü 
Sema Rabla AKYAZI) sağdan 4.) (2008) 





#1 

I: 

I 



1 

2 


(2007) Matematik Yarışmaları İl Birinciliği ve İl 
İkinciliği (ELIf Özge AKTAŞ, Merve Nur GÜLTEKİN) 




lumuzda ve İlçede Dereceye Giren Öğrencilerin Ödül¬ 
lendirilmesi Töreni 


2006-2007 Bilgi Yarışması İlçe Birinciliği 




































































ÎK'amm 


*r u 



Yankı 3ize kendinizi -tanıtır mtsınızP klasım Alper CZPEMİR kimdir, bugüne 
kadar neler yapmıştır P 

IHASIM ALPER <?ZPEİV|İR 2A yıL önce her zaman gururlanarak söyle¬ 
diğim memLeketim Amasya’nın TaşöVa ilçesinde degdum, İLkökulu Cumhuriyet İL- 
köğretim Okulunda, örta Ve liseyi TaşöVa Lisesinde ökudum. 22 yıl TaşöVa’da 
yaşadım, daha sönra yerel gazetelerde keşe yazıları yazmaya başladım, futböl 
öynadım, spertif Ve sösyal aktMterde sürekli yer aldım. 2003 yılında iLk şiir 
kitabım (gezlerin Püşer Aklıma, ardından şubat 200A Yıkık -UayaLler Ve 2003 
yaz ayında İbrahim kadrinin önsözünü yazdığı 3. şiir kitabım YeniLme CLüme Sev¬ 
damız yaymLandı. Amasya Radyö ELma’da Ve T?kat Erbaa’da şiir programlan yap¬ 
tım. Ve artık fatihin şehri kutsal ölan bir diyara İstanbul’a gidip bu yüreği Amasya’ 
dan dünyaya duyurmak istedim. 2003 AraLık itibari ile artık İstanbul mekanımız öldü. 
Star (gazetesinde işe başladım. Paha sönra ulusal bir gazete ölan Anayurtta 
siyasi, sanatsal köşe yazılan yazmaya başladım Ve halen de devam ediyörum. 3izim 
Radyö i O AA 6e radyo prögramLarıma başladım orada yediay başarı ile çalıştıktan 
sönra artık uLusal bir radyö hedefti Ve !V)eltem Radyö'da "Sevda Sökagı” îsimLî 
programıma deVam ettim. ElLiye yakın uLusaL tv kanallarında könuk öLdum. Amasya’ 
yı anlattım bildiğim kadarı ile, tv8, tgrt, atv, stv, meltem, kanala sestv, aVrasya, 
çaytv, tv5, hilaltv, mesajtv, istanbuLtv gibi kanallarda değişik programlara könuk 
öLdum. Türkiye, Zaman, Star, Ycnişafak, Yeniçağ gibi gazetelerde, l4ral N/|agazin 
gibi dergilerde, Uabery.com gibi siteLerde haberlerim yayınLandı. 200A-200&- 
200~/ yıllannda Simge Edebiyat Pergisi 1 00 şair antöLöjisinde yer aLdım. Çeşitli 
ödüller aLdım, şiir yarışmalarında jüri üyesi ölarakyer aldım. Çeşitti gecelerde kön~ 
serlerde sunuculuk yapıp sahne aldım... Anadölu Üniversitesi, Açık iğretim klamu 
Yönetimi ökuyörum. 


Yankı: Çiire öLan ilginizi ne zaman fark ettinizP Çiir yazmaya başlayaLı kaç yıL 
ölduP 

ZaöM AL RLE. ÛZDlMO. Çiire ilkökuL yıllannda merhum, bayrak şairi 
Arif Nihat ASYAnın 3ayrak isimli şiirini ökuduktan sönra başladım desem iyi ölür 
. 3u şiir belki de her şeyin başLangıcı. 13 yaşından beri sürekli yazıyör Ve şiir 
ökumaya gayret ediyörum. 

Yanki : Çiir Ve şair sizin İçin nedirP Çİİrin tesir gücüne inanır mısınısızP 

IHASIM ALPER ÛZQLb$Z Çür, duyguLarı yürekten abp kaLemle en 
güzel mısraLarLa kağıda dökmektir. Çar be duygu insanıdır. Yahya klemalln 
Sessiz Çemi'sini gönLünde yüzdüren, yazan, düşüne ökuyan gönüL ezanıdır. Çiirin 
tesiri Vardır, önün yörumunu yapmak ökuyucuya düşer. 

Yanki: ilk şiirinizi hatırlıyer musunuzP l4önusu neydiP 

x M ' ' P f* • M fJatırlıyörum desem yalan ölür ama kime ilk 
şiirLeri yazdığımı biüyörum. IdLönu, bir çecugun ilk aşkından başka ne ölabiLir. 


Yankı Uer çocuğun bir kahramanı Vardır derLer, bu bağlamda sizin kahramanınız kimdir 

ı 

V V - 1 i- S MİL'. Çöcukken çizgi film kahramanlarımız Vardı 

lle-man, Süperman, Ninja klaplumbagalar, daha senra futbölcu kahramanlarımız 
Rıdvan PİLMP-N, Oğuz ÇETİN, Aykut klCCAJV]AN gibi Ve benim çöcukken en 
büyük kahramanım y'den 77’ye adam ölacak çöcuklartn seVgiüsi rahmetli 3arış 
MANÇ^ idi. Onun şarkıları iLe güLdük Ve önün şarkıları ile İlk kez aşık öLmuştuk. 

Allah nur içinde yatırsın... O yüzden A yıldır her radyö programımı onun öLümsüz 
şarkıları ile kapatıyörum. Sizde mutlaka önu çök iyi tanıyın... 

Yanki: Atatürk İlköğretim 0\culu iLe iLgiLi bir anınız Var mı P 

kİASiM ALPER ^ZPLMİK-; 3en iLkökulu Cumhuriyet İlköğretim Okulunda 
ökurken, döksanlı yılların başında köy-kasaba-ilçe ilk ökulları arasındaki futböL turnu- 
VaLarı çök önemLi idi, 9 A yıLında şampiyönLuk maçında Atatürk İlköğretim Ckulu ile 
karşılaşıyöruz. öeyırcı ye güç karşı takımda, maç M biterken göLü atarak takımımızı 
şampiyen yaptık. Aradan tam 13 yıl geçmiş....3öyU bir anım Var. 

Yanki: Sizce şairlik bîr meslek mİP İnsana para kazandırır mı P 

kİASIM ALPER ÛZ9&4Z ÇairLik gönüLlü bir meslektir para iLe yapıLmaz; 
para ile de bu ünVan Verilmez. 3ir anda gelir könar şiir şairin yüregine...Çairlik bir 
meslek degiLdir ama iyi bir yazar ölmak için basamaktır. Para kazanacağım diye şiir 
yazarsan hiçbir şey kazanamazsın, istisnalar hariç, bakın ben radyö prögramı yapıyorum 
gazeiede yazıyorum, sunuculuk yapıyörum bunLar hep bir bütün içinde yer aLıyör. 

Çiîr egitimLe pekişirse çök daha güçlü ölür, gençler için önce eğitim, önce sağ Lam bir 
iş, sönrası çök daha kölay gelir. 


Yanki: Çtirle iLgiLenmeye başlayan gençler için nereden başlamalarını tavsiye 
edersinizP 

(6A5IM ALPILC. (2ZPCJ4R. Çiİr yazmak kölay gibi görünse de öyle kölay 
bir şey degiLdir. Çiir yazmak yürek ister Ve engin düşünce,birikim...Çiir yazmaya başLa- 
yan öğrenci kardeşlerimiz, önce Türk Edebiyatının başarılı şairLerinin şiirlerini çök iyi 
ökumaLı Ve hayattannı öğrenmelidirler. 3unlar da yetmiyör llalk edebiyatından. Pivan 
Edebiyatına kadar ökumaülar, Edebiyat şiir dergilerini ökumaLı, buralara şiirler 
göndermeli, yerel gazetelerle irtibat içerisinde ölmalı, şiirlerini yayınLatmaLı, şiir site- 
Lerini takip etmeli Ve en önemlisi şiiri kalple, aşkLa, umutta Ve inançla sevmeli... 

3enim naçizane tavsiyelerim bunLar. 

Yanki: Çök teşekkür ederiz söruLarımızı cevaplandırdığınız için. Çiir hayatında 
başarıLar dileriz 

AAÖM ALPER ^ZPEMİR 3en de size derslerinizde Ve hayatınızda 
başarılar diLiyörum. Selam Ve dua ile... 

Çiiri sevin çünkü; şiir kaLbinizde yaşıyör. 


Üazrlayanlar: 4><ennur Aaragâz, W\/sryem Nur Çâkçe (7 &) 


39 


















Tabiat ile iç içe. kucak kucağa yaşayan, toprağı "ana olarak Vasıflan¬ 
dıran T ürk un düşünce sisteminde "baharın gelişi" elbette önemLi bir 
yere sahip alacaktı. 


Atatürk diyor ki "bileLim ki. kendi benliğine sa¬ 
hip alamayan milLetler başka milLetlerin şikârıdır". 

bilindiği gibi Atatürk 22 Mart 1922 tarihinde Ankara'nın Keçiören 
semtinde Nevruz şenlikleri düzenLetmiş Ve kendbi de bu şenLiklerde 
hazır bulunmuştur. 


NeVruz. T ürk dünyasının kuzeyinden güneyine, batısından doğusuna 
kadar uzanan engin coğrafyada yaşayan toplulukların pek çoğu ta¬ 
rafından yaygın olarak kutlanan bahar bayramıdır. bütün bayramların 
dinî Ve millî bir inanıştan, o toplumu ilgilendiren ortak bir hatıradan, 
geleneklerden, duygulardan Ve tabiatın insanLara tesir eden bir 
olayından doğduğuna inanılır. 

(genellikle NeVruz. yani parsça "Yeni Çün adın» taşıyan bahar 
bayramı, insan ruhunun tabiattaki uyanışıyla birlikte kutladığı bir bay¬ 
ramdır. böyLe bir bayramın, yani meVsimLerin değişikliğinden doğan 
özel günlerin, başka başka adlar altında birçok milletin sosyal 
hayatında yer aldığı da bilinmektedir. 

(geçimlerini toprağa bağlı olarak sürdüren Türkler, genellikle yazın, 
baharın başlangıcı ile hayvan sürüLerinin otlağa çıkarılması. çiftçiLik 
yapanların ekin döneminin başlaması için geleneklere uygun olan bir 
takvim kullanmışlardır, bilindiği üzere, Türklerde yılların adlan da, 
aylann adlan da, hayvan isimlerine bağlı olarak söylenmiştir 

Yeni yılın başı be 21 Marttır. Ancak Çmeş Yılı te Ay Yılı arasında 
13 günlük bir fark bulunduğundan. 21 W\art tarihi, bazı topluluklarda 
Mart'ın 9‘una, nadiren bazı topluluklarda 1 - 3 Nisan Ve 21 tlazıran'a 
tekabül eden kutlamalara yol açmıştır, 

Nîzamüt-Mülk de XI. yüzyıl yazan olarak Siyasetnâme adlı eserinde 
bu bayramdan söz eder bu bayramın aynı zamanda yılbaşı olduğunu 
belirterek NeVruz geleneklerini anlatır. Aym zamanın yazarlarından 
Kaşgarlı Mahmut da PiVârn Lügatft-Türk’te Türklerde yıL başlan¬ 
gıcının NeVruz olduğunu ifade eder. Ayrıca, 12 -UayVanlı Türk Tak¬ 
viminin başlangıcının da 21 h/\art olduğu bilinmektedir 

Selçuklularda NeVruz bayramı eğlencelerinin kutlandığı. şenlikLer 
yapıldığı, özeL yemekLer pişiriLdiği, özel hediyeler alınıp Verildiği de 
bilinmektedir. Selçuklularda yılbaşı, güneşin koç burcuna girdiği gün 
olan NeVruz günü olarak kabul edilmiştir. CsmanLı PeVrinde 21 mart 
günü özellikle padişahın yani suLtanın nevruz tebrikLerini kabuL ettiği. 
haLkın Nevruzunu kutladığı. NeVruz şenliklerinde bulunduğu gün oLmak 
hasebiyle. 21 M art tarihinin NeVruz-ı Sultani, yani sultana mahsus. 
suLtan tarafından Veya sultanın katılmasıyla kutlanan Nevruz günü 
oLmak bakımından böyle bir isim aldığı söylenilebilir. 


I99P yılında bağımsızlıklarını iLan eden Türk Cumhuriyetlerinde Kır- 
gızistan. Kazakistan. Özbekistan. Türkmenistan Ve Azerbaycan ile 
Rusya federasyonu bünyesindeki Tataristan 21 M ar l ELrgene- 
koryTİeVruz bayramını "Milli bayram" olarak iLan etmişlerdir. 

bugünün coşkuyla kutlanmasına büyük önem Vermektedirler. T ürk 
kültüründen kaynaklanan E_rgenekor\/NeVruz bayramı, her yönüyle 
T ürk gelenek Ve görenekleriyle zenginLeşmiş anaaneVi Ve temeli 
beş bin yıllık T ürk tarihine dayaü milli bir bayramdır. T ürkiye'de de 
1991 yılında Türk Pünyası ile birlikte ortak bir gün oLarak resmi tatil 
olmaksızın bayram ilan edilmiştir. 

T ürk dünyasında farklı 'isimlerle günümüze kadar uLaşan. tabiatın Ve 
millî uyanışın birleştirilmesi anLamını taşıyan NeVruz ( Y£ni Çün) şen¬ 
liklerinin şu isimlerle kutlandığı biliniyor: NeVruz Sultam NeVruz. 

NeVris, Ulu Kün, İlkyaz Yortusu Yengi Kün. eni YıL Isıakh bayramı. 

Altay Ködürgeni bahar bayramı Yörük bayramı 

ünlü T ürk şairi ğ^ehriyarin şiirinde bahar tasviri 

Pİeyder baba ya Selam 

iieyder baba, kehliklerin uçanda 
KoL dibinden doVşan galkıp gaganda 
bahçalarun çiçeklenup açanda, 
bizden de bir mümkün olsa yad ele 
Açılmayan ürekleri şad ele 

bayram yeli çağdahları yıhanda 
NoVruzgüLu garçiçeği çıhanda 
Ağ buLutLar köynekLerin sıhanda, 
bizden de bir yad eyleyen şad olsun 
PertLerimiz goy dikelsin, dağ olsun 

iieyder baba gun daluVt dağlasın 
Uzun guLsun buLahlarun ağLasın 
UşahLarın bir deste gül bağlasın 
Y el esende Ver getirsin bu yana Peieyater Jâıa TPRUN. bSLa KURU 

beLke menim yatmış behtim oyana 

^UJRİYAR 



Csmanlı devrinde kutlanan NeVruz kutLamaLarı Cumhuriyetin ilk yılla¬ 
rında da resmî olarak devam etmiştir. 

(feri planLarda bırakıLmış Ve unutuLm aya yüz tutmuş olan T ürk insa¬ 
nına kendi küLtür jA kimliğini, kişiLiğini. benliğini, hüviyetini ka¬ 
zandırmak hareketi Atatürk un başlattığı bir 

hareketti, bu ne ile müm¬ 
kün oLurduP İşte bu, 
l öze dönmekle, kendi 
kültürel değerlerimize, 

leneğimize dönmekle müm- 


PaPaTYa 

çlçeKçtMK 



Tel: 0358 312 3666 
Gsm: 0544 214 6256 
Atatürk Bulvarı No: 34 TAŞOVA 




















5JMF miumtt. 





■ 

















































ZEKA SORULARI 


1 '/Tabakta 7 portakal var. 

Bu portakalları, 7 çocuğa birer tane bütün portakal 
vererek paylaştırın ve hala tabakta bir portakal 
kalsın? 


2)İki kişi yolda karşılaşıyorlar. Küçük olan büyüğün öz 
oğludur. Ancak büyük olan küçüğün babası değildir? 


6) 


9 Noktayı 4 doğru ile birleştirebilir misiniz?, (doğrulan 
çizerken elinizi hiç kaldırmadan) 


3) Elinizde bir kibrit ile karanlık bir odaya girdiniz oda 
mum, gaz lambası ve bir soba var öncelikle hangisini 
yakarsınız? 

4) 7 TRIANGLES 



7) 

Soru işaretinin yerine ne gelmesi gerekir? 
Pİ,SI,ÇA.PE,CA,?,PR 

8 ) 

Bu dizideki kurala göre soru işareti kaç olmalıdır 
2,8,6,4,4,7,?,9 

9) 1 ile 15 arasındaki sayıların tümünü aşağıda 
gördüğünüz dairelere öyle yerleştirin ki her daire, 
altında bulunan iki dairedeki sayıların farkını içersin. 


Şekildeki üçgen gibi 9 kibrit kullanarak 7 tane üçgen 
nasıl oluşturabilirsiniz? 


5)Aşağıdaki şekle göre soru işaretinin olduğu yerde ne 
olsalıdır? 


ıA » » S, 


 


ıD □ »■ 


O 

oo 

ooo 

oooo 

ooooo 


, □ □ 

. | 


|D A m »! 

17 . 1 


I □ □ A I 



j 



m Günün iler S ı.ıiîmi» İ v v* fs Yerlerim \YC.AZ Servisi Yapılır, Â 

} Servis (0358) 312 14 27 

i Toi 00 (0358) 312 02 68 Çiğdem Cad. Dilek Apt 


No; 11 - TAŞOVA 


DERLEYEN: FATİH MEHMET KAYA 7/B 

NAGİHAN ÇELİK 6/B 
























GERÇEK SEVGİ 

"Bebeğimi görebilir miyim?" dedi yeni anne. 
Kucağına yumuşak bir bohça verildi ve mutlu anne, 
bebeğinin minik yüzünü görmek için kundağı açtı; 


şaşkınlıktan adeta nutku tutuldu! Anne ve bebeğini seyreden 
doktor, hızla arkasını döndü ve camdan bakmaya başladı. 
Bebeğin kulakları yoktu... Muayenelerde, bebeğin duyma 
yetisinin etkilenmediği, sadece görünüşü bozan bir kulak 
yoksunluğu olduğu anlaşıldı. 



k feüfe 






Aradan yıllar geçti, çocuk büyüdü ve ofc 
okul dönüşü eve koşarak geldi ve ke, 

Hıçkırıyordu... Bu onun yaşadığı i 
"Büyük bir çocuk bana ucube dedi, 
büyüdü. Arkadaşları tarafından sev 
Sınıf başkanı bile olabilirdi, eğer insanların arasına karışmı. 
her zaman ona "Genç insanların araşma karışmalısın" diyordi 
zamanda yüreğinde derin bir acıma ve şefkat hissediyordu. 


w!'Jj ini.' ./A/ 
indisim ■irin- 

Ikbüyül.h 
(İ'Mr'L 








/* 4 * 




Delikanlının babası, aile doktoru He oğlunun sorunu ile ilgili gm/Sü; "Hiçbir şey yapılamaz mı?" diye sordu. 

Doktor "Eğer bir çift kulak bulunabilirse, organ nakli yapılabilmfffedi. 

Böylece genç bir adam ‘için kulaklarını feda edecek birisi afamraya başlandı. 

İki yıl geçti bir gün babası "Hastaneye gidiyorsun oğlum, annen ve ben, sana kulaklarını verecek birini bulduk ancak 
unutma bu bir sır" dedi. 

Operasyon çok başarılı geçti ve adeta yeni bir insan yaratıldı. Yeni görünümüyle psikolojisi de düzelen genç, okulda 
ve sosyal hayatında büyük başarılar elde etti. Daha sonra evlendi ve diplomat oldu. 


Yıllar geçmişti, bir gün babasına gidip sordu: "bilmek zorundayım, bana bu kadar iyilik yapan kişi kim? Ben o insan 
için hiçbir şey yapamadım..." 

"Bir şey yapabileceğini sanmıyorum" dedi babası, "fakat anlaşma kesin, şu anda öğrenemezsin, henüz değil ..." Bu 
derin sır yıllar boyunca gizlendi. Ancak bir gün açığa çıkma zamanı geldi.. Hayatının en karanlık günlerinden 
birinde, annesinin cenazesi başında babasıyla birlikte bekliyordu. Babası yavaşça annesinin başına eline uzattı; kızıl 
kahverengi saçlarını eliyle geriye doğru itti; annesinin kulakları yoktu. "Annen hiçbir zaman saçını kestirmek zorunda 
kalmadığı için çok mutlu oldu" diye fısıldadı babası"., ve hiç kimse, annenin daha az güze! olduğunu düşünmedi 
değil mi?" 

Gerçek güzellik fizikse! görünüşe bağlı değildir, ancak kalptedir! Gerçek mutluluk, gördüğün şeyde değil, asıl 
görünmeyen yerdedir... Gerçek sevgi, yapıldığı bilinen şeyde değil, yapıldığı halde bilinmeyen şeydedir!" 





















ÎKitajı m ©kmnak fecrutr Sır Araştırma 


TAŞOVA'DA EN ÇOK SATAN KİTAPLAR 
APAYDIN KIRTASİYE: 


SİZİN İÇİN İlÇEMİzdEN 20 kİŞİylE ANkET yApnk 

1, KİTAP oküMAyi SEVİyOR MUSUNUZ, dEdik . 

12 kişi sEviyoRUM, 8 kişi SEVMiyoRUM dEdi. 

2. HANÇİ TÜR kİTAplARI okuyoRsuıvıuz, dEdik. 

5 kişi Roman, 5 kişi Edsbi , 6 kişi Dinİ , 5 kişi FeIseH ,1 kişi dE 
Psikoloji dEdi. 


İnsan Ne İİe Yaşar / Leo TOLSTOY 
YApRAk DöküMÜ / Reşat Nurİ GÜNTEKIN 
Çaü Kuşu / Reşat Nurİ GÜNTEKİN 
FATİh' HARbiyE / PEyAMİ SAFA 
ÜÇ DENİZ ÖTESİ/ALmet GüNbAy YIDIZ 


J.ŞiMdiyE kAdAR kAÇ kiTAp okuduNuz, dEdik. 

1 Kişi 2000 biN , 4 kişi 100 d E N IazIa , 10 kişi 50400 arasi , 5 
kişi dE okuMuyoRUM dEdi. 

4.EvİNİzdE kAÇ kiTAbiNiz var, diyE soRduk. 

1 kişi 12000, 10 kişi 50400 arasi , 5 kişi 040 arasi, 4 kişi 
dE 100 dEN IazIa dEdi. 


MERKEZ KIRTASİYE: 

İnsan Ne Üe Yaşar / Leo TOLSTOY 
Yılkı Ati / AbbAs SAYAR 
YApRAk DöküMÜ / Reşat Nuri* GÜNTEKIN 
Sol AYAĞIM / ChiSTiy BROWN 
Osmancı / ÎARik BUĞRA 
Ateşten GöıvılEk/ Fİ. Edip ADIVAR 


5. İlçEMİzdE ARAdlÇINIZ kİTAbl buUbiliyOR MUSUNUZ, diyE SORduk. 

7 Kişi Ih Ayı r , 11 kişi evet dEdi 

6. KİtapIarin fiyAîlARi paLaIi MI, dEdik. 

8 kişi EVET, 6 kişi hAyrn ,5 kişi İse normaI dEdi 

7.ilçEMİzdE kiTAp okuMA İHAkkldA NE dÜŞÜNÜyORSUNUZ,d£dik 
12 Kişi hiç okuNMuyoR, 8 kişi yETERİNCE okuNMuyoR dEdi 
Ö.ÇoCuklARIN kiTAp okuMASINA ENÇeI olAN duRUMİAR NElERdİR dEdik 
11 kişi ÎElEvizyoN /oyuN /ec,Ience, 9 kişi dE büyüklERİ ÖRNEk oImamasi 

dEdi. 


AMASYA' DA EN ÇOK SATAN KİTAPLAR 


ANkETE kATllANİAR: 


YENİAYDIN KİTAPEVİ: 

Su Hortum lu DüNyAdA Fil SAdECE Bİr HAyvANdm/ 
A. ŞerIF İZGÖREN 
JUe Secret / RhoNdA ByRNE 
ÎEşkilAT / SeIman KAYABAŞI 
HERŞEy SenînIe BaşIar / Mumİn SEKMAN 
1919‘un ŞiFresİ / Hulki CEVİZOĞLU 


GÖKKUŞAĞI KİTABEVİ: 

VEdA/AyşE KULİN 
DiRİliş Çaçrisi / M.FEThulUh GÜLEN 
YANik YÜREklER / Osman ŞİMŞEK 
ÖNdEN GidEN AtIiIar / Osman ŞİMŞEK 
Gerİ GeI Ey OsmanIi / M. ARMAĞAN 
Sema ve Nur / MeItmet AKAR 


Lîste Kasim(2007) ve OcAk (2008) AylARiNdA aIinmiştir. 



0S8BB 


Özçür ÖZDEMİR (Eski BEUdiyE BAşkANi), 

Levent ÖNDER (BAkkAl), 

İsRAfil SİMİS (Eczaci), 

EroI YILMAZ (Kasap), 

KAdİR TORUN, 

Cem il ACAR (Pastanecİ), 

FAdİME TİMUR (AksESUAR ModACISl), 

Bîrtaş çaIişanIari, 

ENdER ÖNDER, ve öçrencİIer... 

HazirIavanIar: AysİMA UÇAŞ, BetüI ÖNDER 7/C 

ATATÜRK İLKÖĞRETİM OKULU 2. KADEME ÖĞRENCİLERİNE 
YAPILAN OKUMA KONULU ANKETİN ANALİZİ 

SoruIan "Ne tür kiTAp okuyoRsuNuz?" sorusuna çoğunUMa macera kiTAbı 
diyE CEVAp AllNdl. 

'GeneÜn AydA 1-3 arasi kiTAp okuduqu qözlENdi. 

KlTAbA VERİlEN ÖNEMİN yETERÜ bulüNMAdlÇININ kişÜER TARAflNdAN 
biliNdiqi qÖRÜldü. 

"ÖqRENCİlER bİR ESERİN kİTAblNI okuMAyi filMİNİ İZİEMEyE TERCİh EdiyOR. 
'KİTAPTA qEÇENlER İNSAN yAŞANTISINI klSMEN ETkiliyOR. 

'OkuNülAN kİTAblN yAZARININ EĞİTİMİNİN, MESAİNİN, hAyAT FeIseIeSİNÎN 
okuyucu içiN önemIi olduqu TEspiT Edildi. 

'ÇoquNluk okuduqu kiTApTAN çeşitÜ notIar, pasaJIar AlıyoR. 

'KiTAp okuyANİA okuMAyANİAR ARASINdA f~ARk olduqU qÖRÜlMÜŞTÜR 
'OkuNAN kiTApTA İÇERİMİN üslupTAN önemIi olduqu qözlENdi. 

'GENELE okuMAk İÇİN TANINMIŞ yAZARİARIN ESErIeRİ TERCih EdilMEkîEdİR. 


ÂNAliZ'TEspİT: Elif ÖzqE AKTAŞ 8/C 





























asıL D er5 ÇahşmahymP 


BaşarıLı olabilmek, çalışmanın karşılığını en üst düzeyde alabilmek, 
etkili çalışma yollarını iyi bilmek etkili çalışma yöntemlerini uygulamak M e 
programlı çalışma aLışkanLıkları geliştirmekle mümkündür. iğrenmeye 
karşı istekLi Ve gerekli yetenekLere sahip almasına karşın bazı ögrenci- 
L^rin, derslerinde başarılı olmadıkları görülmektedir. Bunun nedenleri 
araştırıldığında, bu öğrencilerin başarıLı almaları için gerekli öğrenme 
yöntemlerini bilmedikleri belirlenmiştir. 

öğrencilerin çoğu, zamanlarının önemLi bir bölümünü ders çalışarak 
geçirmelerine rağmen, yeterince Verim alamadıklarını belirtmektedirler. 
Bunun en önemli sebeplerinden biri etkili ve verimli ders çalışma yöntem ¬ 
lerinin yeterince bilinmemesi. Ve Verimli ders çalışma aLışkanLığının kazanıL- 
mamasıdır. Bunun doğal sonucu da öğrenciLerde birtakım yanlış çalışma 
aLışkanlıkLarıdır 

YANLIŞ DELR.6 ÇALINMA MATLARI 

Çalışma zamanını düzensiz kullanmak 

E_Vin çeşitLi yerLerini çaLışma yeri olarak kuLLanmak 

Yatarak Veya uzanarak ders çalışmak. 

fV|üzik televizyon, poster, afiş, resim gibi dış uyarıcıları çalışma ortamında 
bulundurmak. 

Yanlış okuma alışkanlıkları nedeni ile yavaş okumak 

Çalışırken hayal kurmak, çeşitLi endişeLere kapılmak gibi dış etkenlerle 

dersten sık kopmak. 

Dersi ezberLeyerek çalışmak, 
kaynaklardan yararLanmayı bilmemek 

Yukarıdaki yanlış çalışma alışkanLıkLarını hemen bırakmak Ve Verimli Ve 
etkiLi çaLışmaya başLamaLıyız. 

Başarıya giden yoL, uzun Vakitleri masa başında harcamaktan geçmez. 
Başarıya ulaşmak için uzun süre çaLışmak değiL, etkili çaLışmak gerekir. 
ELtkiLi çaLışmak; zamanı beLirlenmiş amaçlar Ve saptanmış önceLikler 
doğrultusunda, programLı oLarak kullanmaktır. ELtkiLi çaLışma programı içinde, 
egLenmeye, aileye, sevdiklerine Ve hobilere daima yer vardır. ELtkiLi bir 
çaLışma için önceLikle amacın açık Ve net bir biçimde beLirlenmiş oLması 
gerekir, kişinin bu amaca inanması Ve bu doğrultuda çaba harcaması 
gereklidir, iğrenci yaptığı pLan, program Ve amacına inanarak çalışmalıdır. 
BeLirlenen amaca uygun yıllık, aylık Ve haftalık pLanLarın düzenLenmesi 
gerekLidir. 


Ders çalışmak için en uygun zaman 

Ders çalışmak için en iyi Vaktin ne olduğu, kişiden kişiye değişir. Fakat günün 
belirli Vakitleri diğer saatlere göre daha Verimlidir, örneğin zihnin açık olduğu 
sabah Vakitleri, öğlenin bir kısmı, akşamın belirli saatleri daha kolay 
öğreniLebiLen zamanlardır Yine yatmadan önce tekrar ediLen bilgiler uyku 
esnasında unutma azaLdığı için daha kalıcıdır. Dİer öğrencinin ders çalışma 
alışkanlığı farklı olduğu gibi zamanları da farklıdır. Ders çaLışmayı şu zaman, 
bu zaman diye erteLemek doğru değildir. Önce belirli bir program yapılmalı 
Ve ona uygun hareket edilmelidir. Bazı eksiklikler, aksaklıkLar oLsa da 
programın dışına kesinlikLe çıkılmamalıdır. 

Nasıl ders çalışılmalıP 

Ders çalışmanın püf noktası, doğru ders çaLışma alışkanlığını kazanabilmek¬ 
tir. Buna göre, doğru ders çalışma alışkanlığını kazanmak önce öğrencinin 
kendisini iyi tanımasına, öğretmeninin Ve ailesinin de ona yardımcı oLmasına 
bağlıdır, iğrenci ders çalışmaya başLamadan Önce dersi ne kadar iyi 
dinlediğini Ve anlayıp anlamadığını düşünmelidir. ELğer olumsuz bir tutumu 
Varsa sorununu araştırmalı çözüm yolları bulmaLıdır. Ders çalışmasını, 
hedefleriyle doğru oranda artırmalıdır Öğrencinin kendisine özgüveninin 
oLması da ders çalışmasını kolaylaştıran bir diğer etkendir. Idjşi ne kadar 
yapabileceğine inanırsa o kadar çok çalışacak Ve başarılı olacaktır. Ders 
çalışma alışkanlığı öğrenciden öğrenciye farklılık gösterir her öğrenci kendisi 
için en Verimli metodu deneyerek öğrenmeLidir. Ders çaLışma metotLarı 
sayısal derslerde farklı, sözeLLerde farklı olmalıdır. 


Çalışma ortamı nasıl olmaLıP 



Bireyin başarılı oLmasında çaLışma ortamının etkisi büyüktür. 

• örtam kişiyi çaLışmaya itecek psikolojik Ve fiziksel niteLikLer taşımalı. 
ÇaLışma ortamı aydınlık Ve yeterli ısıya sahip olmalıdır. 

• Adanın tertipli Ve düzenli olması, ders çalışma planının görülebilecek bir 
yerde asılı buLunması gerekir 

• Çalışma odasına asılan afiş ve posterlerin öğrenciyi çalışm adan alıkoyan 
nitelikte olmaması gerekir. 

• Öğrenci, kendisini çaLışmaya yöneLtecek 
sLoganlar üretebilir. 


Derleyen Özlem VjOÇ 7/A 






mm 


45 
























1 2 3 4 5 6 8 9 10 


mm 

V 1 ıtlmaca Üuişeai 

■V ■ "■ 



Bilmeceler 

Bir odam var, içinde 32 sandalye ve bir hah var. 

Tarlada çiçek, yemeğimde yağ, üstümde giyecek. 

Ateşe girer yanmaz; suya girer, ısınmaz. 

Yeşilim, herkes bilir; salata bensiz olmaz, turşumda çok sevilir. 
Bize ışık verir, biraz sonra erir. 


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 


1 

2 

3 

4 

5 

6 

7 

8 

9 

10 


I 


I 



Bilimsel Bilmeceler 


Gök neden gürler? 

Şimşek çakması sonucunda ortaya çıkan sıcaklık 
havayı ısıtır ve genişletir. Bu genleşme sonucunda 
birbirinden hızla uzaklaşan hava molekülleri, "gök 
gürültüsü" dediğimiz sesi çıkarır. 

Deniz neden mavidir? 

Denizdeki mavilik, aslında suyun kendi rengi olmayıp 
gökyüzündeki mavinin yansımasıdır. Denizin mavisini 
oluşturan sebep sadece bu değildir. Işığın yansıması 
ve değişik biçimlerde yayılması da bir başka sebeptir. 


SOLDAN SAĞA 
1 -)Soylular , aristokrasi -rusçada evet 

2- )Tanrı tanımaz- Bir el işini veya mekanik bir işi 
gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne 

3- )Anlayışsız, ahmak, ebleh, kaim kafalı, bön- fakat, lâkin 

4- )Amt-Ankara’da bir semt 

5- )Bir nota-Bir ilimiz 

6- )Yılm on ikide biri-İçeriden içten 

7- )Bir Nota-Gadolinyum elementinin simgesi 

8- )Kişinin geçmişte yaşamış büyüklerinden biri- Katyon 

9- )İnanan, inançlı, imanlı, mutekit- Bir hayvan 

10- )Fasıla-Hiçbir zaman hiçbir biçimde 

YUKARDAN AŞAĞIYA 
1 -)Yakamn üzerine dikilen kürk.-Fakat lâkin 

2- )Isparta iline bağlı ilçelerden biri-Çeşit cins 

3- )Bir akarsuyun herhangi bir kesiminde saniyede geçen 
suyun hacmi-Bebek yiyeceği 

4- )Lise derecesindeki okul 

5- )Galyum elementinin simgesi. Bir kadın adı-Esas 

6- )Yüce yüksek-Son, sonraki 

7- )Hangi Şey-Anlamı genişlik olan Sözcüğün i hali-Çok ince 
gözenekli pamuk, ipek veya sentetik dokuma. 

8- )Bir tasarın veya algı içeriğinin bilinçli olarak kavranması. 

9- )Kuzu Sesi-Çok aşağı, en alt düzeyde 

1 (»Bir erkek ismi-Tantal elementinin simgesi 



İbrahim ÖNDER 



Har Türlü Altın v« Mücev 
Alım Satımı, özel Sipariş alınırl 


İf Tel: (0381) 312 10 71 - Gsm: 033 410 01.1 
Uto C«l. No:27 Teşov» I AMASYA 


46 
























Okulumuz Atatürk İlköğretim Okulu Jaşova’mızın güzide okullarından birisidir. Okulumuzun pek çok 
alanda örnek çalışmalar ve ciddi başarılar elde etmesine rağmen kendini ifade edecek sosyal etkinlikler ve 
öğrencilerimizdeki mevcut olan sosyal ve kültürel potansiyeli harekete geçirecek görsel bir çalışmaya ihtiyacı 
olduğu bilinmekteydi. Bu eksikliğin değerlendirilmesi sonucu, yıllarca kalıcılığını koruyacak bir dergi 
çalışması fikrinde buluşarak böyle bir çalışmaya heyecan ve şevkle başladık. Elinizdeki bu çalışma, ayların 
mücadelesi ve yılların birikiminin bir ürünüdür. Böyle bir çalışmaya başlarken birçok zorlukla 
karşılaşacağımız, ve çok zaman ayırmamız gerektiğini biliyorduk. Ama öngördüğümüzden daha fazla problem 

çıkmadı değil. Ancak şimdi görüyor ve tüm kalbimle söylüyorum ki çektiğimiz bütün meşakkate değer bir 
i çalışma ortaya koymuş bulunuyoruz. 

Bu urunun ortaya çıkmasında en büyük yükü üzerine alan Türkçe Öğretmenimiz Mehmet EYYÜP başta 
olmak üzere özveriyle çalışan öğrenci grubuna ve bu çalışmayı sîzlerle paylaşmamız hususunda maddi 
desteklerim esirgemeyen Taşova esnafına teşekkürlerimi sunuyorum. Bu tür çalışmaları daha da 
zenginleştirerek sîzlere sunmaya devam edeceğimizi umuyorum. Eminim ki bu değerli çalışmanın yaktığı ışık 
bundan sonraki benzer çalışmalar için önümüzü aydınlatacak ve bizleri daha da cesaretlendirecektir. 
Okullarımızda son yıllarda azalan bu türden kültürel etkinliklere öğrencilerimizi yönlendirip bir derginin nasıl 
olgunlaştığını ve basım aşamasına nasıl getirildiğini gösterebilmeye muvaffak olunması bile başlı başına bir 
başarıdır ve takdire şayandır. Ancak şu da bilinmelidir ki başarılar devamlılık arz ediyorsa anlamlıdır. Ben bu 
noktada Atatürk İlköğretim Okulunun öğretmen ve öğrenci potansiyeline güveniyorum. Var olan potansiyelin 
ve bütün güzel şeylerin paylaşılarak, “YANKI” lanarak çoğalacağına ve değerleneceğine inanıyorum. Bu 
nedenle dergimizin sloganında da ifade edildiği gibi. 

Tüm yüreklerde yankılanmak dileğiyle... 


Fatih CAMCI 
Atatürkİlköğretim Okulu 
Müdür Yardımcısı 



































































































YVHCU TÂUVK-TAM- 


"Altın Kalplerde 





















EREKTA 


09,30 ANKARA 

10.30 SAMSUN 

17.30 SAMSUN 

19.30 İSTANBUL 
24,00 ERZURUM 

24.30 ANKARA 










BOSCH TELEFUNKEN PHILIPS BAYİİ 

_ Ziya KOYUNCU & OĞULLARI 




içi No:2 AMASYA/TAŞOVA 


2IU KOYUMCU 
Vl OÖütUŞI 





n 



B Hjj 



BBIt 

JK 


■■«Tıi J 
















































Büyük İstanbul Otogar: 45 - Ankara Otogar: 79 - İzmir Otogar: 132 
http://www.amasyaitimat.com e-mail: luks@amsyaitimat.com 



































TİCARET 

“TARALBAYİİ - SİLKAR BAHÇE MALZ. 

ZİRAİ İLAÇ - TOHUM - MKE BAYİİ 
AV MALZEMELERİ 
DAMLAMA SULAMA 


Tel : o.358 312 19 08 Gsm: 0.532 591 18 30 Oteller Od. No:9 
F ıx: o.358 312 20 15 0.532 206 52 83 Taşova / AMASYA 





' 











Zir.Tek. Sab 
İrtibat Büro 
Zirai İlaç ve 


bizim gaz-cansu 

TAŞOVA BAYİİ 











HİI -\ 









■*> 

* g v 

n 5 n 

tlt. 

* * ’ ' ‘ 1 



■Rt M?, Hfc ■" *•-, tj 


























Her türlü bilgisayar, elektronik 
ve cep telefonu çeşitleri ile 
hizmetinizde. 


ı 





SHılE KVK GENPA ÎEtPA BASARI NETCEtl 


SMiU KVK GSNPA TEIPA BASARI NETgtl 


.Tel:JQ358)r312,2&2skGsm: 0536A64A5M 
WfflgBl»Sa(ft Nöfe/BKTa: MMasyA^İ 


İTURKCaJ. 


«avsa 























AkdagfSü Bayi i 


Yun usîE m reaTiic. 


iTlünnâgâz Ba»ii 


»Ab dullah TEMİZ I 
31 2 14 71 M 
Bk ^3mi0 77. 

Gsm: 0505Î659K0I06 




Akdag Su 


ElttıSE 


»frUsbıl jc\ 
Ca'QİL J 




Muharrem DERTLİ 




0358. 312 22 57 
Gsm: 0532 492 83 41 


San. Sit. 4.Blok No: 5-6 
Taşova/AMASYA 



























YILDIZ 

BİLGİ İŞLGM 


Mesut DERTLİ 


O 


•1 [olMollto 


(MSm KfesâSaıO 
û 'îfesüın) 

KAMERALI Ö |S^İâS®®Iİ KURULU 

Tel: 0358 312 38 74 Fax: 312 42 58 Gsm: 0 533 258 86 35 
Emektar Cd. No: 15 Taşova/AMASYA 
e-mail: mesut dertli@hotmail.com 


B2|HEWLETT 

B5İPACKARD 

Canon 

EPSON 

XEROX 

ma 

AceR 

^EXM^RK 


TAŞOVA 

KISI3AP SALONU 

y/lustuta Sata 


Çarşı içi 2 Nolu Sok 
TAŞOVA/AMASYA 


Tel: 0358 312 37 18 
Cep: 0539 424 14 14 

































Taşova'da Akaryakıtta Güvenilir TEK Îsîm 


ÖZER PETROI 


© ALPET 






PJ Petrol Ofisi 


} ■■ ImûTlü i I 

/IARKTT 

fRKEZ: 312 tö 22 ALPET: 3121814 IHAR 


İSTANBUL 65808 04 
Vlf M: (0212ı 65808 05 


ARA 
















































ÇOZUM 

BigöfUR! 


Atım*« KÜÇÜKBAŞ 

KAb Sjpw ll'iklkkiMteikvti 


ÎPİ (Öj|58) VI? Hi ?() 

Bölodiyö <>M Niı ?/R TAŞOVA / AMASYA* 





















ERBAA FİNAL DERGİSİ DERSHANESİ 

Cumhuriyet Mah. Erek Cad. No: 51 
Telefon: 356 715 32 00 (pbx) Fax: 356 716 37 42 

Erbaa/Tokat 

- .. M - I- - 









www.ozgurmobilya.com 


konfor ve kalitenin mobilyadaki adı..